ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Sisli
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Mart 2014 Pazartesi 23:26

Bakanlar Işık ve Eker Diyarbakır'da


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "İnanıyorum ki bu oyunu sandıkta siz bozacaksınız. İnanıyorum ki Türkiye'de yapılmak istenen bu operasyona en güzel cevabı sandıkta siz vereceksiniz" dedi.
Bakan Işık ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Oya Eronat, Mine Lök Beyaz, Diyarbakır büyükşehir belediye başkan adayı Galip Ensarioğlu ve Diyarbakır Sur belediye başkan adayı Abdurrahman Kurt ile Kervansaray Otel'de kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Bakan Işık, Diyarbakır'ın bir tane organize sanayi bölgesiyle yetinmesini istemediklerini, kendilerinden bu yönde talepte bulunulmasını istediklerini söyledi. Gaziantep'in sadece Kuzey Irak'a ihracatının 4 milyar dolara yaklaştığını belirten Işık, "Diyarbakır'ın bütün ihracatı şu anda 250 milyon dolar. Demek ki burada bizim daha fazla yatırım yapmamız lazım. Buradaki yatırım iklimi inşallah oluştukça göreceksiniz Diyarbakır aradaki mesafeyi, hele hele basiretli yerel yöneticilerin de birlikte iktidarla uyumlu çalışmasıyla çok daha hızlı ve güçlü bir şekilde kapatacak. İnanıyoruz ki Diyarbakır'da çok daha fazla gencimiz iş bulacak, aş bulacak, ekmek bulacak. Biz bunun için her zaman Diyarbakır'ın yanında olacağız" diye konuştu.
Yerel seçimlerde yapılacak tercihin Türkiye'nin geleceği açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Işık, şunları söyledi:
"Türkiye'nin son dönemde yaşadığı süreci sizler takip ediyorsunuz. Bakın bu ülke çok acı çekti. Bu ülke çok çile çekti. Çok zaman kaybetti. Çok ağır bedeller ödedi. Ama belli ki birileri bu ödenen bedellerden bir ders almamış. Belli ki birileri o eski Türkiye mantalitesi ile millete hizmet eden insanların önünü kesmeyi kendine bir vazife görmüş. Taşeron değişiyor ama büyük irade aynı hedefe yürümekten asla vazgeçmiyor. O hedef Türkiye'de millete hizmet eden, ülkesini kalkındıran, akan kanı durduran, problemleri tek tek çözen millet iradesine dayanan siyasi iktidarları görevden uzaklaştırmak. Bu büyük akıl için kullandığı taşeronlar değişse de büyük akıl için vazgeçmedikleri hedef bu. Ama inanıyoruz ki bu defa bunu başaramayacaklar."
Meydanlardaki coşku ve heyecanın, milletin oynanan oyunu fark ettiğinin bir göstergesi olduğunu kaydeden Işık, şöyle dedi:
"İnanıyorum ki bu oyunu sandıkta siz bozacaksınız. İnanıyorum ki Türkiye'de yapılmak istenen bu operasyona en güzel cevabı sandıkta siz vereceksiniz. Bin yıldır beraberiz kıyamete kadar da Allah'ın izniyle beraber olacağız. Hiçbir güç bizi birbirimizden ayırmaya Allah'ın izniyle muvaffak olamayacak. 30 Mart'ta da sandıkta Diyarbakır'ın bu çözüm sürecine, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe verdiği en güçlü destek, sadece Türkiye'de değil bütün dünya da inanıyorum ki büyük yankı bulacak."
-"Siyasi istikrarın sembolü Recep Tayyip Erdoğan, partisi ve hükumetidir"-
Bakan Eker de Başbakan Erdoğan'ın başlatmış olduğu çözüm süreciyle tüm varlığıyla risk aldığını ifade etti. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın gözaltına alınmak istenmesinin altında yatan sebebin Oslo görüşmeleri olduğunu aktaran Eker, herkesin akan kanın durdurulmasını istediğini dile getirerek "İyi de bu teması kurmadan nasıl kanı durduracaksınız. Bununla bizi suçladılar. MİT Müsteşarını hepse atmaya kalkıştılar. Hedef elbetteki MİT Müsteşarı değil. Hedef onun arkasındaki siyasi iradeydi" değerlendirmesini yaptı.
Irak Kürt Bölgesi Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin Başbakan Erdoğan'ın davetiyle Diyarbakır'a gelmesine değinen Eker, şöyle devam etti:
"En son 17 Aralık'tan bir ay öncesinde Mesut Barzani geldi. İlk defa Diyarbakır'a kıyafetiyle geldi. Diyarbakır'da Diyarbakırlılara Kürtçe hitap etti. Şivan Perver 37 yıl sonra Diyarbakır'a geldi. Doğduğu topraklara geldi. Sayın Başbakanımızla Diyarbakır'da manifesto mahiyetinde bir hitapta bulundular. Bu, çözüm süreci noktasında artık geri dönülmez hali, dönemeci oldu. Tam bir ay sonra 17 Aralık'ı patlattılar. Tüm hedef bu içeridekilerle, dışarıdakilerle çözüm sürecini engellemek. Kim kimin taşeronu bilmiyoruz. Ama işin asli hakikati bu."
Bu seçimlerin üç şey için bir dönemeç olduğunu kaydeden Eker, şöyle konuştu:
"Bir: Çözüm sürecinin kalıcı bir barışa dönüşmesi. İki: Bununla birlikte huzur. Üç: Barış ve huzurla birlikte kalkınma ve istihdam. Üçü birbirine bağlı ama bu üçünün de bağlı olduğu bir şey var o da siyasi istikrardır. Siyasi istikrarın sembolü Recep Tayyip Erdoğan, partisi ve hükümetidir. Zannetmeyin ki başka bir şey için Tayyip Erdoğan'a saldırıyorlar. Zannetmeyin ki söyledikleri doğrudur. Asla doğru değil. Söylediklerinin tamamı itham ve iftiradır. Rahmetli Turgut Özal Türkiye'yi kanlı bir türbülansın içerisindeyken dedi ki, 'artık bazı şeyleri konuşmak lazım' Kürt sorununu çözmek için söyledi bunu. Öyle bir saldırdılar, eşiyle kızıyla oğluyla kendisiyle öyle bir medya aynı medya bugünkü aynı medya o zaman da Turgut Özal'a yaptı. Aynı adamlar, aynı kanallar, aynı gazeteler. Ne oldu rahmetli Özal milletin gönlünde derin bir iz bırakarak vefat etti. Hemen arkasında Türkiye tarihinin en kanlı türbülansına bir kez daha girdi. Faili meçhul cinayetler, öldürülecek iş adamlarının listesinin infazı, arkasından 28 Şubat süreci, antidemokratik uygulama, ekonomik kriz, kan, göz yaşı iflas ve Türkiye öyle bir noktaya sürüklendi ki uçurumun, iflasın kıyısına geldi."
Tarihin tekrardan tekerrür ettirilmeye çalışıldığını söyleyen Eker, "İstikrarın sembolü ve temsilcisi AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan. Eğer bu istikrar bu denge bozulursa söyler misiniz bana CHP mi, MHP mi, BDP mi bunların hangisi Türkiye'yi istikrarla seçime götürecek. Hangisi istikrarla Türkiye'nin sorunlarını çözüme götürecek. 2002 öncesinde CHP'yi de, DSP'yi de, MHP'yi de. Hepsinin neler yaptığını gördük. Bu (seçim) bizim kaderimizi, bizim geleceğimizi yakından ilgilendiriyor. Bunun kalıcı bir barışa dönüşmesi bu istikrarla mümkündür. Şu anda istikrarın bozulması için bütün şer göçler ittifak halindedir" ifadesini kullandı.
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER