ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Mayıs 2013 Pazar 23:08

"Anlamayan sadece Bahçeli ve Kılıçdaroğlu"


AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği'nin (AB) çözüm sürecine bakışı konusunda, "AB, çözüm sürecine baktığı zaman Türkiye'nin en önemli adımlarından birinin atıldığını görüyor" dedi.
     AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Kanal 7 televizyonunda katıldığı programda soruları yanıtladı.
     Bağış, devam eden çözüm süreciyle ilgili soru üzerine, sürecin aslında AK Parti'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002'de başladığını belirtti. Bağış, "Çözüm süreci AK Parti'nin kuruluşunda yayımladığı parti programında da bugüne kadar her seçim beyannamesinde vatandaşına vaat ettiği bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının etnik kimliğe, siyasi görüşe, anadile, inançlara bakılmaksızın kendilerini bu ülkenin eşit vatandaşı hissedebilmelerini sağlayacak bir süreçtir" diye konuştu.
     Bağış, çözüm sürecine AB'nin bakışı konusunda şunları söyledi:
     "AB, bu sürece baktığı zaman Türkiye'nin en önemli adımlarından birinin atıldığını görüyor. O da terör belasının başımızdan def edilme sürecidir. Türkiye'de akan kanın, gözyaşının durması sürecidir. AB, bir aday ülke olarak, ileride üye olacak bir ülke olarak Türkiye'ye baktığı zaman Türkiye'nin kendi içinde çatışması olan, kan dökülen, kendi içinde barışı sağlayamayan bir ülke olarak görüyordu. Verdiğimiz imaj buydu. Şimdi bu çözüm süreciyle birlikte Türkiye ekonomik potansiyelinin yanı sıra, genç ve dinamik enerjisinin yanı sıra, enerji kaynaklarına coğrafi yakınlığının yanı sıra aynı zamanda kendi iç barışını sağlamış, bunun sadece kendisine değil, bölgesine ve üyesi olacağı AB'ye de katkılarına dikkat edebiliyor."
    
"Anlamayan sadece Bahçeli ve Kılıçdaroğlu"
    
     Türkiye'nin AB süreci ile çözüm sürecini birlikte düşünmek gerektiğine vurgu yapan Bağış, Türkiye'de bölünme riskinin olmadığını, Türklük veya başka bir kimliğin elden gitmediğini, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması gibi bir konunun da gündemde olmadığını söyledi.
     Gittiği yerlerde artık kendisine süreçle ilgili çok fazla soru gelmediğini kaydeden Bağış, "Herkes her şeyin farkında" dedi.
     Bağış, "Vatandaşımızın büyük çoğunluğu işin ne olduğunu anlamış durumda. Bu işi anlamayan iki kişi gördüm şu ana kadar; Birisi Sayın Devlet Bahçeli, diğeri de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Onlara da Allah akıl fikir versin diyorum. Çünkü terörün devam etmesini isteyen bir siyaset yönetmeye çalışıyorlar. Bunun da karşılığını bulabilme ihtimalleri yok" diye konuştu.
     Bağış, bir başka soru üzerine 4'üncü yargı reformu sayesinde Türkiye'nin imajının bozuk olmasına yol açan birçok sorunu ortadan kaldıracak yeni bir yapı geleceğini söyledi.
     Türkiye'nin sorunları bulunduğunu ifade eden Bağış, "Bunlar 80-90 yıllık sorunlar. Bunları bir gecede çözemiyorsunuz. Aşama aşama düzeliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki (AİHM) davalarda çok büyük düşüş bekliyoruz. İç hukuk yoluyla bunların birçoğunun çözümü gerçekleşebilecek" dedi.
    
"Askeri anayasayla asgari demokrasi"
    
     Bağış, yeni anayasa süreci konusunda ise geçmişte İspanya, Portekiz ve Yunanistan'ın AB sürecine askeri anayasayla başladığını ancak sivil anayasaya geçince süreçlerinin çok hızlandığını söyledi. Bağış, şunları kaydetti:
     "Türkiye'nin 1960'tan beri askeri anayasalarla yönetildiğini unutmamak gerekir. Askeri anayasayla, asgari demokrasi oluyor. Bu kadar oluyor. Bizim artık gerçekten milli iradeyi temsil eden, milletin iradesinin muktedir olduğunu ortaya koyan bir anayasaya geçmemizin vakti geldi. Bu da öyle askeri darbelerden sonra geçilen anayasaların maddelerini değiştirerek olmuyor."
     Bağış, "Ufukta bir referandum gözüküyor mu" sorusuna, "Eninde sonunda olacaktır" karşılığını verdi, ancak hala şu andaki parlamentoda yeni bir anayasa yapacak iradeyi gördüğünü vurguladı.
     AB ile yürütülen üyelik müzakerelerinde 14'üncü faslın haziran sonunda açılacağını dile getiren Bağış, "Bölgesel Politikalar" faslının 3 yıl aradan sonra açılacak ilk fasıl olduğunu, temmuz ayında AB dönem başkanlığını alacak Litvanya'nın dönem başkanlığında da "Mali Politikalar" faslını açmak için çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.
    
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı
    
     Bağış, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olup olmayacağı sorusuna da "Bugüne kadar partim bana hangi görevi verdiyse ben onu yapmaya çalıştım. Ben AK Parti'nin bir neferiyim. Bundan da onur duyarım. Partim, genel merkezim, genel başkanım, ülkem, milletim benim hangi cephede hangi görevi uygun görüyorsa, ben de bu hareketin ve bu ülkenin bir neferi olarak o konuda elimden geleni en iyi şekilde yapmaya çalışırım" cevabını verdi.
     Adaylar belirlendikten sonra parti olarak da herkesin adaylar arkasında kenetleneceğini kaydeden Bağış, "12 yıldır İstanbul milletvekiliyim. İstanbul teşkilatı, genel merkezin göstereceği adayın arkasında kapı gibi durur. hep beraber il başkanından mahalle temsilcisine, sandık görevlisine kadar o adayımızın arkasında tek vücut, tek yumruk oluruz" dedi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER