ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 20 Mayıs 2013 Pazartesi 15:52

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Belçika'da


 Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Belçika'da yargı mağduru Türk ailelerle görüşerek, "bütün imkanlarımızla yanınızdayız" mesajı verdi.
     Bozdağ, Türkiye'nin Anvers Başkonsolosluğu konutunda, cinayete kurban giden 2 oğullarının cenazesi savcı tarafından 937 gün morgda tutulan Aygün ailesi, Leuven Hulp Hapishanesi'nde geçen yıl gardiyanların müdahalesi sonucu öldüğü iddia edilen Aziz Karaşam'ın ailesi, dört yıl önce Jamioulx Hapishanesi'nde işkenceyle öldürülen Mikail Tekin'in annesi ve sekiz yıl önce evi kundaklanan ve çıkan yangında eşi ile iki çocuğunu kaybeden Nerkiz Şahin'i dinledi.
     Bekir Bozdağ, cenazelerini defnedebilmek için 2,5 yıldan fazla beklemek zorunda kalan Vahit ve Naciye Aygün çiftinin yaşadığı dramla ilgili "Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir örnek yok" dedi.
     Savcının delil topladığı ve soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle aileye bu muameleyi yapmasının kabul edilemeyeceğini belirten Bozdağ, "Avrupa'nın göbeğinde, Belçika'da böylesi bir zulüm yapılıyor. Bu adalet değildir, resmen ölüye işkencedir, ölünün ailesine zulümdür. Bunun normalde adalet makamı olan mahkeme tarafından yapılması bu zulmü katmerlemektedir" şeklinde konuştu.
     Gardiyanlar tarafından öldürüldüğü otopsi raporlarıyla da sabit olan Mikail Tekin'le ilgili davada mahkemenin "meşru müdafaa" gerekçesiyle sorumluları aklamasının adalet duygusunu zedelediğini belirten Bozdağ, "Cezaevinde gardiyanların birinci vazifesi tutuklu ve mahkumları korumaktır, onlara şiddet uygulamak, öldürmek değildir. Elinde hiçbir silah veya sopa bulunmayan bir kişi, üzerlerinde copları ve silahları bulunan 3 gardiyana saldıracak, onlar da coplarıyla, silahlarıyla kendini korumak için tutukluyu öldürecek ve bunun da adı meşru müdafaa olacak. Bu davayı bu şekilde karara bağlayanlara ben hakim diyemem. Bunlar hakimlerin yüz karasıdır" ifadesini kullandı.
     Başbakan Yardımcısı Bozdağ, meşru müdafaanın tanımının ülkeden ülkeye değişmediğini, evrensel kriterlere göre karar verilmesi gerektiğini vurguladı.
    
     -"İnsan hakları Belçika'da geçerli değil mi-"-
    
     Türkiye'de bu tür mahkeme kararları verilmiş olsa kendisinin buna itiraz edeceğini ve muhtemelen bütün Avrupa'nın ayağa kalkacağını ama Belçika'daki bu çelişkili yargı kararlarına kimsenin tepki göstermemesinin şaşırtıcı olduğunu belirten Bozdağ, "İnsan hakları Belçika'da geçerli değil mi-" diye sordu.
     Bozdağ, "Türkiye'de bir mahkeme bunu yapsa, böyle bir haksızlığın bir kenarında olsa bütün dünya ayağa kalkıyor. Ben de ayağa kalkıyorum. Bir mahkeme hakikaten vicdanları rahatsız eden, adaletten ayrılan bir şey yapınca bende bir hukukçu olarak kalkıyorum mahkemeye karşı hakkı, hukuku savunuyorum. Ama Avrupa'nın göbeğinde akıl almaz bir hak ihlali yaşanıyor, hukuk ayaklar altına alınıyor, burada kimsenin sesi yükselmiyor. İnsan hakları Avrupa'da çiğnenince hak ihlali olmuyor mu-" dedi.
     Başbakan Yardımcısı Bozdağ, hukuk, insan hakları ve demokrasi adına son derece rahatsız edici bu olayları her fırsatta Belçikalı yetkililerle paylaştıklarını anlattı.
     Bozdağ, "Eğer bu haksızlıklar yapanların yanında kar kalırsa onlar cesaret bulur, başka insanlar da mağdur olur. Başka haksızlıklar, acılar ve ölümler yaşanır. O zaman bu işlere göz yumanlar da bunların ortağı olur" uyarısında bulundu.
     Bekir Bozdağ, ailelere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmak dahil hukuk mücadelesinden vazgeçmemelerini tavsiye ederek Türkiye Cumhuriyeti olarak ellerindeki tüm imkanlarla dünyanın her yerindeki vatandaşlarının yanında oldukları mesajını verdi.
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER