ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL29°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Ocak 2013 Perşembe 09:13

Clinton, Bingazi saldırısı konusunda ifade verdi


 ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ABD'nin Bingazi Konsolosluğu'na düzenlenen saldırıyla ilgili olarak, Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin ardından Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'ne ifade vererek, ''Buraya çok açık ve şeffaf bir sunum yapmak için geldik. Bağımsız araştırma komisyonunun gizliliğini kaldırmak zorunda değildim. Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerde olduğu gibi, diğer 18 komisyon raporunda yapıldığı gibi, bunu da gizli tutabilir ve sonra da 'hoşçakalın' diyebilirdim. Ben böyle biri değilim, bunu yapmam'' dedi.
     Temsilciler Meclisi'ndeki oturum da genelde Senato'dakiyle benzer bir atmosferde geçti. Bu oturumda da Senato'da olduğu gibi, Cumhuriyetçiler, Bingazi saldırısı konusunda yönetime yönelik bilinen eleştirilerini yinelerken, Demokratların ise yine daha az çatışmacı ve daha dostça tavır sergilediği görüldü.
     Oturumun başında, komitenin başkanı Ed Royce, üst düzey yetkililerin Libya'daki güvenlik vaziyetiyle ilgili daha derin bilgiye sahip olması gerektiğini belirterek, Bingazi'deki risklerin bilinmesine rağmen, gerekli tedbirlerin alınmadığı, sahadaki personelce dile getirilen daha fazla güvenlik taleplerine karşılıklı verilmediği suçlamalarını yöneltti. Royce, ''El Kaide ve bağlantılı gruplar, önümüzdeki yıllarda da diğer diplomatları hedef alacak gibi görünüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı bu işi düzeltmeli'' dedi.
     Komitenin kıdemli Demokrat üyesi Eliot Engel ise ABD Başkanı Barack Obama'nın Bingazi saldırısı konusundaki sorumluluğunun, eski Başkan George W. Bush'un 11 Eylül saldırılarında sahip olduğu sorumluluktan daha fazla olmadığını dile getirerek, Bingazi saldırısının, olayın hemen ertesinde terörist saldırı olarak nitelenmesi ya da nitelenmemesinin kendi bakış açısına göre fazla bir önem taşımadığını kaydetti. Engel, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, diplomatik misyonlara uygun güvenlik sağlayabilme yeteneğine sözü getirerek, Kongre'nin güvenlik için fon talepleri de dahil kaynak aktarımını kıstığını savundu.
     Clinton da Senato'daki konuşmasıyla hemen hemen aynı nitelikte olan açılış konuşmasında, daha önce defalarca dile getirdiği gibi, Bingazi saldırısının sorumluluğunu üstlendiğini belirterek, kendisinin görevlendirdiği bağımsız araştırma komisyonunda yer alan önerilerin tamamını kabul ettiğini ve bunların hayata geçirilmesi için çalıştıklarını bildirdi.
     Kuzey Afrika'da El Kaide'nin artan etkisine işaret eden Clinton, El Kaide'nin terör ağını sonlandırmaya odaklandıklarını, bu bağlamda, örgütün barınma imkanlarının yok edilmesi, finansmanının kesilmesi, aşırılık yanlısı ideolojilere karşı koyulması ve örgüte yeni eleman akışının yavaşlatılması gibi adımları anlattı. Clinton, ''Bingazi'deki saldırının sorumlusu olan teröristleri bulup adalet önüne çıkarmaya kararlıyız'' vurgusunda bulundu.
    
     -''Kongre'nin sağladığı fonlar yetersizdi''-
    
     Clinton, ''Kongre'nin son yıllarda diplomatik güvenlik için yeterli kaynak sağlayıp sağlamadığına'' ilişkin bir soru üzerine, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın devamlı olarak daha fazla fon taleplerine rağmen, Kongre'nin sağladığı fonların yetersiz olduğunu ifade ederek, bağımsız araştırma komisyonunun raporunda da daha fazla kaynak aktarılması ihtiyacının altının çizildiğini söyledi.
     Komitenin bir önceki başkanı Cumhuriyetçi Parti Florida milletvekili Ileana Ros-Lehtinen, bağımsız araştırma komisyonunun Clinton'la neden mülakat yapmadığını sordu, ayrıca, olaydan sonra bakanlıktaki hiç kimsenin yeterli düzeyde cezalandırılmadığını savundu.
     Clinton da komisyonun güvenlik konularına odaklandığını, dolayısıyla da güvenlik uzmanlarıyla görüştüğünü belirtirken, bazı bakanlık yetkililerinin de eski görevlerinden alındıklarını ve idari izne tabi tutulduklarını, bu kişilerin teknik olarak bakanlık çalışanı kalmaya devam etmesinin yasalardaki kısıtlamalardan kaynaklandığını ve kendisinin Kongre'ye bu durumu düzeltmesi talebinde bulunduğunu kaydetti.
     Bir soru üzerine, Bingazi trajedisinin ardından, en ''dokunaklı'' gelişmelerden birinin görmezden gelindiğini ifade eden Clinton, Libya halkının, Büyükelçi Stevens ve diğer 3 Amerikalıya saldırıyı protesto etmek için sokaklara dökülmesini hatırlattı.
     Cumhuriyetçilerin, Büyükelçi Stevens'ın saldırı öncesinde, Bingazi'deki misyonun güvenliğinin artırılması taleplerini içeren diplomatik notlarını görüp görmediğine dair ısrarlı sorularına maruz kalan Clinton, bu tip taleplerin direkt olarak kendisinin dikkatine sunulmadığını kaydetti. Clinton, Washington'daki ekibin, Libya'daki ekibin güvenlik taleplerine yanıtında yetersizlikler ve sorunlar bulunduğu tespitine varmasıyla ilgili olarak, bu gibi bir durumun bir daha yaşanmaması için çalıştıklarını anlattı.
    
     -''Libya'ya kaynaklar sağlamalıyız''-
    
     Clinton, bir soru üzerine, Libyalı yetkilileri, Bingazi saldırısının sorumlularını yakalamaya istekli gördüğünü ancak bunu yapacak kapasiteye sahip olmadıklarını belirterek, ABD'nin, Libya'ya güvenlik kapasitelerini artırabilmesi için kaynak aktarması gerektiğini söyledi. Clinton, ''Son 40 yıl içinde diğer ülkelere yaptığımız gibi, Libya'ya da kaynaklar sağlamak bizim büyük çıkarımıza'' dedi.
     Clinton, Cumhuriyetçilerin Bingazi saldırısı sonrasında, olayın nedenleriyle ilgili yönetimin ilk açıklamalarının doğasına eleştirilerini de sık sık yinelediği oturumda, kendisinin, olaydan bir gün sonra terörist saldırı nitelemesinde bulunduğunu ancak saldırıya neyin yol açtığı ve saldırganların kimler olduğu gibi hususlarda hala yanıtlanmamış sorular bulunduğunu, bağımsız araştırma komisyonunun da konunun karmaşıklığına işaret ettiğini kaydetti.
     Bir soru üzerine Clinton, Arap Baharı sürecinden geçen ülkelere ve yeni rejimlere sırtlarını çeviremeyeceklerini ifade ederek, ''Onlar çok yeni, çoğu, daha önce hiçbir şey yönetmemiş liderlere sahipler. Bazı çalışmalar yapmalıyız ve bu çalışmalar temas halinde kalmayı gerektiriyor. Aşırılık yanlısı cihat söylemine karşıt bir söylemin ortaya konulmasında daha iyi bir iş çıkarmalıyız'' dedi.
    
     -''Pazar şovlarına çıkmak, favori işlerimden değil''-
    
     Oturumun ilginç diyaloglarından biri de Cumhuriyetçi milletvekili Joe Wilson'ın, Clinton'a, Bingazi saldırısı konusunda açıklama yapmak için neden kendisinin değil de ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Susan Rice'ın pazar talk-şovlarına çıktığını sordu. Clinton, ''İtiraf etmeliyim ki pazar şovlarına çıkmak, çok sevdiğim bir iş değil. Pazar sabahları yapmayı tercih ettiğim başka şeyler var. Bir yılı aşkın süredir de bir pazar şovuna çıkmadım. Dolayısıyla normalde çok heveslendiğim bir şey değil'' dedi. Clinton, zamanını, ABD'nin saldırılara yanıtını idare etmeye katkıda bulunmakla geçirmeyi daha uygun bulduğunu ifade etti.
     Cumhuriyetçi milletvekili Mo Brooks'un, ''Büyükelçi Rice'ın, Bingazi saldırısının, ABD'nin Kahire Büyükelçiliği'nin dışındaki gösterinin kopyası olduğu yönündeki sözlerinin doğru olup olmadığı'' sorusuna, ''Öyle olmadığı ortaya çıktı'' yanıtını veren Clinton, ancak Büyükelçi Rice'ın, kendisine sağlanan bilgilerin ışığında konuştuğunu söyleyerek, Rice'ı savundu.
    
     -''Raporu gizli tutup 'hoşçakalın' diyebilirdim''-
    
     Oturumun en suçlayıcı sözleri ise Cumhuriyetçi milletvekili Jeff Duncan'dan geldi. Duncan, Clinton'a hitaben, ''(Bingazi) Konsolosluğu ölüm tuzağına çevirdiniz ve bu, ulusal güvenlik ihmalidir. Sorumluluğu aldığınızı söylediniz. Sorumluluk kelimesi sizce ne anlama gelmektedir Sayın Bakan- Hala görevdesiniz ve bu konuda suçu bulunan 4 bakanlık çalışanı da hala görevlerinde'' ifadesini kullandı.
     Clinton ise bu konuda daha önce çok net şekilde konuştuğunu düşündüğünü belirterek, ''Buraya çok açık ve şeffaf bir sunum yapmak için geldik. Bağımsız araştırma komisyonunun gizliliğini kaldırmak zorunda değildim. Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerde olduğu gibi, diğer 18 komisyon raporunda yapıldığı gibi, bunu da gizli tutabilir ve sonra da 'hoşçakalın' diyebilirdim. Ben böyle biri değilim, bunu yapmam'' dedi. Clinton, bu tip komisyonların olmasının nedeninin, siyaseti ve duyguları aradan çıkarıp, doğrulara ulaşma çabası olduğunu da sözlerine ekledi.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER