ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Ocak 2013 Perşembe 21:57

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Davos'ta


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, oryantalist yaklaşımın, Müslüman toplumlarda demokrasinin temel düşmanı olduğunu belirterek, ''Kuran'ın en temel değeri insan onurudur. Demokrasinin de temelinde insan onuru yatar. İkisi birbiriyle çelişmez'' dedi.

Davutoğlu, Davos'ta süren Dünya Ekonomik Forumu toplantıları çerçevesinde düzenlenen ''Demokrasi kazanıyor mu-'' başlıklı oturuma katıldı.

Oturuma eski Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay ve Pulitzer ödüllü ABD'li köşe yazarı Thomas Friedman ile katılan Davutoğlu, internet kullanıcılarının ve dinleyicilerin Arap Baharı ve sonrasında yaşanan demokratikleşme süreçlerine ilişkin sorularını yanıtladı.

''Demokrasi kazanıyor mu-'' sorusuna ''Evet'' yanıtını veren Davutoğlu, ''Demokrasi kazanıyor. Tarihi bir süreçten geçiliyor ve tarih gelecekte kararını verecek'' diye konuştu.

Soğuk Savaş'ın Avrupa'da çoktan bittiğini belirten Davutoğlu, ''Soğuk Savaş, neredeyse 20 yıl sonra şimdi bizim bölgemizde de sona eriyor. Demokrasi sonunda kazanacak'' değerlendirmesinde bulundu.

Arap Baharı'nın yaşandığı ülkelerde gerçekten demokratik bir ortam oluşup oluşmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, ''Eğer bu toplantıyı Davos'ta iki yıl önce yapıyor olsaydık kimse Tunus'ta ya da Mısır'da demokrasi olacağını düşünmezdi. Bu halklara karşı adil olmamız lazım. İki yılda çok şey başardılar. Ancak tabii ki demokrasinin tam olarak hayata geçirilmesi için önümüzde uzun bir yol var'' yanıtını verdi.
    
''Mübarek, Twitter'a direnemedi''
    
New York Times yazarı Friedman da Mısır'da Tahrir Meydanı'nda yaşanan değişime tanık olduğunu anlatarak, ''O gün orada 50 yıldır bir kafeste yaşayan ve sonunda özgür kalan bir kaplan gördüğümü hissettim. O kaplan o kafese geri dönmeyecek ve o kaplana binilemez, yön verilemez'' görüşünü belirtti.

Friedman'ın kaplan benzetmesine katılan Davutoğlu da yaşananların tarihi bir süreç olduğunu belirterek, bir anısını paylaştı.

En küçük kızının bir gün kütüphanesinde duran eski daktiloya sanki arkeolojik bir objeymiş gibi şaşırarak baktığını ve onunla ne yaptığını sorduğunu anlatan Davutoğlu, ''O daktiloyla tezimi yazmıştım ve o zaman Mübarek iktidardaydı. Sonrasında bilgisayar geldi, internet geldi, Facebook geldi, ama Mübarek hala oradaydı. Ancak, Twitter karşısında direnemedi. Eski rejimler geri gelmeyecek'' dedi.
    
''Oryantalist yaklaşım sergilenmemeli''

Arap Baharı'nın en önemli unsurlarından birinin ''onur'' olduğunu vurgulayan Davutoğlu, ''Demokrasi onur arayışı için en iyi sistemdir'' değerlendirmesinde bulundu.

Arap toplumlarının artık onurlarını koruyabildiğini ve psikolojik eşiklerin ortadan kalktığını ifade eden Davutoğlu, Avrupa'da, örneğin Balkanlar'da hala demokrasi alanında çeşitli zorluklar yaşandığına işaret ederek, ''Oryantalist bir yaklaşım sergilenmemeli. 'Araplar demokrasiyi başarabilir mi-' diye sorulmamalı. Sizi temin ederim, Arap ve Müslüman toplumlar da aynı seviyede demokrasiye sahip olabilir'' dedi.

Arap Baharı ve Myanmar'daki demokratikleşme sürecini karşılaştıran bir dinleyicinin sözlerine de değinen Davutoğlu, Myanmar'ı ziyaret ettiğini, o bölgedeki çevresel koşulların Arap ülkeleriyle farklılıklar gösterdiğini kaydetti.

Davutoğlu, ''Sonuç olarak, farklı deneyimler olabilir. Ancak, demokrasinin sürekliliği insanların iradesiyle sağlanabilir, sadece uluslararası toplumun desteğiyle değil'' ifadesini kullandı.
    
''İslam ve demokrasi çelişmez''
    
 ''İslam demokrasiye karşı bir tehdit oluşturuyor mu-'' sorusuna da Davutoğlu, ''Bence Müslüman toplumlarda demokrasinin temel düşmanı İslam değil, oryantalist yaklaşımdır'' karşılığını verdi.

Hristiyan toplum analiz edilirken böylesi sınıflandırmalar yapılmadığını belirten Davutoğlu, ABD'de Kabe'yi bombalamak istediğini açıklayan çevreler, Avrupa'da da Anders Behring Breivik gibi bir örnek olduğunu anımsatarak, ''Kuran'ın en temel değeri insan onurudur. Demokrasinin de temelinde insan onuru yatar. İkisi birbiriyle çelişmez'' diye konuştu.

Davutoğlu, Müslüman ülkelerde de zihniyetlerin değişmekte olduğunu, Tahrir'deki gençlerin Avrupa'dakilerle aynı şeyleri istediklerini ifade ederek, İslam dininin bir engel teşkil etmediğini söyledi.
    
''Önemli olan deneyimin paylaşılması''
    
Türkiye'nin demokratik dönüşüm yaşayan ülkelere sağladığı finansal ve siyasi desteğin hatırlatılması üzerine Davutoğlu, Arap Baharı'nın ilk günlerinden itibaren diplomasinin gerekliliğine işaret ettiklerini dile getirerek, ''Türkiye, son 10 yılda birçok reform gerçekleştirdi. Şimdi, bu deneyimleri paylaşmaya çalışıyoruz'' dedi.

Türkiye'nin Mısır ve Tunus gibi ülkelere, hem imzalanan anlaşmalar hem mali yardımlar vasıtasıyla destek olduğunu anlatan Davutoğlu, ''Bunu yapmaya da devam edeceğiz. Ancak önemli olan deneyimin paylaşılması. Bunun, sadece sözler ve açıklamalar aracılığıyla değil, sahada yapılması'' ifadesini kullandı.

Davutoğlu, Türkiye'nin yeni demokrasilerde başarı hikayeleri yazılmasına verdiği önemi de dile getirerek, bu ülkelerde asıl sorunun eskiden gelen yerleşmiş tutumlar ve bürokrasiden kaynaklandığını vurgulayarak, ''Psikolojik eşikler geride kaldı, ancak şimdi mesele eski tutumların değiştirilmesi'' dedi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER