ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Sisli
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 03 Kasım 2013 Pazar 11:16

Çin 28 yılda 15 milyon Türk kadınına kürtaj yaptırdı


Gediz Üniversitesi, Dünya Uygur Kongresi (DUK) Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ü ağırladı. Türk Dünyası Topluluğu öğrencilerinin davetlisi olarak gelen Tümtürk, “Kanayan Yaramız Doğu Türkistan” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı da olan Seyit Tümtürk, Çin’in 1949’dan bu yana kontrolü altında tuttuğu Doğu Türkistan’da planlı olarak soykırım uyguladığını açıkladı. Tümtürk, bunun en çarpıcı örneğinin zorla kürtaj olduğuna işaret etti, “Çin hükümeti, sözde nüfus kontrolü için yaptığı zorunlu kürtajı en ağır olarak Doğu Türkistanlı Türk kadınlarına uyguluyor. 28 yılda yaşam hakkı alınan Türk bebek sayısı 15 milyonu buldu. Vahşice uygulanan bu işlem sırasında binlerce Uygur Türkü kadın da karnındaki yavrusuyla can verdi. Soykırımda Hitler bile bu kadar zalim değildi. Dünya böyle bir zulmü başka hiçbir yerde görmemiştir." dedi.

Seyit Tümtürk, Çin’in doğalgaz, petrol ve kömür ihtiyaçlarının yarısını karşıladığı, uranyum yönünden de zengin Doğu Türkistan’ı kaybetmemek için imha politikalarıyla Türklüğü yok etmek istediğini dile getirdi, şunları söyledi: "35 milyon kişiyle Türkiye’den sonra Türk nüfusunun en çok olduğu bu coğrafyada Çin zulmü bitmek bilmiyor. 1964-1997 yılları arasında 46 nükleer deneme Türkler’in yaşadığı bölgelerde yapıldı; soydaşlarımız ölüme, kansere mahkum edildi. Oruç tutmak yasak! Kadınların, emeklilerin, 18 yaşından küçüklerin ve memurların camilere girmesi yasak! 500 bin Uygur Türkü kızımız, iş vaadiyle zorla göç ettirilip Çinlilerle evlenmeye zorlandı. 5 ve 6 yaşındaki çocuklarımız ailelerinden zorla alınıp milli, manevi değerlerinden koparılıyor. Bizim çocuklarımız uzaklaştırılırken, Çinliler planlı olarak topraklarımıza göç ettiriliyor. İnsanımız bir yafta yapıştırılarak ya da sebepsizce öldürülüyor, sadece son 3 ayda 300 soydaşımız katledildi. Çin bu zulmü dur-durak bilmeden yaparken, dünya kamuoyu önünde zor durumda kalmamak için Doğu Türkistanlıları terörist olarak göstermeye çalışıyor. 11 Eylül sonrasında Batılılarda oluşan hassasiyetten yararlanılıyor. Bu hafta başında Pekin'in merkezindeki Tiananmen meydanında yanan aracın ardından yapılan açıklamalar bunun bir örneğidir. Elinde silahı bile olmayan, dışarıdan hiçbir şekilde destek görmeyen, Çin ve Rusya baskısı altındaki Doğu Türkistanlılar nasıl terör uygulayabilir, nasıl bağımsızlık mücadelesi verebilir? Bu gerçeği tüm dünya biliyor ama Çin’e karşı sessiz kalınıyor, zulüm görmezden geliniyor."

"DİYALOG DAHA DA ARTSIN"

Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı, Doğu Türkistan’ın Türkiye’den desteği son dönemde üst düzeyde görmeye başladığını da ifade etti, şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve Dışişleri Bakanımızın ziyaretleri sahipsiz olmadığımızı gösterdi. Ancak başta füze alımı olmak üzere Çin’le artan ilişkileri de kaygıyla izliyoruz. Türkiyemizin, dış politikada Çin gerçeğini görüp satrancı bilinçli oynadığını düşünmek istiyoruz. Hükümetimizden, Urumçi’de başkonsolosluk açarak Doğu Türkistan’la Türkiye arasında vize sorununu kaldırmasını, THY’nin de hem Urumçi’ye hem Kaşgar’a sefer düzenlemesini bekliyoruz. Türkiyemizle Doğu Türkistan arasında her düzeyde diyalog artar ve ilişkiler gelişirse, Çin zulmü belki biraz azalır, uzaklarda yok olmama mücadelesi veren insanımız da güç bulur."

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER