ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Aralık 2012 Çarşamba 17:38

"Dinde bu uygulamalar yok"


Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Doç. Dr. Halil Altuntaş, ''Halk arasında genellikle yaygın uygulama alanı bulan şekle, zamana ve tarife bağlanmış bir takım görevler yoktur. Yani 7. gecesi oldu mevlit okutalım, 40. gecesi oldu mevlit okutalım 52'sini yapalım gibi Peygamberimizden bize gelen bir uygulama örneği yoktur'' dedi.
    
Altuntaş, vefat eden kişilerin ardından yapılan ''7. 40. 52. gün duaları'' ile ilgili basında yer alan haberlere ilişkin açıklama yaptı.
    
İslam dinine göre ölen bir Müslümanın usulüne göre yıkanarak kefenlenmesi ve cenaze namazı kılınarak defnedilmesi gerektiğini vurgulayan Altuntaş, bunun Müslümanlar için asli görev olduğunu kaydetti.
    
Altuntaş, ölen kişinin ardından varsa vasiyetinin yerine getirilmesi gereğine dikkati çekerek, ''Bunun dışında ölü için, öldükten sonra 7. gecesi, 40. gecesi, 52. gecesi gibi halk arasında genellikle yaygın uygulama alanı bulan şekle, zamana ve tarife bağlanmış bir takım görevler yoktur. Yani '7.gecesi oldu mevlit okutalım, 40. gecesi oldu mevlit okutalım, 52'sini yapalım' gibi Peygamberimizden bize gelen bir uygulama örneği yoktur. Dolayısıyla Peygamberimizin uygulaması olmayınca bu bizim açımızdan da dini bir görev niteliği taşımaz. Böyle bir şeyleri yapmak da hattızatında dinin tabiatına yapısına aykırıdır'' diye konuştu.
    
Ölünün arkasından her insanın dilediği gibi ve dilediği şekilde dua edebileceğini ifade eden Altuntaş, ''Bir hoca getireyim Kuran okutayım olmazsa ruhu azap görür, mevlit okutayım'' şeklinde düşüncelerin yanlış olduğunu dile getirdi.
    
Altuntaş, şunları söyledi:
    
''Bunlar yapılmaz anlamına gelmesin. Ama belli tarihlerde, belli zamanlarda, belli şekilde yapılmasının gerektiğine inanmak dine aykırıdır, bidattır. Dinde böyle bir şey yoktur. Onun için Müslüman kardeşlerimiz dikkat etmeli. Öldükten sonra önce önemli olan insanın hayatta kendi hazırlığını yapmasıdır. Ölüm ötesi hayata giderken, Allah'a karşı hangi görevleri yapıyorsa onları olabildiğince yapmış olarak Allah'ın huzuruna gitmek ve insanın sermayesini kendisi beraberinde götürmesi esastır. Arkadan gidenlerin yapacaklarını Allah kabul edebilir de etmeyebilir de. Dolayısıyla herkes kendi hazırlığını kendi yapmalı 40'a, 52'ye meseleyi bağlamamalı.''
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER