ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mayıs 2013 Salı 10:16

Diyanet: Hıristiyanların ibadet özgürlüğünün yanındayız


 Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ankara’da kilise açılmasını engellediğine dair algı oluşturulmasının yanlışlığını vurgulayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Hıristiyan vatandaşlarımızın bulundukları her yerde ibadethanelerini açma ve orada özgürce ibadet edebilmelerini herkesten önce biz isteriz. Diyanet’in kilise açılmasını engellediği algısına sebep olan haberler haksız ve gerçeği yansıtmamaktadır. Hıristiyan azınlık gelip bizden talepte bulunsa yardımcı oluruz." dedi.

Ankara Protestan cemaatinin kilise inşası için talep ettiği arsa ile ilgili Ankara Valiliği’nin olumsuz cevap verdiğini bilgisine yer veren Agos ve Cumhuriyet gazeteleri, Diyanet’in talebi ile aynı arsanın cami yapımı için tahsis edildiğini yazdı. Söz konusu haberle ilgili Todays Zaman’ın sorularını cevaplandıran Başkan Görmez, "Türkiye’de camileri sivil toplum yapar. Biz sadece sivil toplum ile devlet arasında köprü vazifesi görürüz. Vatandaşların cami yapımı için kurdukları dernekler devlet kurumlarına başvurularını Diyanet üzerinden gerçekleştirirler. Söz konusu arsa için de Miraç Cami Yaptırma Derneği 2005 yılında Diyanet üzerinden Hazine’ye başvuruda bulunmuş. 2006 Yılında Hazine’den tahsis cevabı gelmiş. Yani müracaat da tahsisat da 8 yıl önce tamamlanmış. Bu durumu; kilise yeri olarak talep edilen arsanın Diyanet tarafından apar-topar cami mekanı haline getirildiği şeklinde kamuoyuna yansıtmak gerçeklerle de insafla da ilkeli yayıncılıkla da bağdaşmaz." diye konuştu.

Diyanet olarak Müslim-gayrimüslim ayrımı yapmalarının söz konusu olmayacağını vurgulayan Prof. Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü, "Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Türkiye’de Müslüman çoğunluk için dini özgürlükler açısından istediğimiz her şeyi gayri Müslim azınlıklar için de talep etmeyi insani ve ahlaki bir vazife telakki ederiz. Bizim Müslüman anlayışımız da bize bunu emreder. Batının hiçbir başkentinde kilise-havra-cami yan yana yok iken, Türkiye, 4-5 asır önce camiyi, havrayı, kiliseyi barış içinde yan yana kurabilmiş ve yaşatabilmiş bir ülkedir. Bir arsanın kiliseye tahsisini engelleme iddiası, gerçekdışı bir iddia olmanın ötesine geçmez."

Agos ve Cumhuriyet gazetelerinin habere konu edindikleri arsa 2005 yılında Çankaya belediyesi tarafından ibadet hane yeri olarak ilan edilmiş. Çankaya Miraç Cami Yaptırma Derneği de cami yeri olarak tahsisi için talepte bulunmuş. Hazine’nin cami yeri olarak tahsis edildiğine dair cevap 2006 yılında verilmiş. Arsa üzerindeki gecekondu ihtilafının giderilmesi 8 yıla mal olmuş.

PROTESTANLAR DİYANETTEN ÖZÜR DİLEDİ

Bu arada, habere konu olan Türkiye Protestan Kiliseler Derneği’nden de açıklama geldi. Today’s Zaman’a konuşan basın sözcüsü Soner Tufan, "Sebep olduğumuz yanlış anlaşılmadan dolayı herkesten özür diliyorum. Biz teknik bir hata yaptık. Çankaya Belediyesi’nin bize verdiği listeden ada ve parsel numaralarını karıştırarak yanlışa düştük. Bize verilmeyen arsanın camiye tahsis edildiğini zannederek incindik ve üzüldük. Mağdur edildiğimizi düşünerek başvurduğumuz resmi makamlardan da olumlu cevap alamayınca konuyu medyaya yansıttık. Evet hatanın büyüğü bizde ama, bize yer gösterme yerine liste veren Çankaya belediyesi de, mağduriyet düşüncemizi düzeltmesi gereken valilik ve diğer makamlar da ortaya çıkan yanlışta pay sahibi…" diye konuştu.

Tufan ayrıca şu açıklamalarda bulundu: "Ben sebep olduğumuz yanlışı düzeltmek üzere ilk haberin yayınlandığı internet sitesine tekzip gönderdiğimi halde AGOS ve Cumhuriyet gazeteleri bizimle görüşüp doğruyu araştırmadan rol çalarken yanlışın büyümesine sebep oldular. Sizin gibi Radikal gazetesinden de bir arkadaş aradı, yanlışlığı kendisiyle paylaştım ve haber yapmadı. Sebep olduğumuz yanlış anlaşılma ve Ortaya çıkan etkilerden dolayı herkesten özür diliyorum. Türkiye’deki Protestanların yüzde 80’ini oluşturan yaklaşık 40 üyesi bulunan Türkiye Protestan Kiliseler Derneği Basın Sözcüsü olarak haberlerden olumsuz etkilen tüm Müslümanlardan özür diliyorum. Geldiğimiz noktada gerçekten çok üzüntülü ve mahcubuz. Boş yere Diyanet’e kızmışız, arsamızı el çabukluğu ile cami derneğine tahsis etmekle suçlamışız. Haklı olarak bizden önce başvuru yapıp cami izni alanlar da bizim bu çıkışımıza tepki gösterdiler. Özrümü kabul etmelerini diliyorum." 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER