ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL11°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 30 Ocak 2013 Çarşamba 15:00

BİLSAM, ''Eğitim Raporu'' hazırladı


Bilgi Yolu Eğitim, Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM), Türkiye'deki eğitim sistemine ilişkin rapor hazırladı.
    
BİLSAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer, merkezde düzenlediği basın toplantısında, hem yerelde Malatya'yı hem de Türkiye'deki eğitim sistemini ele alan ''Eğitim Raporu''nu açıkladı.
    
Eğitimdeki yeni uygulamaların ele alındığı raporda, Türkiye'de ilk ve orta öğretim ile yüksek öğretimde farklı kurumların sorumlu olmasının uygulamada sorunlara neden olduğu savunularak, eğitim sisteminin yüksek öğretimi de kapsayacak şekilde, Eğitim Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırılması önerildi.
    
Raporda, bütün liselerin üniversite modeline benzer şekilde, sosyal, fen, sağlık, din, güzel sanatlar ve spor bölümleri olan muadil akademik liselere dönüştürülmesi gerektiği belirtilerek, öğrencilerin bu okullara, ortaokuldan sonra yapılacak, lise ve bölüm tercihi yapabileceği merkezi sınavla alınması tavsiye edildi.
    
Akademik eğitimle mesleki eğitimlerin birbirinden bağımsız ve paralel kurumlar olarak yapılandırılması gerektiği savunulan raporda, yüksek öğretimi de kapsayan 12 yıllık zorunlu eğitimin akademik eğitimi esas alması gerektiği dile getirilerek, bütün öğrencilerin bir şekilde akademik eğitime devam etmesi ve öğrencilerin okulların tatil olduğu zamanlarda isteklerine bağlı olarak mesleki eğitim alabilmesinin sağlanması önerildi. Böylece, öğrencilerin iyi bir akademik eğitimin yanında mesleki yeterlilik kazanabilecekleri kaydedildi.
    
Raporda, mesleki eğitim merkezlerinde uygulamalı derslerin iş dünyasının taleplerine göre belirlenmesi tavsiye edilerek, ''Bunun sağlanması halinde, ülkemiz önce sosyokültürel, devamında ise sosyoekonomik açıdan hızlı bir gelişim sürecine girecektir. Ülkedeki girişimcilik potansiyeli artacak, gençler sosyal zeka ve iletişim becerisi açısından daha iyi yetişeceklerdir'' denildi.
    
     ''İsteyen istediği kitabı, dersi, müfredatı okutmalı''
    
20 milyona yaklaşan öğrencisi, bir milyona yakın öğretmeni ve 60 bini aşan eğitim kurumuna sahip bir sistemin merkezi bir yaklaşımla yönetilmesinin mümkün olmadığı savunulan raporda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) bu kadar kurumu, sadece mevzuata uygunluk açısından denetlemesinin bile teknik olarak imkansız olduğu öne sürüldü. Bu çerçevede Türkiye'nin kamu yönetiminde yeni bir yaklaşım geliştirerek, merkezdeki yetkilerin bazılarını yerele devretmesinin kaçınılmaz olduğu bildirilerek, bu kapsamda Türkiye'nin imzaladığı ''AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartı''na konulan çekincelerin kaldırılmasının yeterli olacağı belirtildi.
    
MEB'in merkezden ders, içerik ve müfredat belirleme yaklaşımından vazgeçmesi gerektiği savunulan raporda, ''Bunun yerine bu alanlar eğitim kurumlarına terk edilmeli, isteyen istediği kitabı, dersi, müfredatı okutmalı, merkezi yapı ise sadece yeterlilikleri belirlemeli ve akredite kuruluşlar vasıtasıyla bu yeterlilikleri belgelendirmelidir'' ifadelerine yer verildi.
    
Dershanelerin meslek eğitimi veren kurumlara dönüştürülmesi önerilen raporda, buralardan meslek öğrenip sertifika alan öğrencilerin akredite kuruluşlarından da onay alması durumunda, eğitim kurumuna öğrenci başına anlamlı düzeyde katkı yapılması gerektiği belirtildi.
    
Raporda, verilere göre ''ne okula ne de işe gider'' yaklaşık 5 milyona yakın 15-24 yaş arasındaki gencin yaşam şartlarını iyileştirmek ve enerjilerini üretime dönüştürmek için proje geliştirilmesi gerektiği kaydedildi.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER