ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Sisli
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 01 Mart 2017 Çarşamba 14:54

Dündar, Gül ve Berberoğlu'nun "terör örgütüne yardım" davası

Dündar, Gül ve Berberoğlunun "terör örgütüne yardım" davası

Eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Gül ile birleştirilen dosya sanığı CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, MİT tırlarının durdurulması olayına ilişkin "silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan yargılanmasına devam edildi.


Eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül ile birleştirilen dosya sanığı CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, MİT tırlarının durdurulması olayına ilişkin "silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan yargılandığı davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın suçtan zarar görme ihtimaline binaen müdahilliğine karar verildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki dördüncü duruşmaya, sanıklar Berberoğlu ve Gül katıldı. Yurt dışında bulunduğu belirtilen sanık Dündar ise duruşmaya gelmedi. Gizlilik kararı olduğu için sadece sanıklar, taraf avukatları ve sanık yakınlarının alındığı duruşmada, müdahil MİT Müsteşarlığını avukat Fuat Midas ile müşteki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da avukat Hatice Özay temsil etti.

Sanıklara destek için Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen CHP Milletvekilleri Gürsel Tekin, Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu ve Ali Şeker, gizlilik kararı gereğince duruşmaya alınmadı. Milletvekilleri duruşma salonunun bulunduğu koridorda bekledi.

- Sanık avukatlarının "yargılama açık yapılsın" talebi

Kapalı yapılan duruşmada, müşteki Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel'in 12 Ocak'ta mahkemeye sunduğu dilekçeyle davaya müdahil olma talebinde bulunduğu tutanağa geçirildi.

Sanıklar Dündar ve Gül'ün avukatı Bahri Bayram Belen söz alarak, "Esas dava karara bağlanmış olmakla devlet sırrı olarak nitelendirebileceğimiz bir husus bulunmamaktadır. Duruşmanın kapalı yapılmasından vazgeçilerek, açık bir şekilde yapılmasını talep ediyoruz." dedi.

Müdahil MİT Müsteşarlığı avukatı Midas ise gizlilik kararının devamına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davaya müdahilliğine karar verilmesini talep etti.

Görüşü sorulan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yeşilkaya, dava konusunun, devlet sırrı teşkil eden görüntülere ilişkin olması nedeniyle yargılamaya kapalı devam edilmesi ve müşteki Erdoğan’ın suçtan zarar görme ihtimaline binaen müdahil olarak duruşmalara kabulüne karar verilmesi talebinde bulundu.

Tekrar söz alan sanıkların avukatı Belen ise MİT Müsteşarlığı ve Erdoğan’ın doğrudan suçtan zarar görmesinin söz konusu olmadığını savunarak, müdahillik taleplerinin reddini istedi. Enis Berberoğlu'nun avukatı Zeynel Öztürk de yargılamanın açık yapılması ve taleplerin reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini savundu.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müdahilliğine karar verildi

Taleplerle ilgili ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, davanın mahiyeti, iddia olunan suçların devlet aleyhine suçlardan olması, devletin başı ve temsilcisi sıfatının bulunması gerekçeleriyle müşteki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müdahil olarak duruşmalara kabulüne oy çokluğuyla karar verdi.

Bu karara, mahkeme üyesi Hakim Ömer Karagöl, muhalefet etti.

Muhalefet şerhi yazısında, mahkemenin 6 Mayıs 2016 tarihli kararıyla, "terör örgütüne üye olmaksızın örgüte yardım etme" suçundan açılan davanın ayrılmasına karar verildiği, hali hazırda bu suç yönünden davanın eldeki davaya konu edildiği, "darbeye teşebbüs" suçundan sanıkların beraatlerine, "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçundan ise mahkumiyetlerine hükmedildiğini hatırlatan Karagöl, sanık Berberoğlu hakkında, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme" ve "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçlarından dava açıldığı, yargılamaya konu suçların, Berberoğlu yönünden, "devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme", tüm sanıklar yönünden de "terör örgütüne yardım etme" suçlarından ibaret olduğu belirtti.

Hakim Karagöl, "Suçlarda korunan hukuki yarar ve suçların niteliği dikkate alındığında, Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel olarak davaya katılma hakkı bulunmadığı, bu hususun mahkemenin 6 Mayıs 2016 tarihli kararı öncesi yapılan yargılamaya ilişkin belirtilen suçlar yönünden gözetildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 28 Haziran 2016 tarihli kararında da bu hususa temas edildiği gözetilerek, Erdoğan'ın müdahillik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun bu yöndeki kararına katılmıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Duruşmada sesli ve görüntülü kayıtla gazeteci Soner Yalçın'ın tanık olarak beyanına başvuruldu.

Yalçın'ın, Enis Berberoğlu'na, "Hürriyet ve CHP'deki FETÖ imamının kim olduğunu açıkla?" diye sorduğu belirtilerek, "(Berberoğlu FETÖ imamıdır) demedim, yazmadım. Öyle olduğunu da sanmıyorum. Ben Berberoğlu'na yazdığım yazılarla eleştiri yaptım. Bu bir gazetecilik etiği tartışmasıdır. Bu makaleler, yargının ceza mahkemesinin konusu olamaz." dediği öğrenildi.

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklara ek savunma hakkı vererek, duruşmayı 27 Nisan'a erteledi.

- Adliye önünde açıklama

Duruşmanın ardından, sanıklar Enis Berberoğlu ve Erdem Gül, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın önündeki alanda kendilerine desteğe gelen CHP'li milletvekilleriyle açıklama yaptı.

Erdem Gül, davada yargılananın gazetecilik olduğunu iddia ederek, "Gazetecilik suç değildir. Bir an önce gazeteciler hapishanelerden çıkarılsın." dedi.

Sanıklardan Enis Berberoğlu'nun avukatı Murat Ergün ise gizlilik kararı nedeniyle detaylara giremeyeceğini belirterek, "Tanığın verdiği ifade, bizim için son derece önemliydi. Bugün geldi ve müvekkilim Enis Berberoğlu'nun bu davadaki suçlamalarla bir ilgisinin olamayacağına inandığını söyledi. Bu bizim açımızdan önemli." diye konuştu.

- Mütalaadan

MİT'e ait yardım tırlarının durdurulmasına ilişkin davanın 11 Ocak tarihli duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yeşilkaya, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Savcı Yeşilkaya, sanıklar Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu'nun ayrıca, "örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan 7,5 yıldan on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

- Davanın geçmişi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, MİT'e ait yardım tırlarının durdurulması olayına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğraflara Cumhuriyet gazetesinde yer verdikleri gerekçesiyle yargılanan Dündar ve Gül hakkındaki kararı, 6 Mayıs 2016'da açıklamıştı. Mahkeme, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama" suçundan Dündar'ı 5 yıl 10 ay, Gül'ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Dündar ve Gül'ün, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçundan beraatına karar veren mahkeme heyeti, "silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan ise "FETÖ/ PDY örgütünün varlığı yönünde kesin bir yargı hükmü mevcut olmadığı, varlığı yönünde henüz kesin bir yargı hükmü mevcut olmayan bir örgüte yardım etmek şeklinde yüklenen suçtan herhangi bir suretle hüküm kurulamayacağı" gerekçeleriyle dosyanın ayrılmasına hükmetmişti.

Davanın 21 Eylül 2016 tarihli ilk duruşmasında, MİT tırlarının görüntülerini yayınlaması için Can Dündar'a verdiği iddiasıyla hakkında "devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Enis Berberoğlu'nun dosyasının, aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Dündar ve Gül'ün yargılandığı bu dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmişti.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER