ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Mart 2013 Pazartesi 15:41

Çukurca'daki mayın patlaması davası


Hakkari'nin Çukurca ilçesinde, 28 Mayıs 2009'da el yapımı patlayıcının infilakı sonucu 7 askerin şehit olmasına ilişkin davada, ''hakikate muhalif rapor tanzim ve ita etmek'' ve ''taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak'' suçlarından 25 yıl 6 aya kadar mahkumiyeti istenen sanık Tuğgeneral Zeki Es, suçlamaları reddetti. Es, ''Patlayan el yapımı patlayıcı (EYP) bizim değildir, teröristlere aittir'' dedi.
     Genelkurmay Askeri Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklar Tuğgeneral Zeki Es, emekli Kurmay Albay Rıza Atilla Erdoğan, Piyade Yüzbaşı Nurettin Altay, Jandarma Uzman Çavuş Fatih Taylan Çeker, patlamada şehit olan bazı askerlerin yakınları ile sanık ve müdahil avukatları katıldı.
     Duruşmada sanıklar ve avukatları, esas hakkındaki savunmalarını yapmaya başladı.
     ''Astının suçu hakkında kasten kanuni takibatta bulunmamak'' suçu uyarınca Askeri Ceza Kanunu'nun 145/2. maddesine göre cezalandırılması istenen Tümgeneral Gürbüz Kaya'nın avukatı Cemil Meriç, müvekkilinin, ''olayda astının suçu olduğunu bilmediğini'' ve olayın hemen ardından Çukurca Cumhuriyet Başsavcılığı'na bilgi verildiğini aktardı.
     Meriç, ''Astının suçunu saklamak diye bir şey mümkün değil. 7 şehit ve birçok yaralı var. Olayın tanığı olan 200 kadar kişi var. Müvekkilimin bu olayı saklaması söz konusu değil. Olay üs komutanlığına ve başsavcılığa iletilmiş'' dedi.
     Basında çıkan görüşme kaydıyla ilgili, ''Üzerinde kes-yapıştır yapılarak, başarılı TSK personelini karalama amaçlı olabilir'' ifadesini kullanan Meriç, bunun yasal delil olmadığını öne sürdü.
     Meriç, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle müvekkilinin beraatına karar verilmesini istedi.
    
     -Zeki Es, harita yardımıyla savunma yaptı-
    
     Sanık Tuğgeneral Es'in talebi üzerine, beraberinde getirdiği, olay yerinin yaklaşık iki metrekarelik iki haritası duruşma salonuna asıldı. Es, 46 sayfalık savunmasını yaparken, zaman zaman haritaları kullanarak açıklamalarda bulundu.
     Es, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek başladığı savunmasında, hakkındaki yanlış haberler sonucunda kamuoyu ve şehit ailelerine karşı hedef haline getirildiğini söyledi. Görevi nedeniyle bu haberlere karşı açıklama yapamadığını ifade eden Es, mensubu olduğu Jandarma Genel Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı'nın da aleyhindeki haberlere karşı önlem almadığını kaydetti.
     Kamuoyuna yansıyan telefon görüşmesi kaydının ancak 5'te birinin yayımlandığını kaydeden Es, görüşmenin, suçsuz olduğuna ilişkin bölümlerinin çıkarıldığını öne sürdü.
     Kendilerinin döşediği EYP'nin çok yakınına teröristlerce patlayıcı döşendiğini, olay sırasında da bunun patladığını anlatan Es, ''Patlayan EYP bizim değildir, teröristlere aittir'' dedi.
     Bu savunmasına yönelik tanık anlatımlarını aktaran Es, ''Bizim tuzaklarımızın, olaydan sonra bölgeye ilk giden kişilerin ifadelerinde, patlamamış olarak görüldüğü açıktır. Bahar aylarında hava hem çok yağışlı hem de sisli oluyor. Böyle havalarda, özellikle geceleri, teröristlerin mevzilerin 10-15 metre kadar yakınına geldiği oluyor. Daha önce de EYP yerleştirmişlerdi'' diye konuştu.
     Teröristlerin yerleştirdiği patlayıcının infilakına ilişkin telsiz konuşmaları bulunduğunu ifade eden Es, ''Patlamaya maruz kalan 8. Komando Bölüğü Komutanı Piyade Yüzbaşı Nurettin Altay'ın kimseye haber vermeden güzergah değiştirdiğini'' ileri sürdü ve ''Olay, Nurettin'in bu eylemi nedeniyle meydana gelmiştir'' ifadesini kullandı.
     Meslek hayatı boyunca 300-400 kadar harekat emri hazırladığını anlatan Es, harekat emrine tam olarak uyulmamasının olayda etkisi olduğunu anlattı.
    
     -''GES Komutanlığı'' iddiası-
    
     Basında çıkan konuşmasının 9 dakika 46 saniye olduğunu, buna ilişkin belgenin dosyaya geldiğini anlatan Es, ancak konuşmanın ''kes-yapıştır'' ile 2 dakika 6 saniyeye indirildiğini söyledi. Es, ''aradaki yaklaşık 7 dakikalık bölümün, savunmasını doğrulayan bölümler olduğunu'' bildirerek, görüşmenin Genelkurmay Eletronik Sistemler (GES) Komutanlığı'nca kaydedildiğini belirtti.
     Bu kaydın, GES Komutanlığı'ndaki bazı kişilerce basına servis edildiğine ilişkin şüphelerini dile getiren Es, ''GES Komutanlığı, görüşmelerin 3 ay sonra imha edildiğini bildirmektedir. Oysa patlamaya ilişkin adli tahkikat başlatıldığından haberdar olmamaları mümkün değil. Bu davanın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) aleyhine sonuçlanması için GES Komutanlığı içinde çalışıldığı açıktır'' diye konuştu.
     Zeki Es, özellikle birinci bilirkişi raporunu hazırlayan heyetin asker kişilerden oluşması nedeniyle davanın tarafı olduğunu dile getirdi ve yanlış rapor hazırladıkları iddiasında bulundu.
     Es, Askeri Savcılığın da iddianameyi, bilirkişi raporuna dayanarak hazırladığını iddia etti.
     Duruşmaya, öğleden sonra devam edilmek üzere ara verildi.
    
   

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER