ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL30°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Haziran 2014 Salı 14:29

Balyoz davası görüldü

Balyoz davası görüldü

Balyoz 88 sanığın yeniden yargılandığı davanın ilk duruşmasında sanıklar savunmalarını yapı.


Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin mahkumiyet kararlarını bozmasının ardından 88 sanığın yeniden yargılandığı davanın ilk duruşmasında savunma yapan emekli Tuğamiral Ahmet Türkmen, "Balyoz, insanlık tarihinde görülmemiş bir hukuksuzluk manzumesidir. Evrensel hukukun bütün temel değerleri ihlal edilmiş, yok sayılmıştır" dedi.

Dosyaya bakan Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne tahsis edilen Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'ndaki duruşmada hazır bulunan sanıkların kimlik tespitleri yapıldı. Ardından sanıklar ve avukatlarına Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bozma kararı okundu.

Ses ve görüntülü kaydın başlatıldığı duruşmada konuşan mahkeme heyeti başkanı, bozma ilamına karşı beyan alınacağını belirterek, sanıkların ayrıca susma ve savunma hakları olduğunu hatırlattı.

Tüm sanıklarla birlikte "yeniden yargılanma" talebi

Savunma yapan sanıklardan Bora Serdar, Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra Yargıtay'ın bozma ilamının hükmünü yitirdiğini savunarak, "İftira odaklı bir davayı yeni bir iftirayla başka bir boyuta taşıyan Yargıtay kararını kabul etmem mümkün değil. Bu kararı kabul etmenin bir ihanetle eş anlamlı olduğunu değerlendirdiğimden, faraziye, varsayım ve tamamen hayal ürünü olan bir kararı hukuk ve adalet adına reddediyorum" dedi.

Yargıtay'ın bozma gerekçesinde "suç için anlaşma suçu işlendiği" yönünde kanaat getirdiğini hatırlatan Serdar, "Herhangi bir beyanım yokken nasıl böyle bir sonuca varabilmiş? Bu çerçevede dosyanın ana dava dosyasıyla birleştirilmesini ve yeniden yargılanmayı talep ediyorum" ifadesini kullandı.

"Yargılanmamızda kusuru olanlar hesap vermeden bu dava sonuçlanamaz"

Savunma yapan sanıklardan emekli Tuğamiral Ahmet Türkmen de 11 Şubat 2011'de tutuklandığını ve 32 ay cezaevinde kaldığını kaydederek, "Balyoz'da sanık olarak adı geçen herkesin hukuki durumu aynıdır. Mahkemeniz kararıyla özgürlüklerine kavuşan komutanlardan hiçbir farkları yoktur. Hepimiz sözde, sahte delillerle suçlandık. Anayasa Mahkemesi'nin 18 Haziran 2014 tarihli kararından sonra ilave hiçbir söz söylemeye ihtiyaç duymuyorum" diye konuştu.
Tarafsız bir mahkemede yargılanmanın öncelikli talepleri olduğunu ve bu yolun açıldığını aktaran Türkmen, "Yeniden yargılama sonucunda haklılığımızın ortaya çıkacağından kuşku duymuyorum. Tek tek tespitler yapılmalı ve kusurlu olanlar yargı önünde hesap vermeli. Bu olmadan bu davaların sonuçlanmayacağı açıktır" dedi.

"Artık tarafsız bir mahkemede yargılanacağımızı biliyoruz"

Büyük resme bakıldığında Balyoz davasının hukuki görünen siyasi bir dava olduğunun anlaşılacağını ve davanın çok büyük bir kurgu olduğunu savunan Türkmen, şöyle konuştu:

"Bu ve benzer diğer davalarla TSK sindirilmiş ve geri çekilmesi sağlanmıştır. Daha sonra bu davalarda ismi geçen personel YAŞ kararlarıyla davayla ilgisi yokmuş görüntüsüyle tasfiye edilmiştir. Sonuçta 2010-2014 emeklilikleriyle TSK dönüştürülmüş ve amaç hasıl olmuştur. Balyoz, insanlık tarihinde görülmemiş bir hukuksuzluk manzumesidir. Evrensel hukukun bütün temel değerleri ihlal edilmiş, yok sayılmıştır. Bizler keyfi olarak tutuklandık ve tarafsız bir mahkemede kendimizi savunma hakkı tanınmadı. 2010'daki Anayasa değişikliği bunun sonucunun doğmasının temel nedenidir. Artık tarafsız bir mahkemede yargılanacağımızı biliyoruz. Karar ne olursa olsun ben yeniden yargılama talep ediyorum."
Eski HAVELSAN Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman da "Yargıtay'ın bozma kararına mahkemenin uymasını talep ediyorum. Hayatımdan yıllar çalan herkesten şikayetçiyim. Duruşmalardan vareste tutularak, hayatımın bundan sonraki kısmını özgür yaşamak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Savunması alınan diğer sanıklardan Burhan Gökçe, hiçbir suç işlemediğini, sadece sahte dijital verilerde adının geçmesi nedeniyle yargılandığını, görev yeri ve adının dahi yanlış yazıldığını belirtti. Yargıtay'ın bozma kararına asla katılmadığını ifade eden Gökçe, hiçbir suç işlemediği için beraatine karar verilmesini istedi.

"Daha geç olmadan itibarımız iade edilsin"

Duruşmada savunma yapan sanıklardan Adem Ceylan, "Hakkımda asılsız yere belge düzenleyerek beni ve ailemi mağdur edenlerden şikayetçiyim" derken, Erdoğan Koçoğlu da "Bir ittifakın içinde yer almadım. Sahtecilik ve kumpas konuları, devletin en yetkili kişileri tarafından dile getirilmiştir. Bunları Anayasa Mahkemesi de kabul etmiştir. Artık bu davanın düşmesi ve daha geç olmadan itibarımızın iade edilmesi gereklidir. Beraat talep ediyorum" diye konuştu.
Sanık Erhan Kuraner, "Bir dijital belgede adım geçiyor diye bunca zamanı hapishanede geçirdim, beraatimi istiyorum" şeklinde savunma yaparken, Fatih Musa Çınar da "Suçun olmadığı yerde suç için birleşme olmaz. Suç olmadığına göre, sahte delillerle suçlandığımıza göre bozma gerekçelerine de katılmıyoruz, beraat istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Sizlerin gözleri adaletle bakıyor"

Sanık Kemal Dinçer, adil yargılandığına inanmadığını vurgulayarak, "Şu anda üzerimde mikrofon yok. Sizlerin gözleri adaletle bakıyor ancak biz bunlardan mahrum kaldık. Bozmanın gerekçesine katılmıyorum. Bundan sonra da devam edecek yargılamada suçsuzluğumu ve beraatimi talep ediyorum" dedi.
"Anayasa Mahkemesi, hepimizin adil yargılanmadığını tescil etmiştir. Böyle bir davadaki tüm suçlamaları reddediyorum" ifadesini kullanan sanık Gökhan Gökmen de mahkeme heyetine yönelik, "Sizden sahtelikleri ayyuka çıkmış delillerle ilgili onlarca bilirkişi raporunu dikkate alarak tüm sanıklar ve şahsım için beraat talep ediyorum" diye konuştu.

"Önünde ceketimi ilikleyebileceğim bir mahkeme buldum"

Sanık Fatih Altun, "32 ay tutuklu kaldıktan sonra önünde ceketimi ilikleyebileceğim bir mahkeme buldum" derken, isminin bir listede geçmesi nedeniyle yargılandığını ve Yargıtay'ın "eylemlerin ittifak suçu kapsamında kaldığı" tespitini şiddetle reddettiğini kaydetti. Altun, Anayasa Mahkemesi'nin kararına uygun bir yargılama yapılmasını ve beraatini talep etti.
Sanıklardan Hasan Gülkaya da, bugüne kadar hiçbir suç işlemediğini ve suç işlemeye de hiç heveslenmediğini savunarak, "Bozma kararını kesinlikle reddediyorum. Anayasa Mahkemesi'nin kararına uygun olarak, ana davayla dosyaların birleşmesini ve bu davada tekrar yargılanmayı istiyorum" dedi.
Sanık İlkay Meral da bozmaya uyulmasını ancak gerekçeye katılmadığını belirterek, "O dönemde yurt dışında olmama rağmen suçlandım ve ceza aldım. Beraatimi istiyorum" diye konuştu.

"Adice yargılamayla kendi yurdumuzda tutsak edildik"

Sanıklardan Ali İhsan Çuhadaroğlu da hükümet yetkililerinin, "Balyoz davasının bir kumpas olduğu ve paralel yargının bunu kurguladığı" yönünde açıklamalar yaptığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bu açıklamalar Yargıtay kararından sonra yapıldı. Neye göre bu açıklamayı yaptılar? Ellerinde MİT ve istihbarat belgeleri, kati bilgiler vardı çetelerle ilgili. Biz bu kumpaslarla kendi yurdumuzda düşman hukuku uygulanarak adice bir yargılamayla tutsak edildik. Bazı arkadaşlar şehit oldu. Bunların bedelini bu tertipçi çete ödemeden kimse huzura kavuşamayacak. Aytaç Yalman iki gün önce açıklama yaptı. 'Sadece disiplin suçu vardır' dedi. Emre uyulmamasıyla ilgili. Peki bu kişi mahkemeye gelip tanıklık yaptı mı? Hayır. Çünkü mahkeme suçun ortaya çıkacağını düşündüğü için yaptırtmadı. Deliller adaletle ortaya konmadı. Tamamı sahtedir ve sahtekarlar yönetmiştir. Sahte olduğunu bilirkişi uzmanları demiştir. Dijital delillerin tek başına delil olmayacağı tüm hukuk ve sözleşmelerde de var. Diğer ülkelerde yapılan anlaşma, sözleşmeler anayasa hükmünün de üzerindedir ve bu da dikkate alınmamıştır. Türk yargısının üzerindeki iki kurum da sahte olduğuna karar vermiştir. AYM hak ihlali olduğunu ortaya koymuştur. Şu aşamada kati beraatime karar verilmesini, bu olmazsa adil olduğuna inandığım mahkemede yeniden yargılama istiyorum."

Bozma kararına "evet", gerekçeye "hayır"

Duruşmada savunma yapan sanıklardan bazıları, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin verdiği beraat yönündeki bozma kararlarına uyularak beraatlerine karar verilmesini talep ederken, bazı sanıklar da Yargıtay'ın beraat yönündeki bozma kararına uyulmasını ancak gerekçelerinin reddedilmesini istedi.

Tüm sanıkların sahte delillerle yargılandığını savunan bazı sanıklar da lehlerine olan bozma kararına rağmen Yargıtay kararlarına katılmadıklarını, bütün sanıklar açısından yargılamanın yeniden yapılması gerektiğini ifade etti.
Sanık savunmalarının alınmasından sonra duruşmaya ara verildi.

Bu arada, Anayasa Mahkemesi'nin "ihlal" kararının ardından cezaevinden tahliye edilen emekli Orgeneral Bilgin Balanlı da duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER