ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 10 Aralık 2016 Cumartesi 14:20

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Döviz uyarıları

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Döviz uyarıları

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bazıları döviz kurunun artmasının arkasındaki gerçekleri, oynanan oyunları, kimlerin bunu niye yaptığını görmek istemiyor. Döviz yerine milli paramızı kullanma kararımız, bir başka ülkenin ekonomisi aleyhine bir faaliyet asla değildir. Biz, kendi ülkemizle birlikte dünyanın her köşesindeki insanların da refah ve huzur içinde yaşamalarını istiyoruz"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazılarının döviz kurunun artmasının arkasındaki gerçekleri, oynanan oyunları, kimlerin bunu niye yaptığını görmek istemediğini belirterek, "Döviz yerine milli paramızı kullanma kararımız, bir başka ülkenin ekonomisi aleyhine bir faaliyet asla değildir. Biz, kendi ülkemizle birlikte dünyanın her köşesindeki insanların da refah ve huzur içinde yaşamalarını istiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 5. Türkiye İnovasyon Haftası etkinliğinde yaptığı konuşmada, inovasyon kavramına çok farklı açılardan yaklaşanların da bulunduğunu anlatarak, bugün bazılarının inovasyon hakkında söylenecek sözün kalmadığını ifade ettiklerini aktardı.

Erdoğan, 1899'da Amerikalı Patent Dairesi Başkanı'nın "icat edilecek veya icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini" söylediğini, diğer yandan inovasyonun "mevcut ürünlerin kılıflarını değiştirmekten ibaret bir kandırmaca" olduğunu öne sürenlerin de bulunduğunu anlatarak, inovasyonun iyi bir aksesuar ve görünürlük aracı olduğuna inananların bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bence inovasyon bunların hiçbiri değil. O başka bir şey. İnovasyon, her şeyden önce bir zihniyet değişikliğidir, bunu anlamamız lazım. Buna adeta bir güncelleme de diyebiliriz. Mevcuttan memnun olmayan ya da mevcuttan daha iyisinin mümkün olduğuna inanan bir zihniyet, inovasyonla kendine yeni bir yol aramaya başlar. Dünyayı insanlar için daha kolay, daha müreffeh ve daha huzurlu bir yer yapma iddiası, ancak sabırla ve sebatla yürütülebilecek bir süreçtir. 'Garantili yaşayayım', 'rahatıma bakayım', 'memur olayım' düşüncesindeki bir zihniyetin inovasyon faaliyetiyle hiçbir ilişkisi olamaz." diye konuştu.

İnovasyonun yolunun, daha önceki yıllarda da ifade ettiği gibi "zihni sınır projeleri" diye karikatürize edilen yeni fikir üretimine açık olmaktan, "icat çıkarma" denilen yenilik direnişine karşı mücadele etmekten geçtiğini vurgulayan Erdoğan, bu aşamadan sonra yapılması gerekenin, fikrin, hayalden gerçeğe dönüştürülmesi ve son olarak da müşteriye sunulması, yani ticari hale gelmesi olduğunu kaydetti.

- "Somutlaştırılmayan fikir, sadece hayaldir"

Erdoğan, mevcut durumdan rahatsız ve iddia sahibi çalışkan bir zihnin, bu üç adımın birbirinden ayrı olmadığını gayet iyi bildiğini dile getirerek, "Çünkü somutlaştırılamayan fikir, sadece hayaldir. Ticarileşmeyen yani insanlara fayda ve artı değer sunamayan bir çaba 40 yılda öğrenilmiş, 40 adım öteden bir ipliği iğne deliğinden geçirme becerisi gibi israftır, gereksizdir. İnovasyon, sadece dar bir kesimin değil, tüm insanların faydasını gözeten bir anlayışla yürütülmelidir. Bir taraftan artı değer oluşturan ama aynı zamanda istihdam sağlayan bir zihniyetle inovasyona yönelmeliyiz. Bu yaklaşım, ister istemez reel sektörü esas, finans sektörünü ise ona yardımcı olarak kabul eder." ifadelerini kullandı.

Finans sektörü denilince akla hemen son günlerdeki kur dalgalanmalarının geldiğini vurgulayan Erdoğan, "Bazıları döviz kurunun artmasının arkasındaki gerçekleri, oynanan oyunları, kimlerin bunu niye yaptığını görmek istemiyor. Döviz yerine milli paramızı kullanma kararımız, bir başka ülkenin ekonomisi aleyhine bir faaliyet asla değildir. Biz kendi ülkemizle birlikte dünyanın her köşesindeki insanların da refah ve huzur içinde yaşamasını istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında etkinliğe turkuvaz renkli tişörtlerle katılan, 140 üniversiteden 2 bin İNOVATİM üyesine seslenerek, "Şimdi turkuvaz gençliğini karşımda görünce gönlüm açılıyor. Çünkü turkuvaz bizim milli rengimizdir, bizimdir. Şöyle lügatte de ansiklopedide de şöyle bir turkuvazın neler getirip götürdüğünü bir incelerseniz, nasıl bir gönül huzuru sağladığını da orada ayrıca görürsünüz. Turkuvazın bir de bu özelliği var. Kırmızıyla arasındaki fark budur, onu da söyleyeyim." dedi.

- "Biz yatırım istiyoruz"

Tarihten bir olayı aktarmak istediğini anlatan Erdoğan, 1970'lerde ABD'nin işsizlik ve durağan talep nedeniyle faizleri yükseltme kararı aldığını belirtti. Erdoğan, bu kararın 1980 ile 1985 arasında doların, yen, mark, frank ve sterlin karşısında yüzde 50 değer kazanmasıyla sonuçlanınca ülkenin ihracatının çöktüğünü anlattı. Erdoğan, yönetimin, finans sektörü para kazanmayı sürdürdüğü için önce bu durumu pek önemsemediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Krizden etkilenen imalat şirketleri servis sağlayıcılar ve çiftçiler ise dış rekabete karşı korunmalarını talep eden kampanyalar başlattılar. Ülkenin üretime dayalı küresel şirketleri de buna katılınca korumacılık içeren yasalar birer birer kongreden geçmeye başladı ancak bu tedbirler, dünya ticaretinin daha da daralmasıyla gelir dengesinin daha da bozulmasıyla sonuçlandı. Sonunda Amerika, Batı Almanya, Fransa, Japonya ve İngiltere'yle bir araya gelerek, 1985-1987 arasında doların yen karşısında yüzde 51 değer kaybetmesinde anlaştılar. Dünya bugün de benzer bir durumla karşı karşıyadır."

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm dünyada, reel sektörün hasmı olarak gördüğü kurun da faizlerin de yükselmesine karşı olduklarını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çünkü biz yatırım istiyoruz. Biz istihdamın artmasını istiyoruz. Biz üretim istiyoruz. Biz ülkemizdeki yatırımcının, girişimcinin dünya ile rekabette gücünün artmasını istiyoruz. Bunun için içeride kendi milli paramızı, dış ticarette muhataplarımızın milli parasını kullanma kararı aldık. İşte Rusya ile görüştük, yaklaşık 1-1,5 yıl oluyor, dedik ki 'Biz sizden ne alıyorsak Rus rublesiyle alalım.' İran'la konuştuk, 'Sizin paranızla alalım.' O zaman dinardı, şimdi onlar da kendi öz paralarına geçiyorlar. Çin aynı şekilde, 'Siz de bizden ne alıyorsanız Türk lirasıyla alın.' Mutabık kaldık ve Merkez Bankalarımıza da talimatı verdik. Çünkü paradan para kazanan, bunu insanların kahir ekseriyetinin işini, aşını kaybetmesi pahasına yapan anlayışı doğru bulmuyoruz. İnovasyonu mümkün kılan zihniyetle de işte burada buluşuyoruz. İnovasyon, dar bir azınlığın refahı için paradan para kazanmaya da hiçbir şey üretmeden para kazanmaya da karşıdır, karşı olmalıdır. Bu yöntemle para kazanmak, üretimle fayda sağlamakla huzuru ve refahı öne çıkarmakla mümkündür. En azından biz öyle görüyoruz. "

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER