ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Mayıs 2013 Cuma 20:52

"Bir ülke barış projesini rüşvet karşılığında mı başlatır?"

"Bir ülke barış projesini rüşvet karşılığında mı başlatır?"

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan çözüm sürecine para karşılığı hizmet ettikleri iddiasına tepki gösterdi.


Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölge Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, heyet olarak tüm hakaretlere ve tepkilere rağmen iyi niyetli iki aydır debelendiklerini belirterek, para aldıklarının söylenmesine tepki gösterdi.

Para almadıklarını ve milletvekili olmayacaklarını belirten Arıboğan, "Bir ülke barış projesini sadece bir rüşvet karşılığında mı başlatır? İnsanlar sadece kendileri için, bir çıkarı olmadan, sadece ülkesi vatandaşı için hiçbir şey yapmaz mı?" dedi.

Akil İnsanlar Heyeti Marmara Grubu üyeleri Bursa'da Hilton Otel'de gazetecilerle bir araya geldi. Grubun Başkanı Prof. Dr. Deniz Ülkü Arıboğan, Genel Sekreteri Levent Korkut, Mustafa Armağan, Hayrettin Karaman, Hülya Koçyiğit, Mithat Sancak ve Ali Bayramoğlu gazetecilerin sorularını cevapladı.

"PARA ALMIYORUZ, HÜKÜMETE HİZMET ETMİYORUZ"

Toplumda kendilerine yönelik 'para alıyorlar' şeklindeki iddialara sert tepki gösteren Deniz Ülkü Arıboğan, şunları dile getirdi: "Burada incitici olan şey, bu toplumun maalesef artık bir rüşvet karşılığı olmadan gerçekten iyi niyetle, halisane duygularla bir şey yapılacağına olan inancını kaybetmiş olmasıdır. Bu bana çok acı geliyor. Mesela bize bakıyorlar ‘Bu adamlar para alıyorlardır’ diyorlar. Almıyoruz. ‘Hükümete hizmet ediyordur, makam arıyorlardır’ diyorlar. Bunu da istemiyoruz. Siyasete de girmeyeceğiz. Ne yapacağız bakalım? İki aydır sırf inandığımız bir şey için, sırf bu ülkede silahlar sussun, sırf bir gencimiz daha hayatını kaybetmesin diye, bir sürü protesto, hakarete rağmen 2 aydır debeleniyoruz. Görevimiz bitene kadar da uğraşacağız. Kendimiz için düşündüğümüz hiçbir konu yok. Bir ülke barış projesini sadece bir rüşvet karşılığında mı başlatır? İnsanlar sadece kendileri için, bir çıkarı olmadan, sadece ülkesi, vatandaşı için hiçbir şey yapmaz mı? Ben bu kadar kötü düşünmek istemiyorum. İnşallah yukarıda da böyle düşünülmüyordur. Ama böyle bir sürecin içine bunların karıştırılması son derece yanlış şeyler."



"BARIŞA YÜZDE YÜZ DESTEK VAR"

Başkanlık sistemi tartışmalarına da değinen Arıboğan, başkanlık sisteminin de referanduma gideceğini, bunun referandumsuz yapılması halinde kıyametin kopacağını ifade etti. Arıboğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben başkanlık sistemini desteklemiyorum. Ama halk bunu kabul ederse ne diyebilirim ki? Farklı düşünceye sahip insanlar var aramızda ve bu gibi konuların sürekli olarak insanlara bu duygunun verilmesinin de çok acı olduğunu düşünüyorum. Siz de işinizi aşkla yapmıyor musunuz? Bir insan bir şeye inandığı için, bir toplum bir şeye ihtiyaç duyduğu için o şey gerçekleşemez mi? Bu toplumda barışa yüzde yüz destek var. Sadece endişe ve kaygılar var. Ve bunda da çok haklılar. Sırf bu propagandalar yüzünden acaba birinin çıkarı için koca bir halkın çıkarı feda ediliyor mu? Öyle bir şey yapanın da canı okunur nihai noktada. Böyle bir şeye cüret edilebilir mi? O yüzden biraz daha asıl olan şeye bakılması gerek. Ben böyle tartışmaların bu konunun içinde yer almasını, siyasi beceriksizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. Süreci durdurmak için her şey enjekte ediliyor sürecin içine. Bundan sonra bizim tek derdimiz bu ülkede artık silah atılmasın."

“SİYASET ARKAMIZA DÜŞMÜŞ GÖRÜNÜYOR”

Akil İnsanların çalışma örneğinin dünyada bulunmadığının altını çizen Arıboğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu topluma nezaket gerekiyor. Biz AK Parti’ye değil barışa hizmet ediyoruz. Siyaset bambaşka noktalarda geziniyor. Siyaset arkamıza düştüyse ne mutlu bize. Ama düşmüş gibi gözüküyor. İnşallah böyle devam eder ve geleceği bu kadar karamsar görmeyen jenerasyon oluşturmuş oluruz. Bu dönemde olmazsa ileride daha da zordur."

ARMAĞAN: EDEBİYAT VE TARİH KİTAPLARI DEĞİŞEBİLİR

Gazeteci yazar Mustafa Armağan ise toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek kavga etmeden birlikte düşünülebileceğini göstermek için çalıştıklarını dile getirdi. Bunun devamında yerel akiller heyetinin de kurulabileceğini ifade eden Armağan, toplumun konuşmaya aç olduğunu ve bunun sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. Bir toplantıda Alevi bir öğretmenin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Şah İsmail'i küçümser sözlerine üzüldüğünü ifade ettiğini hatırlatan Armağan, toplumda çok farklı düşüncelere sahip insanlar olduğunu, bundan sonra yazılacak edebiyat ve tarih kitaplarının bile değişmesi, bazı kısımların kitaplardan çıkartılması gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman da tek amaçlarının ülkede huzurlu bir ortamın oluşması olduğunu belirterek, "Bir anayasa hazırlayalım ki bütün grupları tatmin etsin. Ben bunun hayal olduğunu düşünüyorum." dedi. Karaman, birinci ve acil vazifelerinin kanın durması olduğunu sözlerine ekledi. 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER