ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 01 Mart 2013 Cuma 12:29

Dram, Suriye'den İstanbul'a taşındı


Ülkelerindeki olaylardan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeliler'in bir kısmı kamplarda, bir kısmı akrabalarının yanında, bir kısmı da İstanbul'da hayırseverlerin yardımlarıyla yaşam mücadelesini sürdürüyor.
     Arkalarında sevdiklerini, evlerini, iş yerlerini bırakarak doğup büyüdükleri yerleri terk eden 25 Suriyeli aile, Üsküdar ve Ümraniye'de kiraları mahalle sakinleri tarafından ödenen kiralık evlerde kalıyor.
     İstanbul'a gelen ailelerden biri de doktor Halit Ebul Huda. İki çocuğu ve eşiyle ülkesinden kaçmak zorunda kalan Doktor Halit kadın hastalıkları ve tüp bebek uzmanı.
     İstanbul'a 5 ay önce gelen aile, Üsküdar'da kiraladıkları 2 odalı evi, kendileri gibi ülkelerindeki olaylardan kaçan 3 aileyle paylaşıyor. Eşyalarını çevredeki hayırseverler tarafından temin edilen evde 15 kişi yaşıyor. Her köşesinde sefaletin izlerini görmenin mümkün olduğu evde Suriyeli sığınmacılar, faturasını ödeyemedikleri için de doğalgazı kullanamıyor.
     Türkçe'yi iyi derecede konuşan Halid Ebul Huda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk kökenli oldukları için Şam'dan Türkiye'ye gelmeyi tercih ettiklerini söyledi.
     Türkiye'nin Suriye'den daha pahalı olduğunu belirten Ebulhuda, ''Su için önceki ay 150 lira ödedim. Bu para Suriye'de iki yıllık su bedeline denk geliyor'' dedi.
     Ebul Huda, diplomasının denkliği olmadığı için iş bulamadığını dile getirerek, denklik için Yüksek Öğretim Kurulu'na başvurduğunu ve başvurusunun sonuçlanmasını beklediğini ifade etti.
     Suriye'deki akrabalarının etkileneceği düşüncesiyle ülkesindeki olaylardan bahsetmeye çekindiğini söyleyen Ebul Huda, şunları anlattı:
     ''Yıllar önce Golan Tepeleri civarına yerleştirilmişiz. İsrail, köylerimizi işgal edince 50 yıl önce Şam'a taşındık. Aynı durumu yeniden yaşıyoruz. Her şeyimizi yitirdik. Suriye'de durum vahim. Medyadan takip ettiğiniz yaşananların yüzde 20'si. Çok acılar çektik. Mahallemiz berbat bir vaziyette. Harap bir hale geldi. Mahallelere uçakla saldırıyorlar. Yakınlarımızdan bir çok kişiyi kaybettik. Amcamın oğlunu, keskin nişancı şehit etti.''
    
     -''Türkiye'nin bize sahip çıkmasından memnunuz''-
    
     Halid Ebul Huda, Türkiye'nin ve mahallelinin kendilerine sahip çıkmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ''Vatandaşlar bize çok iyi davranıyor. Bizi çok sevgi ve saygı gösteriyorlar. Ev eşyalarımızın tamamını verdiler. Halk çok yardımsever. Çocuklarımız okula kabul edildi. Hükümetten, Türk kökenli olduğumuz için bizlere biraz daha kolaylık göstermesini istiyoruz'' diye konuştu.
     İstanbul'a alışmakta zorluk çektiklerini ifade eden Ebul Huda, ülkesindeki olayların sona ereceğine inandığını belirterek, ''Türk halkından bizim için dua etmelerini istiyoruz. Dua, en etkili silah. Suriye'deki sorun elbette Allah'ın yardımıyla çözülecek'' dedi.
    
     -''Artık Suriye'ye gitmek istemiyorum''-
    
     Aynı evde yaşan 4 çocuk annesi Hatice Molla, İstanbul'a alışmaya çalıştıklarını ifade ederek, eşinin ve oğlunun aylarca iş aradığını söyledi. Molla, ülkesinde yaşadıklarını anlatırken, ''Suriye'de çatışmalardan sonra evden dışarı çıkmak mümkün değildi. Anında vurulma ihtimalin vardı. Savaşta çok acı verici olaylarla karşılaştık. Evlerimizin üstünde uçaklar uçuyordu. Yerde ise keskin nişancılar vuruyordu. Artık Suriye'ye gitmek istemiyorum. Hiçbir şeyimiz kalmadı, evlerimiz yıkıldı. Kimseden de haber alamıyoruz. Türkiye'den bize vatandaşlık vermesini istiyorum. Biz zaten Türk kökenliyiz'' ifadelerini kullandı.
    
     -Suriyeliler'in en büyük yardımcısı dernek-
    
     Ümraniye ve Üsküdar'a sığınan ailelere yardımcı olan Önce Ahlak ve Maneviyat Derneği Başkanı Ahmet Perver, sığınmacıların İstanbul'da zor şartlarda yaşadığını belirtti.
     Perver, Suriyeli aileler için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
     ''Fark ettik ki bir evde 3-4 aile birlikte yaşamak zorunda kalmış. Dernek gönüllüleriyle Suriyeliler'in kaldığı evleri tek tek dolaşarak, onların için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Esnaf ve mahalleliden Suriyeli kardeşlerimiz için eşya topladık, ev kiraladık. Ev bulmada hiç sıkıntı yaşamadık. Vatandaşımız evini vermekte tereddüt etmedi. Ancak faturalarla ilgili sıkıntılarımız oldu. Vatandaşımız doğalgaz faturasını üstümüze almamız istedi. Şu anda üzerime kayıtlı 28 doğalgaz, su ve elektrik faturası var.''
     Kamu kurumlarından ve diğer yardım kuruluşlarından yeteri derecede destek görmediklerini ifade eden Perver, ''İş bulmak en büyük sıkıntımız. Bazı vakıflar, Arapça hocası şeklinde Suriyeliler'i istihdam etti. Çok deneyimli, donanımlı kişiler var ama onlara iş bulamıyoruz'' dedi.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER