ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL9°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Mart 2014 Salı 18:15

Cumhurbaşkanı Gül Danimarka'da


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ukrayna ve Kırım'daki gelişmeler konusunda, "uluslararası hukuka özellikle riayet edilmesi gerektiğini yoksa yeni bir Soğuk Savaş döneminin başlamasının kimseye faydası olmayacağını ve bundan herkesin çok zarar göreceği" görüşünü Danimarka ile paylaştıklarını bildirdi.
Kopenhag Christiansborg Sarayı'ndaki başbakanlık binasında yapılan basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Gül ve Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt yaptıkları görüşmeyi aktardı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, davetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek misafirperverlikten ötürü Kraliçe 2. Margrethe'e teşekkür etti.
Danimarka ve Türkiye arasındaki dostluk ilişkilerinin Osmanlı dönemine uzandığını belirten Gül, o dönemlerden itibaren iki ülke ilişkilerinin mükemmel bir düzeyde seyrettiğini ve her alanda yakın işbirliği içinde olduklarını söyledi. Ziyaret vesilesiyle iki ülke ilişkilerine yeni bir ivme kazandırmak ve ilişkileri daha da ileri taşıma arzusunda olduklarını vurgulayan Gül, dün iş dünyası ile bir araya geldiğini ve yatırımcılara, birlikte daha çok iş yapmaları için tavsiyelerde bulunduğunu aktardı.
Bugün de parlamento başkanı ile görüşmesinin ardından Başbakan Helle Thorning-Schmidt ile geniş görüşmelerde bulunduklarını ifade eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İkili ilişkilerimizi gözden geçirdik. Bu çerçevede Türkiye-AB müzakere sürecini öncellikle geniş bir şekilde ele aldık. Hem Danimarka'nın desteği için teşekkür ettik hem de müzakerelerin önündeki politik ve suni engellerin kaldırılmasıyla müzakere sürecinin başarıyla bitirilmesinin temini konusunda gayretlerini arzu ettiğimizi belirttik. Siyasi ilişkilerimiz de geniş bir şekilde konuşuldu. Gerek Türkiye gerekse Danimarka olarak birbirimiz hakkında öğrenmek istediklerimizi birbirimizden öğrendik. Ben de AB'de yabancı düşmanlığı ve yükselen İslamofobi konusundaki kaygılarımı dile getirdim. Bu konuları gayet dostane bir şekilde paylaştık."

- "Yeni bir Soğuk Savaş'ın kimseye faydası yok"

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye ve Danimarka olarak Ukrayna ve özellikle Kırım'daki gelişmeleri detaylı konuştuklarını ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdikleri önemi tekrarladıklarını belirtti.
De facto durumların Avrupa'da başka sorunları doğurabileceğini ve daima uluslararası hukukun gözününde bulundurulması gerektiği üzerinde durduklarını ifade eden Gül, "Öncelikle bu konularda soğukkanlı olunmasını ve uluslararası hukuka özellikle riayet edilmesi gerektiğini yoksa yeni bir Soğuk Savaş döneminin başlamasının kimseye faydası olmayacağını ve bundan herkesin çok zarar göreceğini paylaştık" dedi.
Danimarka'nın Suriye'de olup bitenleri yakından takip ettiğini gördüğünü belirten Gül, Türkiye'ye gönderilen patriotlar nedeniyle Danimarkalı askerlerin Türkiye'de görev yaptığını hatırlatarak bundan dolayı teşekkür ettiğini ve Türk halkının takdirlerini ifade ettiğini söyledi.
Gül, Suriye'de yaşanan kritik süreci en iyi bilen ülkenin Türkiye olduğunu çünkü Suriyeli mültecilerin Türkiye'deki kamplarda yaşadığını ve bunlar için şimdiye kadar 3 milyar doların üstünde harcama yapıldığını vurguladı. Türkiye'nin bu konuda uluslararası desteğe ihtiyacı olduğunu ilettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, Suriye'deki güvenlik durumu, uluslararası desteğin sürmesi gerektiği ve Suriye'de radikalizmin önüne geçilmesi gerektiğinin önemine değindiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Abdullah Öcalan ile ilgili aldığı kararın sorulması üzerine, bu sabah kararı öğrendiğini ancak uzmanlar tarafından yapılacak detaylı çalışmadan sonra konuşabileceğini söyledi.

- "Aramızda çok güçlü siyasi bağlar var"

Başbakan Thorning-Schmidt de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü Danimarka'da ev sahibi olarak karşılamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek bu ziyaretin Başbakan Erdoğan'ın ziyaretinden tam 1 yıl sonrasına denk geldiğini, bu durumun iki ülke ilişkilerinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmelerinde iki ülke arasındaki diyaloğun öneminden bahsettiklerini ve aralarında çok stratejik birtakım ortak yönler olduğunu vurgulayan Thorning-Schmidt, "Aramızda çok güçlü siyasi bağlar olduğunu biliyoruz. NATO'daki işbirliğimiz açısından da çok memnunuz. Öncelikle iki ülke arasındaki dostluğumuzun mutlaka ticari ilişkilere yansıması gerektiğini söyledik. Bugün sayın cumhurbaşkanı ile gerçekten mükemmel diyebileceğimiz görüşmelerimiz oldu. Danimarka'nın Türkiye'nin AB üyeliğine desteğini teyit ettim ve Türkiye'nin bu konudaki reform çabalarını takdirle karşıladığımız ilettik" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Türkiye'nin AB üyeliği konusunda çok önemli ve öncü bir rol oynadığını ifade eden Helle Thorning-Schmidt, Türkiye'nin demokratikleşmesinde, bu çerçevede yürüttüğü çalışmalar özellikle temel haklar ve azınlıklar konusunda atılmış adımların takdire şayan olduğunu paylaştığını söyledi. Bunları konuşurken çeşitli kaygıları olduğunu da aktardığını belirten Thorning-Schmidt, "Özellikle de yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü alanında neler yapabileceğimizi konuştuk. Birçok konuda mutabık olduğumuz görüyoruz" diye konuştu.

- "Kırım referandumunun sonuçları kabul edilemez"

Başbakan Thorning-Schmidt, görüşmede Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin dikkate alınması gerektiğini belirttiklerini bildirdi. Helle Thorning-Schmidt, "Kırım referandumunun sonuçlarının kabul edilemez ve uluslararası hukuka uygun olmadığını paylaştık. Özellikle sayın Putin'in 'Kırım'ın Rusya'nın bir parçası olarak görüleceği' şeklindeki açıklaması, kaygılarımızı artırmış bulunuyor. AB olarak devlet başkanları toplantısında bu konuyu bir kez daha ele alacağız" dedi.

- Suriye konusu

Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt, görüşmede Suriye konusunu da ele aldıklarına değinerek, Suriye konusunda "Türkiye'nin 900 bin kadar Suriyeli mülteciyi kabul ederek çok büyük bir yükü omuzlamış durumda olduğunu" kaydetti. Ev sahibi başbakan, bu durumu ne kadar takdirle karşıladıklarını dile getirdiğini ve Suriye konusunda ayrıca Cenevre-2 sürecinin de güçlendirilmesi gerektiğine değindiğini aktardı.
Başbakan, bir gazetecinin sorusu üzerine de Kırım'daki referandumun uluslararası hukuka ve Ukrayna'nın kendi mevzuatına uygun olmadığını o yüzden yasal bulmadıklarını söyledi. Thorning-Schmidt, "Dolayısıyla Rusya Devlet Başkanı yanlış mı düşünüyor? Yanlış düşünmekten ziyade bunu farklı gördüğümüzü söyledim. AB üyeleri olarak biz mesajı çok net bir şekilde belirttik. Mutlaka çözümün masada olması gerektiğini müzakereyle olması gerektiğini kendilerine bildirdik" dedi.
Danimarka Başbakanı, Türkiye'nin AB üyeliğine Danimarka desteği konusundaki bir soruyu da "Türkiye'nin AB üyeliğine destek veriyoruz. İnanıyorum ki görüşmemizde de sayın cumhurbaşkanı ile mutabık kaldık. Bu tartışmalar ve katılım müzakereleri aslında Türkiye'nin reform gündemini belirlemesi için en iyi çerçeveyi oluşturmaktadır. Eğer Türkiye reformlarla ilgili ne düşünüyor diye merak ediyorsanız sayın Gül'ü dinlemenizde fayda var. Çünkü kendisi de 'bütün süreçte eğer bunlar tartışılacak ve görüşülecekse bunun için en iyi çerçeve katılım müzakereleridir' diyor" şeklinde yanıtladı.
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER