ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Haziran 2013 Cuma 07:22

Başbakan'dan istihbarat açıklaması

Başbakandan istihbarat açıklaması

Kuzey Afrika seyahatinin son günü, Tunus'ta beraberindeki gazetecilere Türkiye'nin sıcak gündemini değerlendiren Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘kaos eylemlerinin' iki üç ay öncesinden istihbaratını aldıklarını söyledi.


Birtakım temaslarda bulunmak için gittiği Tunus'ta gazetecilerin sorularını cevaplandıran Erdoğan, samimi olarak talepte bulunanlarla ortalığı karıştıranların birbirinden ayrılmasını istedi. Zaman'dan Mustafa Ünal'ın haberine göre Kuzey Afrika seyahatinde Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip eden Başbakan, ‘kaos eylemlerinin' iki üç ay öncesinden istihbaratını aldıklarını söyledi. 

Taksim Platformu'nun taleplerini ise, “Mimarlar, Tabipler Odası, DİSK, KESK temsilcileri. ‘AKM yıkılmamalı, Topçu Kışlası yapılmamalı, biber gazı yasaklanmalı, vali ve emniyet müdürleri görevden alınmalı.' Talepler bunlar. Böyle bir talep olabilir mi? Referandum istemiyorlar. Çünkü doğacak neticeyi görüyorlar. Bu taleplere Bülent (Arınç) Bey gerekli cevabı veriyor ve ayrılıyorlar.” ifadeleriyle değerlendirdi.

“Olayların arkasında derin yapılar olabilir mi?” sorusunu, “Şu anda onlar üzerinde çalışmalar yapılıyor. Her şey olabilir. Bizim gençlik örgütümüzün sosyal medyayı kullanabilmek adına çalışmaları var. Dezenformasyon bu kadar aşırı kullanılamaz. Hakaretin bini bir para, ahlaki olmayan pek çok şeyler...” şeklinde cevapladı. Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

ÇEVRECİLERE SORUYORUM

Samimileri ayırmak durumundayız: “Ağaçların sökülmemesi talebini samimi olarak yapanlar dışında, istismar etmek suretiyle bu olayları teşvik eden DHKP-C'den İşçi Partisi'ne kadar bunların tohumlamasını yapan gruplar var. İstihbarat elimizde mevcut. Madem olay Gezi Parkı'dır, bununla ilgisi olmayan iller neden buna dahil oldu? Demek ki olay Gezi Parkı olayı değil. Peki bunların çevreci yanı varsa soruyorum: Ceylan Otel, Koç ve Sabancı üniversiteleri orman arazilerine yapılmış. O zaman bunlar neredeydi?”

2 MİLYAR FİDAN 800 MİLYON AĞAÇ DİKTİK

Vatandaşımla problemim yok: “Acaba bu kilit taşlarını sökmek suretiyle, dükkân-lara, araçlara zarar verenler bunu çevrecilik anlamında mı yapıyor? Çevrecilik ise kimse bana çevrecilik dersi vermesin. 2 milyar fidan, 800 milyon 3 yaş grubu ağaç diktik. Hektarlarca milli park yaptık. Acaba biz AK Parti ve Tayyip Erdoğan'ı bu yolla yıpratabilir miyiz düşüncesindeler. Benim vatandaşımla bir problemim yok.”

ÇARŞI DİYE BİR GRUP VAR

Dolmabahçe'yi basmaya çalışıyorlar: “Twitter ve sosyal medyadan yalan yanlış haberler üretmek suretiyle kampanya yapıyorlar. Türkiye adına bir dertleri yok. Dolmabahçe Camii'ne ayakkabıyla giriyorlar. İçeride her türlü ahlaki olmayan şeyi yapıyorlar. Çarşı Grubu diye bir grup var. Bu grup geliyor Başbakanlık ofisine saldırıyor. Diyorlar ki polis çekilsin. Polis nasıl çekilsin? Polis Başbakanlık ofisini korumayacak mı? Aynı şekilde Ankara'da da Başbakanlık'a, il merkezimize yürüdüler. Polis bunları korumayacak mı?”

Tepkiler demokratik olmalı: “Karşınızda bir kitle var ve hiçbir şeyi dinlemeden geliyor. Demokrasi içerisinde özgürlükler çerçevesinde sizden bir talep olur. Siz bu talebe ters bir tepki ortaya koyarsanız, gösterinizi yapabilirsiniz. Demokratik taleplere canımız feda.”

Biber gazının yasak olduğu ülke yok: “Biber gazi olayındaki aşırılıkları eleştirdik. Ama dünyada biber gazının yasak olduğu hiçbir gelişmiş ülke yoktur. Bırakın sadece biber gazı kullanmayı Amerika'da Wall Street olaylarında 17 kişi öldü. Aynı şey İngiltere, Almanya ve Fransa'da oldu. Biber gazını fevkalade bir hal olmadıktan sonra asla kullanmayacaksınız. Su kullanın, bu tür dağıtma işlemlerini yapın diye söyledik. Buna daha sonra büyük ölçüde uydular.”

BÖYLE DÜŞÜNMEMİŞTİK

İki üç ay önce istihbarat aldık: “Sadece içeride değil, dışarıda da bunun uzantıları var. İki üç ay öncesinden benzer haberleri alıyorduk. Ama biz çevre ve yeşil bahane edilerek bu adımın atılacağını düşünmüyorduk. Başka bir yerden olabilir diye düşünüyorduk.”

YAVUZ SULTAN SELİM İSMİ

Yavuz çok farklı bir padişahtı: “Bizim ağzımızdan ne çıkarsa çıksın, bunu birileri bir yerlere çekeceklerdir. 3. köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesi… Ben Osmanlı padişahları içerisinde Yavuz Sultan Selim'i çok farklı yere yerleştiren bir insanım. 8 yıla neleri sığdırdığı ortadadır. Mekke'nin fethi, kutsal emanetler… Şah İsmail'le aralarında geçen meselelerin nedenleri var. Kendi bütünlüğünü koruma noktasında attığı adımlar ortada. Yavuz olayına böyle baktık. Bu, asla Alevi vatandaşlarımıza yönelik bir tavır değildir.”

Üniversite isimleri revize edilebilir: “Nevşehir Üniversitesi için Hacı Bektaş-ı Veli, Tunceli Üniversitesi için Pir Sultan Abdal isminin verilmesi üzerinde durabiliriz. Bunların da istismarı ve farklı yerlere çekilmesi oluyor. Arkadaşları Hacı Bektaş-ı Veli'yi anma törenlerine gönderdiğimde dayak yemeden oradan zor çıkardı.”

Azınlığın çoğunluğa tahakkümüne izin vermeyiz: “Kimi astık, kimi kestik? Dönemim içinde 7 seçim yaşadık. Üç genel, iki yerel seçim, iki referandum yaptık. İsteyen istediği kadar parti kuruyor. Şu anda 72 parti var. Darbe girişimleri yaşadık. Partimize açılan kapatma davasındaki tabloyu biliyorsunuz. 330 vekille iktidarsınız, size karşı malum çevreler darbe girişimine giriyorlar. Biz sabrettik, kitlemizi sokaklara dökmedik. Yargı içinde mücadelemizi verdik. Sonra yapılan seçimde yine oylarını artıran bir parti. Demokrasiye inandıklarını söyleyenler samimi değiller. Azınlığın burada çoğunluğa tahakkümü var. Eğer böyle bir şey karşısında tavırsız kalacak olursak, AK Parti'ye oy verenler ‘sen benim oyuma sahip çıkmadın' diyerek hesabını yarın bana sorar. Hizmetlerimizde hiç ayrım yapmadık. Batıya ne yapıyorsak, doğuya da yaptık, yapıyoruz.”

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER