ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 21 Ocak 2013 Pazartesi 14:04

Bakımı yapılmayan kombi mahkum etti


Ankara'da, 1 Ocak 2009'da, 7 öğrencinin karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle ölümüne ilişkin davanın gerekçeli kararında, olayın meydana geldiği daireyi kiralayan ve olayda oğlunu da kaybeden anneye verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sebebi, ''sonbahara girerken, evdeki kombinin bakımını yaptırmayarak, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemesi'' olarak gösterildi.

     Ev sahibi ''baca borusunu değiştirdiği, kombiye bakım yaptırdığı kaydı bulunmamasına'' karşın evi kiraya verirken ''bakım yaptırdığını'' söylediği, kombi arızası nedeniyle aylar önce eve giden servis elemanı ise ''baca ve bağlantı aksamını kontrol etmeksizin sadece kombideki arızayı gidermekle yetindiği'' için suçlu bulundu.
     Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında, soruşturma ve dava aşamasında, sanıkların kusur durumuna ilişkin birden çok rapor alındığı hatırlatılarak, raporlardaki görüşlerin birbiriyle tam örtüşmemesi nedeniyle 13 sanığın her birinin durumunun ayrı ayrı irdelenmesi gerektiğini belirtildi.
     Dava sonucu, olayda oğlunu da kaybeden sanık Okşan Rabia Attila'nın ''taksirle birden çok kişinin ölümüne sebebiyet verdiği'' gerekçesiyle, hakkında takdiri indirim uygulandıktan sonra 2 yıl 6 ay hapse mahkum edildiği anımsatılan kararda, olayda çocuğunun ölmesi ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek, bunun, 18 bin 200 lira adli para cezasına çevrildiği hatırlatıldı.
     Kararda, Attila'nın olayın meydana geldiği evi Ağustos 2008'de kiraladığı belirtilerek, Attila'nın mahkumiyeti şöyle gerekçelendirildi:
     ''Attila'nın, bu evde bizzat oturacak olması nedeniyle ev sahibinin 'kombi bakımını yaptırdım' sözüne itibar etmeyerek ondan belgesini alıp incelemesi, genel kombi bakımının yapılmadığını bu şekilde tespit ederek işin önemine binaen gözle görülür şekilde eskimiş ve delinmiş olan kombi baca borusunu değiştirmesi, sonbahara girerken gerekli bakımı yaptırması gerekirken, TCK'nın 22. maddesi anlamında bu özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.''
    
     -En büyük kusur müteahhitte-
    
     Kararda, kombinin su akıttığı, sesli çalıştığı ve sıcak su alınırken aniden soğuduğu şikayetleri üzerine ev sahibi Cemal Özdemir'in bu arızaların giderilmesi için Mart 2008'de servis çağırdığı belirtildi. Özdemir'in, bunlar dışında baca borusunu değiştirdiğine, genel bakım yaptırdığına dair kayda rastlanmamasına karşın Attila'ya ''bakım yaptırdığını'' bildirdiğine yer verilen kararda, dolayısıyla Özdemir'in de ''dikkat ve özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyerek, olayda kusurlu olduğu'' ve 3 yıl 4 ay hapse mahkum edildiği belirtildi.
     Kombinin bakımını yapan servis yetkilisi Mustafa Erdal Us'un ''taksirle birden çok kişinin ölümüne sebebiyet vermek'' suçundan 4 yıl 2 aya mahkum edilmesinin sebebi ise şöyle açıklandı:
     ''Us, alınan bütün raporlarda kusurlu gösterilmiştir. Zira kendisi makine mühendisidir. Arıza nedeniyle dahi olsa 18 Mart 2008'de eve gitmiştir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere bu konuda yetki sahibi olması ve işin önemine binaen kombi ve baca bağlantılarını tamamen inceleyip tehlikeli bir durum varsa bu hususu evde bulunan kişiye önermesi, onu uyarması, bu durumu servis fişine yazması gerekirken, bu gerekleri yerine getirmediği, baca ve bağlantı aksamını kontrol etmeksizin sadece kombideki arızayı gidermekle yetindiği, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilmiştir.''
     Kararda, evin bulunduğu binayı yapan müteahhitlik şirketinin sahibi sanık Emre Kaan Karadağlı'nın bütün raporlarda kusurlu bulunduğuna dikkat çekilerek, kombinin bağlı bulunduğu bacanın hatalı yapıldığının teknik izahı yapıldı ve bu sebeple Karadağlı'nın kusurlu bulunduğu gerekçesiyle 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi.
     Kararda, ''bina bacasını kurallara uygun olarak yapmayan Karadağlı'nın en fazla kusurlu, Us'un Karadağlı'dan sonraki en kusurlu, ev sahibi Özdemir'in ise müteahhit ve servis yetkilisinden sonraki en kusurlu kişi olduğu kabul edildiği'' ifade edildi.
    
     -EGO yöneticilerine verilen beraat-
    
     Kararda, EGO üst düzey yöneticilerine kusur yüklenen raporlarda, ''bu yöneticilerin yönetmelikleri zamanın şartlarına uygun şekilde çıkartmamak'' ve ''acil durum prosedürünün gereği gibi uygulanmasını sağlamamakla'' sorumlu tutuldukları belirtilerek, bu sanıklara verilen beraatla ilgili şu değerlendirmeler yer aldı:
     ''EGO Genel Müdürlüğü üst yöneticilerine izafe edilen ve bire bir sorumlu olduklarını gösteren bir kusur söz konusu değildir. Cumhuriyet Savcılığına hitaben tanzim edilen raporda bu kişilerin zamanın şartlarına uygun yönetmelik çıkartmadıkları ya da yönetmelik önerisinde bulunmadıklarından bahsedilmiştir. Kanun ya da yönetmelik çıkarılmaması nedeniyle yöneticinin kusurlu olduğu kabul edilemez. Yönetmelik çıkarmama ya da önermemeyle dosyaya konu olayda direkt bir illiyet bağından bahsetmek mümkün değildir.''
     Kararda, acil durum prosedüründe, ihbar alan kişinin yapacaklarının belirlendiği, prosedürün üst yöneticilerce yürürlüğe konulduğu ve görevlilere verildiği ifade edilerek, ''Görevlilerin bu prosedür gereklerini eksik yapmaları halinde dahi üst yöneticilerin cezai olarak bundan sorumlu kabul edilmeleri düşünülemez'' denildi.
     Bu gerekçelerle Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ ya da EGO Genel Müdürlüğü döneminde üst yönetici olarak görev yapan sanıklar Ethem Uludağ, Veysel Karani Demir, Haldun Aydın, İhsan Fincan, Kazım Usta ve Yusuf Büyük'ün beraatlarına karar verildiği bildirildi.
    
     -Diğer sanıkların beraatlarına ilişkin değerlendirmeler-
    
     Kararda, kombinin bakımının yapıldığı servisin sahibi Mehmet Levent Kuzey'in eve giderek, kombinin bakımını yapmadığına dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:
     ''Bilirkişiler, servis yetkilisi olarak gönderdiği kişiyi yeterince eğitmediği, ona olayın vahametinden bahsetmediği gerekçesiyle Kuzey'in kusurlu olduğunu kabul etmişlerdir. Ancak, Kuzey tarafından binaya gönderilen Mustafa Erdal Us makine mühendisidir. Servis yetkilisi olarak binaya, bu işi bildiği yasal olarak kabul edilen makine mühendisini gönderdiğine göre, yetersiz bir eleman gönderdiği, elemanını yeterince ikaz etmediği veya eğitmediğinden bahsetmek mümkün değildir. Bu itibarla bu sanığın kusurlu olduğu şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilemeyerek sanık Kuzey'in olayda kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır.''
     Doğalgaz projesini hazırlayan firmanın sahibi Yusuf Koç'un mühendis olmadığına işaret edilen kararda, ''Boru kalınlığı projede az gösterilse dahi aradan geçen zaman nedeniyle borunun değiştirilmesi ve günün şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanık Koç'un olayda kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır'' denildi.
     Dairedeki doğalgaz tesisatını yapan şirketinin sahibi ve sorumlu müdürü sanık Ferit Vanlı'ya verilen beraat kararıyla ilgili özetle şu değerlendirmelerde bulunuldu:
     ''Bu sanığın kusurlu olduğuna ilişkin raporlar birbiri ile dahi örtüşmemektedir. Cumhuriyet Savcılığına verilen rapor ile 16 Mart 2010 tarihli raporda Vanlı'nın uygun malzeme kullanmadığı, 1 mm kalınlıkta spiral boru takması gerekirken 0,5 mm kalınlıkta, daha düşük kalitede boru taktığı gerekçesiyle kusurlu olduğu bildirilmiş ise de bilhassa 3 Ekim 2012 tarihli raporda da açıklandığı üzere Vanlı tarafından borunun takılmasından itibaren 7 sene geçmiştir. Aradan geçen zaman zarfında borunun yıpranması normal olduğundan esasen olay tarihinden önce borunun değiştirilmesi gereklidir. Bu durumda, Vanlı'nın 7 sene önce ince boru taktığı gerekçesi ile ebediyen sorumlu tutulması dosya kapsamına uygun değildir.''
    
     -''Birleşik kusur mevcut''-
    
     Diğer taraftan kusurlu bulunan sanıkların olayın meydana gelmesinde tek tek, yani diğerlerinden bağımsız olarak doğrudan sorumlu olmadıkları vurgulanan kararda, sanıkların kusurları birleşerek olayın meydana geldiği ifade edildi.
     Kararda, şu değerlendirmeler yer aldı:
     ''Bu itibarla olayda sanıklar açısından bir nebze birleşik kusur mevcuttur. Bu nedenle de sanıklardan biri ya da birkaçının olayda ferdi olarak tamamen kusurlu olduğu sonucuna varılmadığından ceza tertip edilirken üst sınır ya da üst sınıra yakın uygulama yapılmamıştır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere olayda 7 kişinin ölmesi ve kusur nispetleri nazara alınarak dosya kapsamı ile hak ve nezafet kurallarına uygun düştüğü kabul edilmek suretiyle sanıklar Karadağlı, Us, Özdemir ve Attila'nın cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.''
    
     

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER