ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 21 Mayıs 2013 Salı 17:27

Aşk için "çevirdikleri dolap" hala dönüyor


"Hileyle iş yapmak" anlamına gelen "dolap çevirmek" deyiminin, yaklaşık 150 yıl önce İzmir'de yaşanan ve engel tanımayan bir aşktan doğduğu belirtildi.
     Urla Karantina Adası Müdürü Şaban Koçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, adada yaşanan gizli bir aşkın, uzun yıllardır dilden dile dolanan bir deyimin kaynağı olduğunu aktardı.
     Karantina Adası'nın, uzun yıllar deniz yoluyla gelenlerden veba, tifo, tifüs gibi ölümcül hastalıkların Anadolu topraklarına girişini önlemek amacıyla hizmet verdiğini kaydeden Koçoğlu, gemiden inen yolcuların adadaki tahaffuzhanede banyo yaptığını ve elbiselerinin dezenfekte edildiğini anlattı.
     Koçoğlu, dönemin en modern tahaffuzhanesinde olası hastalıklara karşı çok titiz davranıldığını ifade ederek, "Yolcuların banyo yapmak için çıkardığı elbiseler, dezenfekte edilecekleri buhar sisteminin olduğu yere filelerle gönderildi. Fileler de duşların bulunduğu bölümden sterilizasyon bölümüne çalışanlarca değil, mikropların yayılmaması için dönen dolaplarla gönderilirdi" diye konuştu.
    
     -Sterilizasyon dolabında aşk mektubu-
    
     Dönen dolap sisteminin Osmanlı saray mutfaklarında ve Amasya'nın tarihi evlerinde kokunun diğer odalara dağılmasını önlemek için kullanıldığını aktaran Şaban Koçoğlu, dolap sisteminin adada yaşanan bir aşka da hizmet ettiğini belirtti.
     Koçoğlu, karantina adasının ilk yıllarında kadınlar bölümünde çalışan görevliyle, erkekler bölümünde çalışan görevlinin birbirlerine aşık olduğunu ancak iş yerinde gönül işlerine sıcak bakılmadığı için bir süre aşklarını gizlemek zorunda kaldıklarına değindi.
     Aşkın engel tanımadığını dile getiren Koçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "O zaman iş yerinde gönül ilişkisine izin verilmiyor ama aşk da engel tanımıyor. Aşıklar o dönemki toplumsal yapı nedeniyle dışarıda da iş yerinde de görüşemiyorlar. 'Görüşemiyoruz, bari mektuplaşalım' diyorlar. Mektuplaşırken de elbiselerin sterilizasyona gönderildiği bu dolapları kullanıyorlar. Erkek olan, önce dolaba vurarak diğer tarafta aşığının olup olmadığını kontrol ediyor. Eğer oradaysa mektubunu dolaba koyuyor ve dolabı çevirerek arka tarafa gönderiyor. Kadın olan da aynı şekilde mektubunu yoluyor. Bu şekilde mektupla hasret gideriyorlar. Ancak bir süre sonra ada yöneticisi aşıkları mektuplaşırken görüyor ve 'Siz ne dolaplar çeviriyorsunuz-' diyor. Bu söz o günden sonra gizli iş yapmak anlamında kullanılmaya başlanıyor. Böylece, tahaffuzhanede yaşanan engel tanımayan aşk, gelecek nesillere aktarılacak bir deyime neden olmuş. Adanın tarihine hakim, olaya şahit olanlardan aktarılan olay bu şekilde."
     Şaban Koçoğlu, aşıklara daha sonra ne olduğuna dair bir bilgi bulunmadığını sözlerine ekledi.
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER