ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 06 Haziran 2013 Perşembe 18:01

Bakan Gezi Parkı'nın bilançosunu açıkladı

Bakan Gezi Parkının bilançosunu açıkladı

Bakan Güler, Taksim Gezi Parkı olaylarında 915 vatandaşın ve 516 güvenlik görevlisinin yaralandığını söyledi.


İçişleri Bakanı Muammer Güler, Taksim Gezi Parkı olaylarıyla ilişkili şimdiye kadar 915 vatandaşın hastanelere kaldırıldığını, bugün itibarıyla 79 kişinin hastanelerde yattığını, bunların 4'ünün hayati tehlikesinin bulunduğunu, 8 kişinin yoğun bakımda olduğunu, bu süreçte 516 güvenlik görevlisinin de yaralandığını bildirdi.

Güler, bakanlıktan yaptığı basın açıklamasında, 28 Mayıs'ta başlayan Taksim Gezi Parkı protestolarının şu ana kadar devam ettiğini söyledi.

Şimdiye kadar 78 ilde 746 gösterinin yapıldığını anlatan Güler, "Bu gösteriler sırasında 915 vatandaşımızın ambulanslarla ve çeşitli vasıtalarla hastanelere başvurduklarını, bugün itibarıyla 79 kişinin hastanelerde yattığını Sağlık Bakanlığından aldığımız resmi bilgilerle teyit ettik. Bunların 4'ünün hayati tehlikesinin olduğunu ve şu anda yoğun bakımda 8 kişinin bulunduğunu ifade etmek istiyorum. Bu sürede 516 güvenlik görevlisi de yaralanmıştır" diye konuştu.

"PROTESTOYU AŞAN BIR EYLEM BOYUTUNA GELDİ"

Eylemlerin bugün geldiği noktayla başlangıcı arasında bazı farklılıklar olduğuna işaret eden Güler, bunun, Gezi Parkı'na ilişkin bir projenin protesto edilmesini aşan bir eylem boyutuna geldiğini söyledi.

Güler, şöyle devam etti:

"Nitekim dün Adana'da saat 23.45 sıralarında bir gösterici gruba müdahale esnasında dengesini kaybederek alt geçit inşaat boşluğuna düşme neticesinde Komiser Mustafa Sarı arkadaşımızın, maalesef kaldırıldığı hastanede büyük çabalara rağmen kurtarılamayarak hayata veda ettiğini üzüntüyle öğrendik. Şehit komiserimize Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimize, Emniyet Genel Müdürümüze ve ailesine başsağlığı dileklerimi de iletiyorum.

Elbetteki bu gösteriler sırasında, öncesinde de malumunuz, bir vatandaşımızı, Mehmet Ayvalıtaş'ı trafik kazasında, yine bu gösteriler esnasında Hatay'da Abdullah Cömert'i kaybetmiştik. Onlara da burada tekrar Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum, hastanede yatan yurttaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerimizi sunuyorum."
Bu olaylar sırasında hem hak arama özgürlüklerine uygun şekilde protestolar yapılırken, sonraki günlerde bu olayların yasa dışı gösteriler, polise mukavemet, kamu mallarına zarar verme ve meşru hak arayışını aşan boyutlarda gelişmeye başladığını belirten Güler, şunları kaydetti:

"Şu ana kadar yaptığımız tespitlerde maalesef 280 iş yeri, 103 polis otosu, 259 özel araç, 1 konut, 1 polis merkezi, 5 kamu binası, birisi Cumhuriyet Halk Partisi, 11'i de AK Parti teşkilatlarına ait 12 binada hasar meydana geldiğini, reklam panolarında, trafik levhalarında, otobüs duraklarında, kaldırımlarda, mobese kameralarında, sinyalizasyon sistemlerinde, park ve peyzaj düzenlemelerinde, aydınlatma direklerinde, çöp ve konteynerlerde ve polis noktalarında da önemli zararların da meydana geldiğini tespit ettik. Şu anda ki tespitler, bu zararların 70 milyonu aştığı noktasındadır ve tabii ki üzücüdür."

"ŞİDDET YARATMA ÇABASINDA OLANLAR BULUNUYOR"

Bu olayların Gezi Parkı protestosu boyutlarını aştığını ifade eden Güler, bu eylemlerle içeriden ve dışardan büyük bir bilgi kirliliği, ajitasyon ve yönlendirmeyle toplumsal tabanda derin yaraların açılmasına neden olabilecek provakasyonların da hedeflendiğinin görüldüğünü söyledi.

Hukuksuzluğu meşrulaştırma çabasında olan bazı marjinal kesimlerin, bu olay üzerinden zemin tutmaya çalıştıklarını dile getiren Güler, toplumsal düzeyde çatışma ortamı oluşturarak şiddet yaratmayı amaçlayanlar da bulunduğunu bildirdi.
Demokrasilerde hak aramanın, fikir özgürlüğü ve bunu ifade etmenin yüzlerce meşru yolu olduğuna işaret eden Güler, şunları kaydetti:

"Hukuk devletinde hakları aramanın yolları yasalarla çizilmiştir, hiçbir demokrasi, hak arama özgürlüğü, şiddete dönüşmüş bir öfkeyi meşru kılamaz. Bu ülkede herkesin demokratik sınırlar içerisinde, hukuk çerçevesinde tepkisini ortaya koyma, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma, kendisini ifade etme, basın açıklaması yapma, oturma eylemi yapma hakları vardır ancak hiç kimsenin hukuksuzca, demokrasi dışı eylem yapma, işgal eylemi yapma, esnafa, iş yerlerine zarar verme, çevrede oturanlara, yoldan geçenlere zarar verme gibi bir lüksü, bir hakkı yoktur.

Tabii ki polisimiz de bu milletin polisidir, bu toplumun içinden çıkmıştır, zor bir görevi üstlendiklerinin bilincindedirler ve bu bilinçle de hareket etmeleri noktasında sürekli yönlendirilmektedir. Tabii kameralara yansıyan bu olumsuz görüntülerle ve orantısız güç kullanımına ilişkin iddialarla, tespitlerle, Twitter'dan, internetten bize gönderilen, yazılı basında yer alan bütün görüntülerden yararlanarak bu iddiaları, bu tespitleri, görevlendirdiğimiz mülkiye ve polis müfettişlerince ayrıntılı bir şekilde incelemeye devam ediyoruz. Ancak kameralara yansımayan yüzlerce olayda da polisin sağduyusunu koruduğunu ve provakatörlerin tuzağına düşmeyerek görevini fedakarca ve hakkıyla yerine getirdiğini de burada ifade etmek isterim."

 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER