ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL31°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mayıs 2013 Salı 12:19

Devlet Bahçeli kime bağlı?

Devlet Bahçeli kime bağlı?

Devlet Bahçeli MHP grup toplantısında Başbakan Erdoğan'a kendisi ile ilgili iddialara cevap verdi.


MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Gündeminde 1 Mayıs olayları, çözüm süreci ve başbakan Erdoğan'ın kendisi hakkında söyledikleri olan Bahçeli, milliyetçiliğin yükseldiğini ve Abdullah Öcalan'ın affedilmeyeceğini vurguladı. Bahçeli Başbakan'a şu sözlerle yüklendi:

"Bizim kime bağlı olduğumuzu cümle alem biliyor. Sayın başbakan asıl sen kime bağlısın? İmralı'ya mı bağlısın, Kandile mi bağımlısın?"

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

Türk milletinin bağrından çıkan Yunus Emre'nin anıldığı Uluslararası Yunus Emre Kültür ve Sanat haftası kutlanmaktadır. Yunus Emre'nin yaşadığı çağda Türkçe'yi çok iyi kullanması ve eserleri kalıcılaşması Türk milletinin yüz akı olmuştur. Türkçe seslenişinin ve Türkçe bakışından dolayı kendisini hayranlıkla anıyorum ve rahmet diliyorum.

Türkiye yaklaşık 10,5 yıldır karanlık bir dönemin ve fetret döneminde kalmıştır. AKP döneminde milletimizin aleyhine olacak ne varsa harekete geçirilmiştir. Türkiye karmaşık ilişkilerle ağır bir ortama mahkum edilmiştir. Kardeşlik ve dayanışma yıpranmıştır. Son 10,5 yılda doğruluk gerilemiş, yalan ilerlemiştir.

Milli kimlik zayıflamış, Türkiyelilik saçmalığı ortaya çıkmıştır. Türkçe küçümsenmiş anadil saçmalığı ortaya çıkarılmıştır. Federasyon gibi söylemler ortaya çıkmıtır. Psikolojik harekatlar akılalmaz dedikodular çıkmıştır. Hükümet ihaneti masumlaştırmak amacıyla her pis tezgahtan istifade etmiştir.

"PKK AÇILIMI BAŞLAMIŞTIR"

Başbakan ve hükümetinin en sık müracat ettiği konu ise analarımızın gözyaşlarıdır. Analar ağlamasın sözü PKK pazarlığının paratoneri olmuştur. Bir sığınak olmuştur. 1 Ağustos 2009'da başlatılan sürekli isim değiştirilen son olarak Milli Birlik ve Kardeşlik adını alan PKK açılımı başlamıştır.

Başbakan Erdoğan'ın PKK ile kurduğu yakınlık, teröre toleransı saldırıları arttırmıştır. Şehitlerimizin yası son yurdumuzu baştan başa kaplamıştır. Terör örgütüne heyecan katan başbakan analarımızı perişan etmiştir. Annelik elbette her tür vefaya layıktır. Hiçbir anne acı çekmemeli, evlat acısı ile imtihan edilmemelidir.

Anne feryadı dayanılmazdır. Anne çığlığı katlanılmazdır. Ateş düştüğü yeri yakmaktadır. Bu itibarla Başbakan'ın annelerimizin gözyaşlarını istismar etmeleri çarpıklıktır. Haftasonu idrak edeceğimiz Anneler Günü öncesinde herkes konumunu kontrol etmelidir.

"HEPİNİZE SESLENİYORUM: YAZIKLAR OLSUN!"

Analar ağlamasın sözünü PKK masasında harcayanlara sesleniyorum ki yazıklar olsun. Terör düşkünlerine yeni mandacılara haykırıyorum ki hepinize yazıklar olsun. Cenab-ı Allah sizleri bildiği gibi yapsın. Annelerimizin emekleri paha biçilemezdir. Yüce dinimiz İslam cennetin annelerin ayağı altında olduğunu müjdelemiştir. Ecdadımızın beşiklerini de anneler sallamıştır.

Hiçbir şekilde teröristlerin kanlı ellerinin analarıyla eş görülmeyecektir. Şehit anneleri bizlere emanettir. Analar ağlamasın temennisiyle kirli niyetlerine mazeret arayanlara en net cevap anneler tarafından verilecektir.

"1 MAYIS BAYRAMDAN ÇIKMIŞTIR"

1 Mayıs'ta hükümetin ön görülemez tutumlarıyla olaylar çıkmıştır. Kalabalığın arasına sızan bölücü unsurlar zehir saçmışlardır. Bu arada yasadışı bir örgüt olarak gösterilen 17 yaşındaki bir kızın başına gaz bombası isabet etmiş ve 1 Mayıs bayramdan çıkmıştır. Günlerdir bu kızın elindeki sirke mi molotof mu olduğu tartışılmış. Diğer provokatörlerin bulunması gerekirken olay magazinleştirilmiştir.

Bize en garip gelen de sözde barış ve huzur laflarının edildiğin bir dönemde teröristler şehre inmiştir. Bayramlaşma ve helalleşme sözleri bir sonuç doğurmamıştır. Bizim açımızdan ilginç olan da işçi sendikalarının başındakilerin yangına körükle gitmeleridir. Bunlardan bazıları akil insan üyesidir. Anlaşılan o ki bunların akılları kendilerine bile yetmemiştir.

"TAKSİM İNATLAŞMASI HUZURU KAÇIRMIŞTIR"

Taksim inatlaşması Türkiye'yi germiş ve huzur kaçırmıştır. 1 Mayıs günü çirkin tablodan AKP ve herkes gereken dersleri çıkarmalıdır. Emniyet güçlerimizi topyekun suçlamak doğru bir yaklaşım değil. Toplumsal güvenliği temin etmekten aciz iktidar anlayışıyla daha nereye kadar gidilecektir? Başbakan ve hükümeti başarısızlığın markası haline geldiğini anlamalılar.

Bir devletin üç kurucu unsuru vardır. Ülke, millet ve egemenlik. Devletin oluşması ve saygınlığa ulaşması bu üçlü yapıyla mümkündür. Adalet ise kurucu unsurlar arasında dengeyi sağlayan faktördür. Aziz ecdadımızın kurduğu tüm devletlerde bu unsurlar hayati unsurdur.

Türk devlet geleneğinde tesadüflere yer yoktur. Ülkemiz son derece stratejij bir coğrafyanın içinde bulunduğundan dolayı üzerindeki hesaplar hiç eksik olmamış ve düşmanca tavırlar hiç azalmamıştır. Tarihin her döneminde kumpaslar hiç bitmemiştir. Devamlılığımız birirlerini rahatsız etmiştir. Emperyal hedefler zayıflamımızı birbirimize düşmemizi sağlamak için tetikte beklemişlerdir.

Milletçe kaybettiğimiz her toprağımızın geride bıraktığımızın her insanımızın merkezinde bu insan suretinde dolaşan vahşiler vardır. Bunlar ki Balkan yenilgisinden dolayı coşmuşlardır. Bunlar ki kutsal topraklardan gitmemize sevinmişlerdir.

"63 AKLINI YEMİŞ"

Başbakan Erdoğan ve İmralı canisinin güdümüne girenler ülkemizi bölmek için uğraşmaktadır. Erdoğan'ın maşa olarak kullandığı 63 aklını yemiş faaliyetlerine devam etmektedir. Başbakan Erdoğan bunları irşad heyetine benzetmiştir. Bunları irşad heyetine bir tutmak kimsenin haddi değildir. 

İrşad heyeti Anadolu'daki isyan için milletimizi aydınlarmış ve milletimizi anadolu mücadelesine çağırmıştır. Türk milleti yanlış yolda mıdır ki birileri irşadla vazifelendirmiştir. Aziz milletimiz bunları duymalıdır. Başbakan'ın gerçek yüzünü AKP'ye oy verenler tanımalıdır. Başbakana göre bunlar irşad heyeti ise mürşit kimdir?

Mehmet Akif Ersoy da irşad heyetinin içinde bulunmuştur. merhum şairimiz Ersoy Kastamonu'da yaptığı konuşmasında şunu söylemiştir: Milletler topla tüfekle zırhlı ordularla teyyarelerle yıkılmıyor yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek kendi derdine düştüğü zaman çözülür.

Bunlar şirke kayacak ve firavunlara taş çıkartacak kadar milli değerlerine küsmüşlerdir. Bunların kökü hiç kurumamış nesli hiç tükenmemiştir. Türklüğe hasımlık bunların ortak paydasıdır.

"63'LÜKLERİ SABIKALI HAİNLERE BENZETEBİLİRSİN!"

Bu aşamadan son olarak diyeceğim odur ki Sayın Başbakan 63'lükleri ille de benzeteceksen o da milli tarihimizde 150'likler olarak geçen sabıkalı hainlere benzetebilirsin.  Başbakan Erdoğan İmralı canisi ve terör örgütüyle pazarlığa oturmuştur. Pazarlık edilen Türk milleti, Türk vatanı, özerklik, federasyon ve konfederasyondur.

Nasıl bir yalan batmışsın ki sorgulama ile pazarlığı birbirine karıştırıyorsun. Sen AKP'ye oy verenleri saf mı sanıyorsun?

"BAŞBAKAN SEN KİME BAĞLISIN?"

Pazarlık yapa yapa senin gözün bir şey görmemekte, kafan bir şey almamaktadır. MHP'yi zedelemek Başbakan'ın çapını aşacak. Sayın Başbakan asıl sen nereye bağlısın. İmralı'ya bağlısın Kandil'e mi bağımlısın? Kimler tarafından yetkilendirildin? Bu hallere nasıl düşürüldün? Sen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı mısın yoksa BOP'un eşbaşkanı mısın?

ERDOĞAN'A ERBAKAN VE ÖZAL HATIRLATMASI

Beşar Esad'e bebek katili diyen ama bir adım ötesinde bu sıfatların Türk milleti tarafından verildiği cani başıyla görüşen Erdoğan yaptıklarının bedelini bir bir ödeyecektir. Başbakan'ın hatırına birden bire merhum başbakanımız Erbakan gelmiştir. Yaşarken sırtından vurduğu Erbakan'ı bugün anması kendisi adına bir gelişmedir. 

1993 yılı Kasım ayında yaptığı bir konuşmasında "Benim memurum işini bilir" diyerek rüşveti yolsuzluğu meşrulaştırmakla suçladığı Özal'ı takdir etmesi manidardır. Bu zihniyetin yaşarken vefa göstermediklerini ölünce hatırlaması şark kurnazlığıdır.

"YAKIN GELECEK TEHLİKELERE GEBEDİR"

Bu referandum Türkiye'nin varlığını oyladığı bir seçim olacaktır. Yakın gelecek bu kadar tehlikelere gebedir. Atılması planlanan adımlar anayasal bir suçtur. Hükümet iradesinin devleti dönüştürmeye yetkisi bulunmamaktadır. Bu yüzden PKK'lıların 5'erli gruplar halinde sınır dışına gidişini seyretmek suçtur ve uyarmak isterim ki bu sorumluluktan hiçbir kurum muaf olmayacaktır.

Yarın başlayacağı iddia edilen PKK'lıların gitmesine hukuk kaidelerin neresinde vardır? Sınırlarımızda cirit atanlara güle güle demek nasıl bir teslimiyettir? Bu gelişmelerin hiçbir noktasında MHP destek olmayacak ve en önemlisi sessiz kalmayacaktır. 

Türk milleti kaderine sahip çıkacak ve çözülmeye ve yıkıma müsade etmeyecektir. Erdoğan gün gelecek çark edecek ama yaptıklarının vebalinden kurtulamayacak. Milliyetçilik yükselmektedir. Türk milleti bu defa MHO'de karar kılacağının işaretini vermektedir. Süreç anketleri asılsızdır. Ve gerçek anket meydanlardadır. 

"KİMSE İMRALI CANİSİNİN AFFINI GÖRMEYECEKTİR"

Şunlardan herkes emin olsun ki kimse İmralı canisinin affını göremeyecektir. Kimse Kürt kardeşlerimi PKK'ya kuyruk yapamayacak. Hiçkimse PKK'nın Türkiye'yi rehin almasına şahit olamayacaktır. Aziz şehitlerimizin kemiklerini sızlatamayacaktır. Bunun güvencesi MHP'dir.
 

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER