ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL21°C
Hafif Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 26 Eylül 2013 Perşembe 18:45

Dünyada ahirette kazançlı çıkmak

Dünyada ahirette kazançlı çıkmak

Ülkemizde her yıl düzenlenen “Ahilik Haftası “nın 26.sı ilimizde de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.


Hafta boyunca okullara, çarşıda pazarda ahiliği anlatmaya çalışacağız. Ahiliğin; üretime, işçi ile işveren arasındaki ilişkilere, sanayicilerin kendi aralarındaki rekabete, sosyal yapıya ve aileye ait verdiği ipuçlarına tekrar tekrar bakmamıza ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim.

Atatürk diyor ki; Türk evladı ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Ahilik, insanlığın her zaman ve zeminine hitap edecek ipuçlarını veren çağlar üstü bir değerler sistemidir. Maddi zenginlik ve maddi yoksulluk karşısında bunalan iktisadi, sosyal siyasi krizler geçiren insanoğluna yol göstericisi olacaktır.
Ahi kardeş manasına gelmektedir.13.yy da Ahi Evran(1171-1262) tarafından kurulmuştur. Ahi Evran-ı veli bütün sanayicilerin piridir. Kendi mesleği ise debbağ(derici) dır. Ahiler hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecek gibi ahiret için çalış emrini en iyi anlayan ve günlük hayatta uygulamayı başaran insanlardır. Ahiler daima orta yolu takip etmişlerdir. İşçi ile işveren –devlet ile millet arasındaki ilişkilerde daima uzlaşmacı bir yol takip etmişlerdir. Bugün en çok aradığımız iş ahlakının temelleri ahilik teşkilatıyla atılmıştır.

Ahiliğin amacı insanların dünya ve ahirette kazançlı çıkmalarını sağlamaktır.  Üretimi tüketimi buna göre organize etmeyi amaç edinmiştir.Hammaddeyi alıp israf etmeden,çevreye zarar vermeden ,yamak-çırak-kalfa-usta(patron-işveren)hiyareşik yapı içerisinde kaliteli,bol,ucuz ve standartlara uygun,markalı mal(Her atölye ürettiği mala çentik atardı) üretmeyi amaç edinen Ahilik teşkilatı, bunu yapabilecek insanlardan oluşan bir toplumu meydana getirmeye çalışmıştır. Bunu yapacak insanların ahlaki yönden yetişmeleri,mesleki yönden gelişmeleri için disiplini elden bırakmadan maddi ve manevi eğitimi ve tedbirleri almışlardır.

İŞ AHLAKI

Ferdin eğitimine büyük önem vermişlerdir. Çünkü bütün işleri yapacak insandır.Ahilerin başarı sırrı burada yatmaktadır.Ferdin mesleki ve ahlaki becerilerini artırırsanız,kendisiyle,ailesiyle milleti ve devletiyle,insanlıkla barışık üretici ve diğergam (kendinden önce devletini.milletini,ailesini,insanlığı düşünmek)Bunun için iki türlü eğitim verilirdi.Gündüzleri atölyede iş başında uygulamalı eğitim diğeri akşamları ahi zaviyelerindeki eğitim.Akşamları ahilik zaviyelerindeki eğitimde mesleğin teorik kısmı ve adab-ı muaşeret kuralları(yemek yeme,oturup kalkma,güzel konuşma),tarih dini bilgiler yanında beden eğitimide verilmekteydi.Bu eğitimler beşikten mezara kadar sürmekteydi.

BACIYAN-I RUM(ANADOLU BACILARI)

Dünyada ilk kurulan kadın teşkilatıdır. Bu teşkilatı Ahi Evran ın eşi Fatma BACI kurmuştur.Bacıyan-ı Rum(Anadolu Bacıları) teşkilatı ile de toplumu meydana getiren kadınlar ve kızlarımız da eğitilmiş,teşkilatlandırılmıştır..Bu teşkilatın barış zamanında ayrı savaş zamanında ayrı görevleri vardı.Barış zamanında görevleri şunlardır;kimsesiz genç kızların eğitimi onların gelin edilmeleri ev bark sahibi olmalarına yardım etmek.yuvalarını kurmak,bakıma muhtaç kadınların bakımı,bütün kadınların eğitimi.. Savaş zamanında ise cephede hemşirelik hizmetlerini yapmak, o zamanlar dikiş makinası olmadığından askerlerimizin üstünü elbiselerini dikmek,yamamak,yaralarını sarmak,cephede yemek pişirmek.Bu teşkilatın giderleri ahilik teşkilatı tarafından karşılanıyordu.Kadınlarımıza ve genç kızlarımıza şu öğüt veriliyordu:AŞINA,EŞİNE İŞİNE SAHİP OL.

KALİTELİ-BOL-UCUZ-STANDARLARA UYGUN-MARKALÇEVREYE SAYGILI ÜRETİM

Günümüzde bizzat yaşadığımız ekonomik kriz onu takip edeceğinden korktuğumuz sosyal ve ailevi krizlerden nasıl çıkacağımızın ipuçlarını da ahilik geleneği içerisinde bulabiliriz;AHİ EVRAN-I VELİ nin kurduğu sanayi üretim birlikleri modelini günümüz şartlarına göre revize edebilir ve bugünkü araç ve teknikleri kullanarak üretim yapabilirsek bu kriz herhalde ülkemiz de hafif atlatılabilir, Yine Atatürk ün bir sözünü hatırlamada yarar var;çalışmadan üretmeden rahat yaşamayı alışkanlık haline getirmiş toplumlar önce haysiyetlerini sonra hürriyetlerini daha sonrada istiklallerini kaybederler.

EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞ MODELİ;SANAYİCİ-ESNAF ÜRETİM BİRLİKLERİ MODELİ

Bugün yüz işçiye kadar çalıştıran işyerlerine esnaf diyoruz(KOBİ).Bu kobileri üretim birlikleri etrafında toplayabilir ve mevzuatlarımızda da bu yönde değişiklikler yapabilirsek, dünyada krizlere sürüklenen fabrika türü imalatlar karşısında avantajlı duruma bile geçebiliriz. Bu sistem şöyle çalışacak; her işyeri ,atölye kendi yerinde kalacak, bu üretim birliklerine üye olacak fakat üyelik aidatı olmayacak, üretim birlikleri hammaddeyi toplu tedarik zinciriyle temin edecek, ihtiyaç duyan atölyelere peşin veya vadeli dağıtacak bu birinci aşama.


İkinci aşamada, birlik toplu siparişler alacak, bu siparişleri üretim birliğine bağlı atölyelere dağıtarak imalatı gerçekleştirecek ve malı müşteriye üretim birliği teslim edecek,parayı birlik tahsil ederek cüzi bir komisyon, varsa hammaddeden borcu onlar kesilip kalan para atölye sahibine ödenecek.Bu sistemde zorla birliğe kayıt olmayacak, sipariş alınmadıkça atölye sahibi bir aidat ödemeyecek, birlik müşteri bulmak için pazar araştırması yapacak, bunun için işin uzmanı pazarlamacılar çalıştıracak. Yeni modeller bulmak için modelistler,stilistler çalıştıracak.fuarlara katılarak yeni pazarlara ulaşabilecek. Teknolojiyi yakından takip ederek üyelerinin makina ekipmanlarını yeri geldikçe yenilebileyecek. Örneğin bir deri konfeksiyon atölyesi bütün enerjisini üretime verecek, kaliteli ceketler dikecek, dünyanın her yerinde Türk malları aranır olacaktır.

Kobilerin küçük atölyelerin üzerindeki, pazar araştırması, fuarlara katılma, yeni model arayışları, makina ve techizat yenileme, kredi bulma, hammaddenin temini, ağır stok maliyetleri azaltılabilecek. Bu sayede aynı AHİ ÜRETİM BİRLİKLERİNDE olduğu gibi KALİTELİ-BOL-HESAPLI-STANDARLARA UYGUN-MARKALI ÇEVREYE SAYGILI üretim gerçekleştirilebilinecek. Haksız, yıkıcı rekabet ortadan kalkacaktır. Zaten Ahilerin rekabet anlayış ı da bu yöndedir ;HAK İLE SABIR DİLEYİP BİZE GELEN BİZDENDİR,AKIL İLE AHLAK İLE ÇALIŞIP BİZİ GEÇEN BİZDENDİR.

Kısaca bahsettiğimiz üretim birliklerinin hayata geçebilmesi için, devletimizin ilgili kurumlarına, esnafımıza, sanayicimize,(atölye sahiplerine),tüccarımıza büyük görevler düşmektedir. Bu çalışmaları zamanında yapamazsak korkarım bugün iş güç sahibi esnafımızın, sanayicimizin (atölye sahibi),tüccarımızın çocuklarının işyeri sahibi olma planları gerçekleşemeyecektir. Türk milleti bunu yapabilecek tarihi tecrübelere sahiptir. İşte AHİLİK teşkilatı bize bu şifreleri vermektedir. . Bu hafta münasebetiyle esnafımıza, sanayicimize, tüccarımıza hayırlı, bol kazançlı, krizsiz günler dileriz.

*DURAN DEMİRBAŞ

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER