ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL18°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Mart 2013 Salı 11:30

Çorbanın tarihi 10 bin yıl öncesine dayanıyormuş


Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde çorba hazırlandığı ve içildiğini gösteren kayıtlar bulunduğu bildirildi. Mutfak ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD), kökeni Sanskritçe’den gelen İngilizce çorba (soup) kelimesinin, ‘iyi beslenme’ anlamı taşıdığını ve binlerce yıllık tarihinden günümüze kadar çorbanın beslenmede ne kadar büyük önem taşıdığını sembolize ettiğini açıkladı.

Derneğin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, yaklaşık 10 bin yıl öncesinde çorba hazırlandığını ve içildiğini gösteren kayıtlar bulunduğu anlatılıyor. Daha ileri tarihlerde, Orta Çağ’da üstünde buharı tüten, içinde et ve sebze suyunun bulunduğu bir yemekten çorba olarak söz edildiğinin de belirlendiğine işaret edilen açıklamada, “Et ve sebzeyle birlikte pişirildiğinde, malzemelerinin sahip olduğu besin değerlerinin bütünlüğünü taşıyan çorba, o tarihlerden günümüze sağlık biliminin de kabul ettiği değerli bir besin olmuştur. Çorbalar, içeriklerinde birden fazla sebze çeşidini barındırabildiğinden genellikle tam bir yemek olarak algılanır. Çorba bu özelliğiyle besin deposudur. Aynı zamanda iç ısıtan bir çorbanın rahatlatıcı etkisi, çorbayı aileler için mükemmel ve popüler bir yemek seçeneği haline getirmektedir. Günümüzde ortaya çıkan ‘zamansızlık’ sorununa besleyici, lezzetli ve kaliteli çözümler getiren hazır çorbalar ise binlerce yıllık bir yemek geleneğinin devamıdır. Dünya çapında önemli bir pazara sahip olan hazır çorba, her geçen gün tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda geliştirilmekte ve tüketicilere birçok alternatif sunmaktadır. Hazır çorbalar geniş ürün yelpazesiyle tüketicilerin hijyenik koşullarda taze ve kaliteli malzemeler kullanılarak hazırlanan birbirinden farklı lezzetleri, güvenle tüketmelerini sağlamaktadır.” denildi.

HAZIR GIDALARDA EVDEKİNDEN DAHA AZ TUZ VAR

Günlük beslenmede sıklıkla tüketilen ekmek, peynir, zeytin gibi salamura gıdalar ve turşu gibi besinlerle oldukça yüksek oranlarda tuz alımı yapıldığının vurgulandığı açıklamada, günlük beslenme içinde yer alan tüm besinler değerlendirildiğinde hazır gıdaların, günlük tuz alımının temel belirleyicisi olmaktan uzak olduğu dile getirildi. Lezzetin, kalite ve içerik açısından standartlaştırılmış hazır gıdaların aksine evde hazırlanan yemeklerde farkında olmadan daha fazla tuz kullanılabildiğine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu etkenlerle birlikte, yemeklere eklenen tuz da düşünüldüğünde bireylerin tuz tüketim miktarları önerilenin çok üstüne çıkabilmektedir. Bütün bu nedenlerden ötürü yüksek tuz alımına yol açan tek faktörün, hazır gıdaların içinde bulunan tuz olmadığının, beslenme modeli, çevre gibi birçok farklı faktöre bağlıdır. Bu nedenle hangi gıdadan hangi oranda tuz alındığına dikkat edilmelidir. Satın alınan hazır gıdaların etiketleri incelenerek, ‘tuzsuz’ ya da ‘tuzu azaltılmış’ hazır gıdalar tercih edilmelidir. Gıda katkı maddelerinin kullanılmasında çeşitli uluslararası düzenlemeler söz konusudur ve tüm gelişmiş ülkelerde aynı kullanım kuralları geçerlidir. Halk sağlığının korunmasında temel yaklaşım, bu uluslararası kuralların uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesidir. Kullanılan bir gıda maddesinin insan sağlığı yönünden yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç duyulursa bu, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası kuruluşlara bağlı bilim kurulları tarafından yapılmaktadır. Bu kurulların kararları vakit geçirilmeden uygulamaya yansıtılmaktadır. Bu süreçte, ülkeler kendi başlarına değerlendirmeler yapmamakta, özellikle gıda katkı maddelerinin kullanımı gibi, kullanımın bir ülke ile sınırlı olmadığı konularda uluslararası kuruluşlar güvenli kullanım kurallarını belirlemektedirler. Gıda katkı maddeleri, uluslararası standartlar dikkate alınarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne göre kullanıldıklarında sağlık üzerinde olumsuz etki göstermezler. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan üretim izni almış ve iyi imalat koşullarına uyan işletmelerde üretilen gıdaların tüketilmesi bu konuda bir güvence oluşturur.”
 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER