ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL29°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 30 Mayıs 2013 Perşembe 11:50

Başbuğ'un savunma günü belli oldu


Ergenekon davasında ilk savunmasını da yapmayan ve sadece iki sayfalık bir açıklama okuyan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon'un 3 Haziran 2013 tarihinde savunma yapması planlandı. Mahkeme kalemi tarafından telefonla aranarak savunma günü bildirilen Başbuğ ve Tolon'un avukatı İlkay Sezer, Zirve Yayınevi davasında olacağı için o gün Ergenekon davasına katılamayacağını ve savunma yapamayacaklarını bildirdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Ergenekon davasının 306'ncı duruşmasında CHP milletvekili Mustafa Balbay ile Veli Küçük, Tuncay Özkan ve Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık hazır bulundu. Davanın tutuksuz sanıklarından Yalçın Küçük ve Sami Hoştan da başka suçlardan tutuklu oldukları için tutuklu sanık bölümünde yer aldılar.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler, CHP milletvekili Mehmet Haberal, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 21 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.

Kimlik yoklamasının ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, tutuklu sanıklardan İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon için belirlenen savunma gününün, avukatları İlkay Sezer'e telefon ile bildirildiğini ve bu konuda tutanak tutulduğunu açıkladı. Bu arada İlkay Sezer ise mahkeme kaleminden kendisinin arındığını ve 4 Haziran 2013 tarihinde Başbuğ ve Tolon'un ifadesinin alınmasının düşünüldüğünün bildirildiğini söyledi. Kendisine resmi bir tebliğ yapılmadığını belirten Sezer, belirtilen günde Malatya'da görülen Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlere ilişkin davaya katılacağı için duruşmada olamayacağını, bu nedenle de savunma yapamayacaklarını söylediğini aktardı. Bu görüşmelerinin resmi bir tebliğ olmadığını, sadece görüş sorma olduğunu belirten Sezer, resmi bir tebliğ yapılması durumunda mahkemeye mazeret dilekçesi gönderme konusunda girişimde bulunabileceklerini dile getirdi.

Dava konusu İnternet Andıcı hazırlandığı dönemde, Genelkurmay 2. Başkanı olan emekli Orgeneral Hasan Iğsız, savunmasını yapmaya başladı. Sanıkların birçoğu gibi "Savunma yapmaya hazırım" demek yerine beyanda bulunmaya hazır olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Iğsız,"18 Mart 2013 tarihinde özet olarak okunan mütalaa iddianamenin bir kopyası niteliğinde. Bu da beni fazla şaşırtmadı. Duruşma sürecini yok sayan savcıdan başka türlü bir mütalaa da beklenemezdi." dedi.

Iğsız’ın bu çıkışına Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese’den uyarı geldi. Özese, "Savunma kapsamını aşan sözler söylemeyin" dedi. Iğsız ise "Ben hangi ortamda ve hangi şartlarda yargılandığım tespitini ortaya koyuyorum" dedi. Özese ise "Buranın duruşma salonu ve mahkeme olduğunu unutmayın" şeklinde uyardı. Bu defa Iğsız, "Ben unutmuyorum." cevabını vermesi dikkat çekti.

Iğsız, bu karşılıklı tartışmanın ardından hakkındaki suçlamaların dayanaktan yoksun olduğunu söyledi. 22 iddianamenin bir araya gelmesini, ek klasörlerde toplam 120 milyon evrak oluştuğunu belirten Iğsız, "Savcılar, bu kadar birleştirme kararı ve biriken evraklarla içinden çıkılmayacak bir durumu akıl almaz bir şekilde kısa sürede halletmişlerdir. Bu kadar belge içinde sanıklar arasında illiyet kurmak, çok zeki bir insan için bile mümkün değil. Üstelik bu insan, yoğun bir yargılama sürecinde bu işi yapıyor ve bir de 2 bin 271 sayfalık mütalaa hazırlıyor. Bunun açıklaması da çok basit. Savcılar, sadece sanıklar aleyhine olan konuları alıp suçlamaya gerekçe olarak göstermişlerdir." dedi.

Iğsız, savunması sırasında mahkemenin yanlı davrandığını savundu. Bu sırada araya giren Başkan Özese, "Hukuki olarak savunma yapın. Mahkemenin şerefini, haysiyetini, itibarını zedeleyen şeyler söylemeyin." şeklinde uyarıda bulundu. Iğsız’ın avukatı Murat Ergün tartışma ile alakalı beyanda bulunmak istedi. Ancak Özese, avukat Ergün'e söz vermeyerek yerine oturmasını istedi. Daha sonra da Özese, sanık Iğsız’a "Mahkemeye yönelik hakaretlerinizi dinleyemeyiz." dedi. Iğsız ise söylediklerinin hakaret değil, eleştiri olduğunu söyledi.

Mahkeme Başkanı, sanık ve avukat arasında yaşanan sözlü tartışmanın ardından Iğsız, "Ben en ağır suçla suçlanıyorum. Savunmamda ne söyleyeceğime müdahale ediyorsunuz. İçi boş laf söylemiyorum." dedi. Özese ise Iğsız'a sözlerinin mahkemeye yönelik hakaret içerdiğini söyledi. Iğsız’ın, tekrar eleştiri yaptığını ve hakaret etmediğini ifade etmesi üzerine Özese, "Biz hangisinin hakaret ve hangisinin de eleştiri olduğunu görebiliyoruz." şeklinde konuştu. Bunun üzerine Iğsız, "Dinlerseniz göreceksiniz" karşılığını verdi.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER