ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 31 Ağustos 2013 Cumartesi 11:04

Çevreci Müslüman hareket Avrupa'da mercek altında


Batı ülkelerinde iyi eğitimli Müslümanların dini saiklerle çevreyi korumaya başlaması Almanyalı bilim insanlarının da ilgisini çekiyor. İslam bilimci Monika Zbidi, Avrupalı Müslümanların Kur’an ve Sünnet’ten yola çıkarak yürüttüğü faaliyetleri Alman Şarkiyatçılar Günü’nde tanıtacak.

Bilimadamları Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanların tabiatı koruma konusunda giderek daha duyarlı hale geldiğini ortaya koydu. İslam bilimci Monika Zbidi, "Eko-İslam hareketi özellikle Avrupa, ABD ve Kanada'da yayılıyor." dedi. Konuyla ilgili araştırmalarını eylül ayındaki Alman Şarkiyatçılar Günü'nde (DOT) tanıtacak Zbidi şöyle konuştu: "Ekoloji aktivistleri dini saiklerle hayvanların ve bitkilerin korunması hususunda angaje oluyor, toprak ve su gibi kaynakların kullanımında kayıtsız davranmama konusunda uyarıyor ve kanaatkarlık ve sakınmadan yana tavır koyuyorlar. Bu yaklaşımlarına da özellikle Kur'an ve Sünnet'te geçen metinlerle açıklık getiriyorlar."

Şu an büyük bir hareketten bahsedilemeyeceğini dile getiren İslam bilimci, takipçilerin internet siteleri, sosyal medya ve bloglar sayesinde büyüme eğilimi gösterdiğini ifade etti. Hareketin henüz Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanlarla sınırlı olduğunu kaydeden Zbidi, "Ancak bu Arap ve Afrika ülkelerinde bu yönde bir bilincin olmadığı anlamına gelmez." dedi.

Eko-İslam'ın Arap ülkelerinde ne kadar destekçi bulabileceğini tahmin etmenin henüz mümkün görünmediğine işaret eden araştırmacı, doktora tezi için önemli internet sitelerini, blogları ve sosyal medyadaki faaliyetleri araştırıyor, Müslüman araştırmacı ve alimlerin çevre ahlakına, çevrenin Kur'an'daki rolüne dair eserlerini değerlendiriyor.

Tabiatı korumak üzere yola çıkan Müslümanların genellikle Batı ülkelerinde eğitim almış akademisyenler arasından çıktığını söyleyen Zbidi, "Bu insanlar çevrenin tahrip edilmesi ve iklim dönüşümü tartışmaları içinde büyüdüler ve Müslümanlar olarak angaje olmak istiyorlar." dedi.

Erlangen-Nürnberg Üniversitesi'nde İslam ve Ekoloji konusunda doktora yapan Zbidi, "Facebook gruplarında ve bloglarda, kainat karşısında saygının İslam'da özel bir yerinin olduğuna işaret ediyorlar ve Müslümanların ekolojiye uygun bir yaşam sürmesi için çaba gösteriyorlar. Mesela Ramazan aylarında gıda israf etmeme konusunda uyarılarda bulunuyorlar." dedi.

İslam bilimci, aynı bilinci İslami örgütlerin ve inisiyatiflerin de gösterdiğini kaydetti. Örnek olarak İngiltere'nin Huddersfield şehrindeki Müslüman cemaatlerin inşa ettiği çevre dostu gösteren Zbidi, benzer projelerin Hamburg'un Norderstedt semtinde de planlandığını haber verdi. Araştırmacı, İslam'ın Batı'da kötü bir imajının bulunduğu bir zamanda Müslümanlar dinlerinin çevre dostu bir tavır bekleyen ve bu tavrı teşvik eden dinleriyle gurur duyuyorlar." diye konuştu.

Müslümanların kitap çalışmalarıyla bu hassasiyeti devam ettirdiklerine değinen araştırmacı, bu eserlerde atık maddelerin tekrar değerlendirilmesi, elektrik tasarrufu, toplu taşıma araçlarının kullanılması gibi tavsiyelerinin olduğunu dile getirdi. Kur'an ve Sünnete dayanan İslami çevre ahlakına göre bütün bir kainatın Allah'ın bir ayeti olduğunu söyleyen İslam bilimci, İslam ahlakına göre çevrenin bu yüzden korumaya değer olduğunu ifade etti. Allah'ın yeryüzündeki halifesi olarak bu görevi verdiğini belirten Zbidi, "İnsan, bunun bir sonucu olarak iklim dönüşümü ile bozulan dünya üzerindeki dengeyi tekrar kurmakla vazifeli." dedi.

İslam'da hayvanları koruma konusunu da araştıran araştırmacı, bu konuda Kur'an'da olduğu gibi hayvanlarla ilgilenen ve kötü davrananları cezalandıran Hz Muhammed'in (s.a.s) hayatında da örneklerin olduğunu söyledi. Müslüman aktivistlerin dine dayalı bu örneklerden yola çıkarak çevreyi korumayı bir görev bildiğini ve ahirette mükâfatlandırılmayı beklediklerini dile getiren Zbidi, birlik içinde hareket etmenin de motivasyonların da büyük rol oynadığını ifade etti.

İslami çevre aktivizmi, 60'lı yıllarda tarihçi Lyy White Junior'un tartışmalı tezlerine tepki olarak doğdu. Ekolojik krizin sorumlusu olarak tek tanrılı dinleri gören bu kişinin karşısında Batı'ya göçmüş Müslüman akademisyen ve alimler ekoloji, tabiat karşısında sorumlu davranma gibi konulara eğilmeye başladılar.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER