ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL28°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Şubat 2013 Pazar 00:00

Başbakan Erdoğan Mardin'de


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Hakkında Kanun'un uzatılması hususunda bir çalışma yaptığını bildirerek, ''Zannediyorum, önümüzdeki hafta içerisinde filan gündeme gelir. O da şudur, üçüncü bölge 3 yıl, dördüncü bölge 4 yıl, beşinci bölge 5 yıl, altıncı bölgede 6 yıl daha bunu uzatma şeklinde bir adımı attık'' dedi.

Erdoğan, Erdoba Elegance Otel'de düzenlenen akşam yemeğinde STK temsilcileri ve kanaat önderlerine hitap etti.

Mardin'i Türkiye'de kardeşliğin, dayanışmanın örnek şehri olarak gördüklerini bildiren Erdoğan, Mardin'i her yerde de böyle anlattıklarını söyledi.

Erdoğan, 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından partisinin iktidarıyla Türkiye'de yeni bir dönem başlattıklarını ifade ederek, bir yandan Türkiye'nin hızla kalkınması, ekonomik olarak bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çaba sarf ettiklerini, diğer yandan demokratikleşme, insan hakları, adalet ve özgürlük alanında örnek bir ülke olması yolunda kararlı adımlar attıklarını kaydetti.

Kardeşliği pekiştirecek, dayanışmayı güçlendirecek önemli reformlar gerçekleştirdiklerini; kimlik, bölge siyaseti yapmadıklarını; herkesin kendi kimliğini özgürce ifade edebildiği bir atmosferi tesis ettiklerini anlatan Erdoğan, ülkenin bütün vatandaşlarını birinci sınıf vatandaş olarak gördüklerini belirtti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şöyle başımızı iki elimizin arasına alalım, zaman tünelinde on yıl geriye gidelim ve on yıl geriye gittiğimizde bir değerlendirme yapalım. Acaba, on yıl öncesinin Türkiyesi neydi. Her anlamda konuşuyorum, kültürel, ekonomik, askeri, aklınıza ne gelirse. Bakınız, asimilasyon politikaları denilen bir anlayış vardı, maalesef. İşte Kürt kardeşlerimize, yok 'Kara bastığınız zaman kart-kurt edermiş', yok onlar şehre inmemiş, şöyleymiş, böyleymiş... Arap kardeşime, affedersiniz çok açık söyleyeceğim, bir köpek gördükleri zaman hemen 'Arap, Arap, Arap' diye çağırırlardı. Bunlardan bu ülke daha yeni yeni kurtuldu, AK Parti iktidarıyla kurtuldu. Çünkü biz, asimilasyon politikalarını ayaklarımızın altına aldık, ret politikalarımızı ayaklarımızın altına aldık, inkar politikalarını ayaklarımızın altına aldık.''
    
''(Kardeşim) diyebilen bir anlayışı ortaya koyduk''
    
Başbakan Erdoğan, bu ülkede göğüslerini gere gere Kürt, Arap, Laz, Boşnak, Arnavut herkese ''Kardeşim'' diyebilen bir anlayışı, bir iktidarı ortaya koyduklarını ifade ederek, ''Çünkü biz, kimsenin yaratılıştan kendisine verilen haklarını ayaklar altına alamazdık. Kimse yaratılışına müdahale etme imkanına sahip değildir. Onun için de Yunus gibi baktık, 'Yaratılanı, yaratandan ötürü sevdik'. Böyle yaptık'' diye konuştu.

Yola çıktıklarında ''kırmızı çizgilerini'' açıkladıklarını anlatan Erdoğan, ''(Etnik milliyetçilik yapmayacağız) dedik. Bu ülkede, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla hepimiz biriz, beraberiz'' dedi.

Atatürk'ün, Birinci Meclis'te yaptığı ve kendisinin de daha önce değindiği konuşmanın manidar olduğunu belirten Erdoğan, ''Birileri bunu görmek istemiyor. Hatta, 'Partimizin kurucusudur' diyenler de bunu görmek istemiyor'' ifadesini kullandı.

Erdoğan, ''Atatürk, Meclis konuşmasında, 'Şu karşımdaki topluluk, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Gürcüsüyle, Çerkeziyle sayıyor, sayıyor, anasır-ı İslamiye'dir diyor. Yani, İslam'ın unsurlarıdır diyor. Çimentomuz bu değil mi- Çimentomuz bu. Öyleyse, biz bu çimentodan hareketle devam ettiğimiz sürece veya devam edebilseydik, bu ülkede terörün bizim aramızda yer alması mümkün değildi. Yer alamazdı. Ama bakış, bu bakış olursa'' diye konuştu.

Bölgesel milliyetçiliği de kabul etmediklerini belirten Erdoğan, Türkiye'de doğu-batı, kuzey-güney, orta, Marmara, Akdeniz diye bir ayrım olmadığını kaydetti ve ''780 bin kilometrekaresiyle bu ülkede biriz, beraberiz, iriyiz, diriyiz. 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları üzerinde de asla ameliyata, asla operasyona müsaade etmeyiz. Kusura bakmasınlar. Kimin buna benzer bazı basit hesapları varsa, yanlış hesap yapıyor'' ifadelerini kullandı.

Erdoğan, şunları söyledi:

''Bu topraklar üzerinde şühedanın kanları var. Sarıkamış'a gidersin, orada Tayyip Erdoğan'ın dedesinin de kanını görürsün, aynı şekilde Balkanlar'dan gelenin de orada şehadet şerbetini içtiğini görürsün. Aynı şekilde Diyarbakır'dan, Muş'tan, Çanakkale şehitliğinde şehitlerimizi görürsünüz. Mardin'den şehitlerimizi görürsünüz. Diyarbakır'dan gelenlerin, geçen çocukları gönderdik, işte bu hafta, toplantıda da okuduk o mektupları, o yavrularımızın orada dedelerinin o şahidede isimlerini gördükleri zaman yazdıkları mektupları gördük. Onun için kimse böyle kuru heveslere kapılmasın.''
    
''Bırak, inancını inandığı gibi yaşasın''
    
Erdoğan, dinsel milliyetçiliğe de karşı olduklarını ifade ederek, her inanç grubuna eşit mesafede olduklarını söyledi. Her inanç grubunun inancını yaşamasının güvencesi olduklarını kaydeden Erdoğan, ''Bizim medeniyet değerlerimizde bu var. Kimseye müdahale etmeyeceksin. Bırak, inancını inandığı gibi yaşasın'' dedi.

Partisinin, yola böyle çıktığını, bunun için de kurulduktan 16 ay sonra iktidar olduğunu, üst üste üç genel seçimde oylarını artırdığını anlatan Erdoğan, milletin; hakkı, doğruyu, güzeli gördüğünü söyledi.

Sorunları görmezden gelmek, halının altına süpürmek yerine, onlarla yüzleşmeyi ve çözüm üretmeyi tercih ettikleri için halkın destek verdiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Yıllarca ihmal edilen bu bölgeyi, az önce Zeynel Abidin Bey'in söylediği, yani, 'Babamla buradan geçerken, yarın buranın akıbeti ne olacak' meselesinde olduğu gibi... Ah, ah, bu Anadolu topraklarının hepsinde durum aynı. Fakat, bu toprakların hali ne olacak sorusunun cevabını, aslında bizim çok daha farklı vermemiz lazım. Hakkıyla bu toprakları inşa edebildik mi- Bir de işin bu boyutu var. Şimdi onu da yapamadık. Niye- Bugün arkadaşlarıma toplantıda yine söyledim. Eski Mardin, yeni Mardin veya ikisinin arasında kalmış Mardin. Bunlara bir baktığımız zaman eski Mardin'de bambaşka bir tarih yatıyor, bambaşka bir zenginlik yatıyor, her şey orada. Ama, yeni Mardin diye inşa edilendeyse maalesef estetik yok, ruh yok. Şimdi bizim bunu kazanmamız, bunu yakalamamız lazım. O estetiği, o ruhu oraya verecek olan kim- Biz insanlar. Niye- Çünkü bizim üzerimizde böyle bir yük var. Peki bu olacak mı- Allah'ın izniyle olacak. Kavgasını vere vere bunu yapacağız ve bunu başaracağız. Bu bölgeyi adeta yeniden canlandırmak, yılların ihmalini telafi etmek için var gücümüzle çalıştık, çalışıyoruz.''
    
''Çözüm kapısını ardına kadar açtık''
    
Başbakan Erdoğan, cesur ve kararlı adımlar attıklarını, tehditler olduğunu, partisinin kapatılmak istendiğini, ancak yılmadıklarını kaydederek, partinin kapatılma sürecinde bir yıllarının zayi olduğunu söyledi. Ama, kararlı olduklarını ve hep çözüm aramaya gayret ettiklerini ifade eden Erdoğan, ''Şu anda da yine, çözüm kapısını ardına kadar açtık, araladık, aralıyoruz. Zira biz sorunlardan beslenen bir yaklaşım içinde olmadık. Tam aksine sorunların üzerine kararlılıkla giden, sorunlara çözüm arayan, sorunları çözen bir iktidar olduk'' dedi.

Türkiye'de 30 yılı aşkın zamandır devam eden terörün ülkenin enerjisini, ekonomisini tükettiğini, ayağına pranga olduğunu belirten Erdoğan, bugüne kadar teröre harcanan miktarın 300-350 milyar doları bulduğuna dikkati çekti. ''Bu rakam nedir- Bu ülkeye ne kazandırdı- Ne getirdi-'' diye soran Erdoğan, bu parayla adeta yeni bir Türkiye'nin inşa edileceğini vurguladı.

Erdoğan, ''Bakın bütün bu zorluklara rağmen bu adımlar atılmıştır. Atılmaya devam ediyor. Bizim akıtılan kana, gencecik insanlarımızın terör yüzünden hayata erken veda etmelerine, annelerin, babaların evlat acısı yaşamalarına hiçbir zaman tahammülümüz olmadı. Bugün de yok'' diye konuştu.

Türkiye'nin terör yüzünden çok büyük acı ve kayıp yaşadığının altını çizen Erdoğan, ihmal ve inkarın yanında, terör yüzünden geri kalmış illeri yeniden ayağa kaldırmak için mücadele içinde olduklarını belirtti.
    
Teşvik müjdesi
    
Doğu ve güneydoğuya büyük yatırımlar yapıldığını, teşvikler verildiğini, sanayi bölgeleri, hastaneler, okullar açıldığını anlatan Erdoğan, Mardin'de de bunu yaptıklarını ve neticesinde ilin eğitim, sağlık, toplu konut, ulaşım, turizm, tarım ve ekonomik gelişmişlik yönünden çok büyük mesafe kaydettiğini belirtti.

Erdoğan, ''Az önce kardeşlerim, 5084 ile ilgili (Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Hakkında Kanun) sordular, uzatılması hususunda, ben onu da söyleyeyim, çalışmasını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yürütüyor. Zannediyorum, önümüzdeki hafta içerisinde filan gündeme gelir. O da şudur, üçüncü bölge 3 yıl, dördüncü bölge 4 yıl, beşinci bölge 5 yıl, altıncı bölgede 6 yıl daha bunu uzatma şeklinde bir adımı attık'' dedi.

Mardin ve çevresinin kalkınma potansiyelinin oldukça büyük olduğunu, ancak terör nedeniyle bölgenin hak ettiği refaha henüz kavuşamadığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin batısındaki illere hangi yatırım yapılıyorsa aynısının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine de yapıldığını, ancak silahlar susmadığı, öfke ve nefret dilinin yerini kardeşliğe bırakmadığı için buraların yoksulluğun kabuğunu kıramadığını ifade etti.

Bedeli ne olursa olsun terörü Türkiye'nin gündeminden bütünüyle çıkarmaya ve ısrarla barışın dilini kullanmaya kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, muhalefet partilerini söylemleri dolayısıyla eleştirdi.
    
Anayasa süreci
    
Başbakan Erdoğan, yeni anayasa çalışmaları konusunda da CHP ve MHP ile uzlaşma sağlanamaması halinde halk oylamasına gitmek üzere, anayasa hazırlıklarını BDP'ye sunabileceklerini söyledi.

BDP'yle uzlaşı sağlanması halindeyse anayasa taslağını halka götüreceklerini belirten Erdoğan, ''Bu parlamento çatısı alında olanlarla bütün partiler her şeyi beraberce konuşur. Komisyonda beraber oluyorsun, konuşuyorsun. Anayasa gibi önemli bir meselede, sivil bir anayasaya geçmek, darbe anayasalarından kurtulmak için biz bu tür riski alırız'' dedi.

Erdoğan, yeni anayasa konusunda gelecek aya kadar süreci devam ettirileceğini bildirdi.

Terörün 76 milyonun sorunu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, kardeşlik sürecini yalnız götürmek istemediklerini, milletin tamamını, tüm inanç ve sivil toplum kesimlerini bu sürecin içinde görmek istediklerini dile getirdi.

Bu arada, Mardin AK Parti İl Gençlik Kolları üyesi bir grup, kendilerine yönelik sözleri üzerine toplantının yapıldığı otelin önünde Başbakan Erdoğan lehine tezahürat yaptı.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER