ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Mayıs 2013 Cuma 22:19

"Dirseğim değince silah ateş aldı"


Keçiören'de Cem Aygün'ün silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi.
     Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık polis memuru Fatih Y, Cem Aygün'ün anne, baba ve kız kardeşleriyle taraf avukatları katıldı.
     Duruşmanın başında, Aygün ailesinin avukatı Murat Yılmaz, "Duruşma salonununda silahlı çevik kuvvet mensupları ön sırada oturuyor. Dışarıda da yine farklı görevlere mensup polisler bulunuyor. Bunun baskı oluşturacağından endişe ediyorum" sözlerine hakim Mehlika Aytaç "Bizim üzerimizde kimse baskı oluşturamaz" yanıtını verdi.
     Aytaç, daha sonra bu polislerin silahsız olarak duruşmayı izleyebileceklerine karar verildiğini açıkladı.
     Bunun üzerine, çevik kuvvet mensupları dışarı çıkarak, silahlarını bıraktıktan sonra salona döndü.
     Sanık Fatih Y, savunmasında, olay günü gelen ihbar üzerene ekip arkadaşıyla Keçiören'de Gün Sazak Caddesi'nde bir iş yerine gittiklerini, adını sonradan öğrendiği Dilara Yılmaz'ın arkadaşları tarafından darp edildiğini ve onu tedavi için Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüklerini anlattı.
     Hastanenin acil servis girişinde, Dilara Yılmaz'ın "İşte beni darbedenler bunlar" diyerek Cem Aygün ve yanındaki kadını gösterdiğini anlatan Fatih Y, "Durdurup kimlik kontrolü yaptık. Merkeze telefon edip GBT'sini sordum. Hırsızlık suçundan arandığını öğrendim. Bu sırada şahıs kaçmaya başladı. Yukarıda bulunan taksi durağındakilerden şahsı durdurmaları için yardım istedik, ancak o farklı yöne kaçtı. Ekip arkadaşım Olcay "dur" ihtarıyla havaya iki el ateş etti. Biz arkasından takip ettik" dedi.
    
"Dirseğim değince silah ateş aldı"
    
     "Dur" ihtarlarına rağmen, Cem Aygün'ün kaçmaya devam ettiğini belirten Fatih Y, şunları söyledi:
     "Cem Aygün, Ayva Sokak'taki 5 numaralı binanın boşluğundan 7 numaralı binanın boşluğuna atladı. 7-8 metre yüksekten atladı. Biz cesaret edip atlayamadık. Bende maktülün olduğu yere doğru 'dur' ihtarında bulundum. Biraz tereddüt etti, ama kaçmaya sürdürdü. Bunun üzerine kendisini durdurmak için öldürücü olmayan ayaklarına nişan alarak ateş ettim. Maktül düşmedi, ama yavaşlamaya başladı. Yakalamak için 7 numaranın girişinde üstü kapalı, tünel şeklinde mescit giriş merdivenlerinden maktülün bulunduğu boşluğa ulaşmak için hızlı bir şekilde girdim. Elimde silah olduğu için, boyum nedeniyle eğildim. Merdivenler çok eski ve yıpranmıştı. Son 2-3 basamağa geldiğimde kayarak düştüm. Parmağım tabancanın tetiğindeydi, dirseğim yere değince bu baskıyla tetikte bulunan parmağım etkisiyle silah bir kez ateş aldı. Bu sırada maktülü görmüyordum."
     Aygün için hemen ambulans çağırdıklarını, merkeze bilgi verdiklerini dile getiren Fatih Y, "Kesinlikle böyle olmasını istemiyordum. Maktülün ailesinin acısını biliyorum" diye konuştu.
     Bunun üzerine Aygün'ün annesi, "Beni öldürseydin keşke" diyerek sanığa tepki gösterdi.
   
Tanık beyanları
    
     Olay günü sanıkla birlikte görev yapan polis memuru Olcay Hankulu'nun da arasında bulunduğu bazı tanıklar dinlendi.
     Hankulu, olayı Fatih Y'nin ifadelerine benzer şekilde anlattıktan sonra, "Fatih'in tünelin olduğu koridora doğru girdiğini gördüm. Birkaç saniye sonra bir el silah sesi daha duydum. Hemen tünele doğru gittim. Fatih'i merdivenin son basamaklarında, elinde silahla yere düşmüş gördüm" dedi.
     Tanık Mustafa Sarı da Cem Aygün'ün kaçtığını, polislerin de peşinden kovaladığını aktararak, "Cem 'kurtarın beni' diye bağırıyordu. Huzurda bulunan sanık polis havaya tahminen 3 defa ateş etti. Bu sırada maktül, mescidin yanındaki boşluğa atladı. Sanık da maktülün vücudunu hedef alarak bir el ateş etti, sonra da mescidin yanındaki tünele yöneldi. Daha sonra bir defa daha silah sesi duydum. Maktül ilk vurulduktan sonra koşmaya devam etti. Sanık tünele girip bir el silah sesi duyduğumda, bu defa maktül belini tuttu, elinde kanı görünce 'beni kurtarın' diyerek yere düştü" diye konuştu.
     Aygün ailesinin avukatlarından Murat Yılmaz, soruşturmanın genişletilmesine ilişkin bazı taleplerde bulundu ve sanığın tutuklanmasını istedi.
     Cumhuriyet Savcısı İsmail Şafak ise kaçma şüphesi olmaması nedeniyle sanığın tutuksuz yargılanması talebinde bulundu.
     Mahkeme, gelmeyen tanıkların dinlenmeleri için haklarında zorla getirme müzekkeresi çıkartılmasına, maktül Aygün'e isabet eden kurşunların vücut içerisinde izlediği seyirle ilgili Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılmasına, olay günü sanığın bağlı bulunduğu ekibe ait telsiz konuşmalarının Ankara Emniyet Müdürlüğünden istenmesine karar verdi.
     Sanığın, delil karartma ve kaçma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle tutuklama talebini reddeden hakim Aytaç, duruşmayı erteledi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER