ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL20°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 28 Şubat 2017 Salı 12:30

Bakan Avcı: 15 Temmuz darbe girişimi tiyatro oyunuyla anlatılacak

Bakan Avcı: 15 Temmuz darbe girişimi tiyatro oyunuyla anlatılacak

Kültür ve Turizm Bakanı Avcı: "Anayasa oylamasının aynı zamanda istikrarın muhafazası için de önemli olduğunu vatandaş da biliyor. Bizim de bunu vurgulamamızda fayda var, o da zaten vurgulanıyor. Bilgilendirme biraz da bu amaçlı" "(Halk oylaması ) Vatandaş, burada tercihinin istikrar ve daha etkin bir yönetimden mi yoksa belirsizlikten mi yana olduğunu, kullanacağı oyun bunlardan birine kapı açacağını bilerek oy kullanmalıdır"


Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, "Anayasa oylamasının aynı zamanda istikrarın muhafazası için de önemli olduğunu vatandaş da biliyor. Bizim de bunu vurgulamamızda fayda var, o da zaten vurgulanıyor. Bilgilendirme biraz da bu amaçlı." dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Bakan Avcı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Bakan Avcı, AK Parti tabanının kısmen "Hayır" kampanyasından etkilendiği yönündeki yorumlara ilişkin bir soru üzerine, bunun "Hayırcılar" tarafından yürütülen kampanyanın önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirterek, "Onun için o oyuna gelmemek lazım, böyle bir şey yok. AK Parti tabanının nerede durduğu çok net, araştırmalardan da görülüyor." diye konuştu.

Halk oylamasından "Evet" neticesi alınması için AK Parti'nin nasıl bir stratejiyle sahada olacağına yönelik soruya Avcı, bunun 25 Şubat'ta Ankara'da yapılan kampanyalı tanıtım toplantısında da anlatıldığını anımsattı.

Bakan Avcı, stratejinin daha çok "Bilgilendirme" esasına dayanacağını vurgulayarak, anayasa değişikliğiyle neyin nasıl değiştirildiği ve bunların neye yarayacağının anlatılacağını kaydetti.

AK Parti'nin kampanyasının, bu konuda bilgilenmeye ihtiyacı olanlar için çok yararlı olacağını düşündüğünü aktaran Bakan Avcı, 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra tek başına bir hükümet çıkmadığını, böyle bir sonucun ülkede yol açtığı belirsizlik ve olumsuz etkileri vatandaşın hatırladığını vurguladı.

Avcı, "Dolayısıyla, bu anayasa oylamasının aynı zamanda istikrarın muhafazası için de önemli olduğunu vatandaş da biliyor. Bizim de bunu vurgulamamızda fayda var, o da zaten vurgulanıyor. Bilgilendirme biraz da bu amaçlı." dedi.

Halk oylaması kampanyalarına ilişkin tartışmalara da değinen Avcı, "Gördüğüm kadarıyla bu tartışmalarda, televizyon tartışmalarından da belli bir bezginlik var zannediyorum. Çünkü, döne döne aynı şeyler konuşuluyor. Vatandaş, burada tercihinin istikrar ve daha etkin bir yönetimden mi yoksa belirsizlikten mi yana olduğunu, kullanacağı oyun bunlardan birine kapı açacağını bilerek oy kullanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

- "Miadını doldurmuş söylemler bunlar"

Yeni sisteme geçilmesi halinde, kültür-sanat ve yazı dünyasının biteceği, Devlet Opera ve Balesi'nin Diyanet İşlerine bağlanacağına yönelik iddialar bulunduğu da Bakan Avcı'ya hatırlatıldı.

"Yeni sistemde, nasıl bir kültür-sanat dünyasını göreceğiz?" sorusuna Avcı, bunların çok bayatlamış söylemler olduğu yanıtını verdi.

Avcı, bunları çok eskiden beri duyduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1994'te Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu zaman da bunlar söylendi. Daha doğrusu olmadan önce, Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanma ihtimalinin görüldüğü andan itibaren İstanbul'da yürütülen kampanya... Bir defa, 'Bunlar' lafı çok incitici bir laftır ama o zihniyeti yansıtması bakımından da önemlidir. 'Bunlar'ın altı çizilerek, 'Bunlar, iktidara gelirlerse, bunlar İstanbul'da Büyükşehir Belediyesini alırlarsa belediyede çalışan kadınların işine son verilecekmiş, Belediye otobüslerinde haremlik-selamlık uygulaması başlayacakmış, tüm içkili lokantalar kapatılacakmış' gibi... Bizim tahayyülümüz buna yetmiyor ama onlarınki bunları aşıyor. Buna benzer pek çok şey üretildi.

Sonra Tayyip Bey, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Ne oldu? Akmayan sular akmaya başladı, İstanbul'un havası temizlendi, ulaşımı düzenlendi. O dönem İstanbul'u bilenler, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır. İnsanlar, evlerinde küvetlerde su biriktiriyordu, bidonlarla su biriktiriyordu. Çöpler dağ gibi yığılıyordu, hatta çöp dağları biriken metan gazından patlıyor, ölenler oluyordu. Hava kirliliği aynı şekilde, Ankara'da da aynı şekilde."

Recep Tayyip Erdoğan'ın o dönem yürüttüğü kampanyanın bu sorunların çözümüyle ilgili somut projelere dayandığını vurgulayan Avcı, yürütülen karşı kampanyanın ise "Kadınların işine son verileceği, haremlik-selamlık uygulamalarının başlayacağı" yönünde olduğunu aktardı.

Avcı, "Oldu mu? Hayır. Ama Tayyip Bey'in kampanyasında vadedilenler oldu mu? Evet, oldu. İstanbul'da su sorunu çözüldü, ulaşım sorunu, çöp sorunu çözüldü. İstanbul'da olağanüstü yeşillenme sağlandı." diye konuştu.

Bakan Avcı, AK Parti'nin kuruluşunda ve AK Parti'nin tek başına iktidara gelme ihtimalinin netleşmeye başladığı tarihlerde de yine benzer iddiaların ortaya atıldığını anlattı.

Halk oylaması sürecinde de "Evet" çıkması halinde tiyatroların, sinemaların kapanacağına yönelik iddiaların bir kez daha gündeme getirilmeye çalışıldığına işaret eden Avcı, Devlet Opera ve Balesi'nin de Diyanet'e bağlanacağına ilişkin iddialara da anlam veremediğini bildirdi.

Avcı, "Niye Diyanet'e bağlanıyormuş? İşte, 'absürdlük olsun' diye. Bunları yazanların bir kısmı, muhtemelen önümüzdeki dönemde artık müşterisi kalmadığı için, hani 'Müşterisiz mal zayidir' hükmü gereğince emekliye ayrılacaklardır. Çünkü, miadını doldurmuş söylemler bunlar. Bunlar artık iş görmüyor, belki son şeylerini oynuyorlar. Gülüp geçmek lazım, onu demek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER