ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Nisan 2013 Çarşamba 12:48

Çanakkale Kara Savaşları anıldı

Çanakkale Kara Savaşları anıldı


Çanakkale Kara Savaşları’nın 98. yıldönümü dolayısıyla Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki Şehitler Abidesi’nde uluslararası anma töreni düzenlendi. Törende daha önce 11 ülke temsil edilirken bu yıl ilk kez 29 ülke temsilcisi yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsilen Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç katıldığı törende Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman, 2. Kolordu Komutanı Korgeneral Fgerit Güler, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mesut Özel, Avustralya Gazi İşleri Bakanı Warren Snowdon, Yeni Zelanda Savunma Bakanı Jonathan Coleman, Avustralya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Ray J.Griggs, Yeni Zelanda Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Peter Stockwell ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi David Reddaway yer aldı. Türkiye’nin yanısıra Yeni Zelanda, Avustralya, Tunus, Sudan, Senegal, Makedonya, Lübnan, Kosova, İrlanda, Fransa, Fas, Bangladeş, Avusturya, Arnavutluk, Afganistan, Birleşik Krallık, Almanya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Filistin, Hindistan, Kanada, Libya, Macaristan, Pakistan, Sri Lanka, Suriye ve Yemen temsilcileri katıldı.

Anma töreni, Çanakkale Savaşları’na katılan 29 ülkenin çelenklerinin Şehitler Abidesi holündeki Atatürk anıtına koyulmasıyla başladı. Törenlerde temsil edilen ülkelerin bayrakları önceden göndere çekildi. Savaşta yaşamını yitiren askerler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve saygı atışı yapıldı. Bu yılki törenlerde ilk kez diğer ülkelerin milli marşları çalınıp bayrakları tek tek göndere çekilmedi, sadece İstiklâl Marşı okunup Türk bayrağı çekildi.

'ÇANAKKALE, KAHRAMANLIKLARIN YAŞANDIĞI BİR ER MEYDANIDIR'

Törende Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan 18. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ferhat Özgen, 98 yıl önce bu topraklarda yaşanan muharebelerin, taraflarında silinmesi mümkün olmayan izler bıraktığını söyledi. Özgen, "Çanakkale, kahramanlıkların yaşandığı bir er meydanıdır. Bu er meydanının galibi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kahraman Türk ordusudur, Anadolu’nun her köyünden, her kentinden vatan savunması için koşan Mehmetçik’tir, tarihe adını altın harflerle yazan Türk milletidir. Çanakkale, vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un, ‘Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtmede yer. O ne müthiş tipidir, savrulur enkaz-ı beşer.’ diye tasvir ettiği, derelerden su yerine kan aktığı, buğday tarlaları gibi ceset tarlalarının oluştuğu, metrekareye 6 bin merminin düştüğü eşi görülmemiş bir kan ve can pazarıdır. Çanakkale, Balkan Savaşı yenilgisinden sonra bir daha ayağa kalkamaz denilen bir milletin bütün dünyayı hayretler içerisinde bırakın silkiniş ve direniş destanıdır. Çanakkale, hiç ilgileri olmadığı halde dünyanın bir ucundan getirilen Avustralya, Yeni Zelanda ve Hindistan gibi sömürge altındaki milletlere millet olma şuurunu kazandıran bir savaştır. Savaş vardır ki dar bir çukur içinde ve hançerle dövüşe benzer. Dövüşenler için hiç saha yoktur, ileri geri yoktur. Ya ölüm veya kazanmak vardır. Burada değil sinirlerinin kuvvetini kaybeden, bir an için gözünü kırpan mahvolur. İşte Çanakkale bu çeşit bir savaştır.” dedi.

'ORTAK HEDEFLERLE BİRBİRİMİZE BAĞLIYIZ'

Daha sonra söz alan Büyükelçi Reddaway, ortak hedeflere vurgu yaptı: “Bugün Çanakkale Savaşı’nda birbirleriyle çarpışan ulusların askerlerinin, herhangi bir savaş alanında birbirinin düşmanı olabileceğini düşünmek dahi imkansız. Bugün Çanakkale Savaşı’nın müttefikleri de düşmanları da bizleri dostluk ve ortak hedeflerle birbirimize bağlayan güçlü bir ilişki, müttefiklik ve gruplaşma içerisinde. Bugünkü dostluğumuzun en temel yapı taşlarından birisi, Çanakkale Savaşı boyunca cephenin her iki tarafında savaşan erkeklere duyduğumuz ortak saygı oldu. Bir başka yapı taşı ise Türk evsahiplerimizin, geride Türk topraklarında bıraktığımız torunlarımızın anısına kendi evlatlarıymış gibi gösterdiği özen ve saygı oldu. Çanakkale Savaşı'nın 100. yılına yaklaştığımız şu günlerde bugün buraya gelen bütün yabancı misafirler, Mustafa Kemal Atatürk’ün yıllar önce kaleme aldığı sözlerdeki aynı cömert ruhu bizzat yaşıyor. Uluslarımızın şehit düşen oğullarının gerçekten de dost bir ülkenin bağrında ve huzur içinde yattıklarını biliyoruz. Her iki tarafın da şehitlerine saygılarımızı sunarken bu huzuru hissedebiliyoruz. Onların fedakârlıklarını unutmadık ve asla unutmayacağız. Bugün onları saygıyla anabilmek için bizleri biraraya getiren dostluğumuz kutluyoruz.”

'BARIŞ İÇİNDE VE ÖZGÜRCE YAŞIYORUZ'

Bakan Kılıç da şunları söyledi: “Bu evlatlarımızın fedakârlıkları sayesinde bugün bizler barış içinde ve özgürce yaşıyoruz. Çanakkale iki kıtanın birbirinden ayrıldığı değil, iki kıtanın buluştuğu bir coğrafyadır. Burası farklı kültür ve medeniyetlerin, farklı inançların, farklı kavimlerin, kaynaştığı bir coğrafyadır. Tıpkı Çanakkale Savaşı’nda olduğu gibi farklı memleketlerin çocukları, yüzyıllar öncesinden başlayıp bu coğrafyada birbirlerini tanıdılar. Bugün bize düşen, üzücü bir tarih sahnesindeki karşılaşmayı kalıcı bir dostluğa dönüştürebilmektir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle, ‘Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın bağrında bulunuyorsunuz. Huzur ve barış içinde uyuyun. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını bu savaşa gönderen analar, gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim çocuklarımız olmuşlardır.’ Çanakkale, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kalp atışlarının duyulduğu yerdir. Olabilecek en zor şartlarda dahi umudunu kaybetmeyen ve vatanını savunmak uğruna canını vermekten çekinmeyen genç yüreklerin cesareti ve kararlılığı sayesindedir ki Çanakkale Savaşları'ndan sonra kurtuluş mücadelesinin hemen akabinde genç Türkiye Cumhuriyeti, özgür ve bağımsız bir devlet olarak dünya milletler sahnesindeki yerini almıştır. Çanakkale Savaşları ve devamındaki kurtuluş mücadelesinde yaşanan hadiseler, Türk insanına aynı zamanda dünyada kalıcı barışı tesis etmek adına gereken fedakârlıklara katlanmak ve bütün adımları atarken gerekli sorumlulukları almak fikrini de aşılamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ve temellerine, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini emanet etmiştir. Büyük Atatürk’ün bu büyük ilkesinin, bugün de Cumhuriyet Türkiye'sinin temel yönetim yaklaşımlarından birini oluşturmaktadır. Çanakkale Savaşları sırasında 98 yıl önce yaşananlar, insanlık tarihine bir kahramanlık abidesi olarak kazınan o asil mücadele, burada evlatlarını kaybetmiş ülkeler arasında sarsılmaz bir dostluk bağı oluşturdu. Bu dostluğu gelecek nesillere aktarmak ve bir daha bu nesilleri savaş ortamında karşı karşıya bırakmamak için gereken vazifeyi yerine getirmek, hepimizin müşterek sorumluluğudur. Çanakkale, Türk milleti açısından Bedr'in aslanlarına eşdeğer mücadelenin verildiği yerdir. Çanakkale, Türk milleti açısından meşru müdafaa hakkını kullanmak zorunda kaldığımız yerdir. Çanakkale farklı kavimlerden, inançlardan, coğrafyalardan kopup gelen yiğitleri sevgiyle ve şefkatle bağrımıza bastığımız yerdir. Çanakkale ölümü değil, özgürlüğü konuştuğumuz yerdir. Çanakkale esareti değil, bayrağımızın hür bir şekilde dalgalanmasını konuştuğumuz yerdir. Burada her milletten karayağız delikanlılar, her milletin göz rengini barındıran yiğitler, Türk milletine emanettir ve sonsuza kadar büyük milletimiz, bu emanete saygıyla sahip çıkmaya devam edecektir. Bizlerin üzerine düşen asli görevin, savaşan değil, barış içinde dostlukla kaynaşan bir dünya için çalışmak olduğunu ifade etmek istiyorum.”

Konuşmaların ardından Çanakkale İl Müftüsü İbrahim Öcüt tarafından şehadet konulu bir konuşma yapıldı ve dua okundu. Anma töreni, mehter gösterisiyle devam etti. Onur kıtası, dost ülkeler askerî birlikleri, Türkiye Muharip Gaziler Derneği üyeleri ve izcilerin katılımıyla resm-i geçit yapıldı. Tören, ülke temsilcilerinin şehitlik defterini imzalaması ve Sembolik Türk Şehitliği’ni ziyaret edip karanfil koymasıyla sona erdi. Ardından Türk Hava Kuvvetleri'nin tek F16 ile Solo Türk uçuş gösterisi yapıldı. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER