ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Nisan 2013 Cuma 10:36

Âkil İnsanlar'ın ilk mesajı!

Âkil İnsanların ilk mesajı!

Âkil İnsanlar Heyeti Başbakan ile buluşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Âkil İnsanlar arasında yer alan isimler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları toplantı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Koçyiğit, "Anaların artık gözyaşlarının dinmesi istiyor ve bir anne olarak burada yer alıyorum." dedi.

Çözüm sürecine katkı sağlamak amacıyla oluşturulan Akil İnsanlar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Dolmabahçe çalışma ofisinde ilk toplantısını yaptı. Toplantıya yurtdışında olan Fadime Özkan dışında 62 isim katıldı. Toplantı sonrası akil insanlar gazetecilere açıklama yaptı.

Hülya Koçyiğit: "Türkiye'de yıllardır akan kanın durması için, Türkiye için, geleceğimiz evlatlarımız için anaların gözyaşının artık dinmesi için Türkiye'ye barış ve çözüm getirmeli. Çözümü üretmeliyiz ve barışın tesis edilmesini hep beraber inanarak çabalamalıyız. Bunları konuştuk. Önerilerimiz oldu. Heyetin önerileri oldu. Zaman içerisinde çalışmalar hep beraber el ele başlatılacak. Burada önemli olan toplumsal barışın sağlanması. Bunun tesis edilmesi için de gerçekten iyi niyetli çabalara barış çabalarına bütün kalbimle destekliyorum. Benim rolüm anaların ağlamamasını istiyorum." diye konuştu.

Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan ise, "Başbakan süreç ile ilgili destek istedi. Bu komisyonun özet kişiler topluluğu olduğunu ve herkesi buraya çağırmanın mümkün olmadığını söyledi. Zaman zaman sorular soruldu. Çalışma süresi 1 aydan iki aya çıkartıldı. Bölgelere göre çalışmalar komisyonların inisiyatifine bırakıldı. Barış kültürünü yeşertmek için çalışacağız." dedi.

Toplantıya katılan diğer isimlerin yaptığı değerlendirmeler ise şöyle:

Prof. Dr. Doğu Ergil: Süreç başladı. İçeriğini barışın hangi koşullarda gerçekleşeceğini hükümet komisyona bıraktı. Bizden beklenen toplumun direnci varsa bunu anlayıp ikna etmek. Sanatçıların faaliyetleri gazetecilerin neler yapacağını her bölge kendisi belirleyecek. Bizim görevimiz barışı mayalandırmak. Bu bir sivil toplum hareketidir.

78'liler Girişimi Başkanı Celalettin Can: Komisyonun içeriğini ve görev tanımındaki belirsizliği ifade ettik. Başbakan komisyonun tanımıyla ilgili kendi aranızda yapacaksınız dedi. Barış dilini kullanmamız gerektiğini söyledik. Başbakan kullanılan dilin yasal çerçeveler ölçüsünde olduğunu söyledi. Bunu bir yüzleme hareketine dönüştürmek istediğimizi ifade ettik. Örneğin Diyarbakır Cezaevi'ndeki olaylar için Diyarbakır adalet komisyonu kurulmuştu. 80-84 arasında Diyarbakır cezaevindeki olayları araştırmıştı. Bu komisyon çalışmasını batıya anlatabilir miyiz diye teklifte bulunduk.

TESEV Başkanı Can Paker: Süreç yeni başlıyor. Sahaya çıkmadan nasıl gideceğinizi bilemezsiniz. Başkanı olduğum Doğu Anadolu bölgesi ile ilgili çalışmaya bir hafta içerisinde başlıyoruz ve bölgeye gitmiş oluruz. Bunun için beklemeyeceğiz.

Mustafa Armağan: İlk rapor 15 gün sonra yayınlanacak. Nihai rapor 2 ay içerisinde hazırlanmış olacak. Marmara bölgesi olarak çalışmalara yarından itibaren başlıyoruz. Toplum ile devlet arasındaki ilişkiyi kurmak için görev yapacağız.

Ahmet Taşgetiren: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. Taşgetiren, “Heyetin çalışmasının bütün amacı barış sürecinin topluma intikali, kardeşliğin geliştirilmesi, sürecin sağlıklı toplumsal bir zemine kavuşmasını sağlamak” dedi.

Toplantı sonrası gazetecilere açıklama yapan gazeteci Ahmet Taşgetiren, “Bir sunuş konuşması yaptık. Sonrada sorular soruldu, katkılarda bulunuldu. Değişik sorular da var tabii daha çok da nasıl çalışacağına ilişkin. Bu noktada sayın Başbakan heyetlerin tamamen sivil bir insiyatif olarak kendi programını kendisinin belirleyeceğini yani bireysel temaslarda üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına kadar aşağı yukarı iki aylık bir sürede bir çalışma yapılacağını ve ondan sonra bir rapor hazırlanacağını ve getirip başbakana sunacağını söyledi. Başbakan ayrıca heyet başkanlarıyla haftada bir veya 15 günde bir daha özel değerlendirme toplantıları yapacak. Yani bu heyetin çalışmasının bütün amacı barış sürecinin topluma intikali, kardeşliğin geliştirilmesi, sürecin sağlıklı toplumsal bir zemine kavuşmasını sağlamak” diye konuştu.

Gazeteci Hilal Kaplan: “Gayet olumlu bulduğumu söyleyebilirim. Şu anda belirlenen isimler bölgelere göre ayrılmış durumda. Ama bir esneklik var, isteyen istişare yapabiliyor. Bu tamamen bize kolaylık olsun diye zaman kazandırmak için yapılıyor. Bunun dışında nerelere gideceğiz, kimlerle görüşeceğiz, nasıl bir format uygulanacak bunlar zaten sivil bir insiyatif olduğu için katılımcıların insiyatifinde istişareyle karar vereceğimiz şeyler. İnşallah hayırlı olmasını diliyorum. Sahada 2 ay kadar çalışılacak sonra bir raporlama süreci olacak. Raporlama süreci de bir ayı bulmaz diye düşünüyorum. Toplamda en fazla üç aylık bir süreden bahsediyoruz” dedi.

Gazeteci Nihal Bengisu Karaca:, “Hükümetin burada aydınları toplayarak bölgeye gönderme şeklinde bir düzenleme var. Fakat bu teknik detay dışında içeriğin nasıl doldurulacağı heyet üyelerine bırakıldı. Herhangi bir yönlendirme olmayacak. Çerçeve bu şekilde çizildi.” şeklinde konuştu.

Oral Çalışlar: Böyle bir teklifi memnuniyetle kabul ettim. Türkiye'nin kaderini ve geleceğini değiştirmek adına bir şeyler yapmak isteyen biri olarak memnunum. Çözüm sürecini samimi olarak destekleyen ve isteyen insanlar var listede. Bütün isimler çözüm sürecini destekliyor.

Etyen Mahçupyan: "Hükümetin dizayn ettiği bir proje ve sivil toplumun yardımını istediği bir proje. Sürecin başarılı olmasını ve bu hükümetin de bu süreçte başarılı olmasını istiyorum. Vatandaş olarak elimden geleni yapacağım."

Muhsin Kızılkaya (Yazar): "Başbakan bize bir şey dikte ettirmedi. Bunları yapın demedi. Bu bir hükümet inisiyatif ile oluşturulmuş bir heyet ama çalışma usullerini heyetin kendisi belirleyecek. Her bölgenin grubu kendi arasında toplantılar yapacak. Bir aylık bir süre için ön görülmüş bir komisyondu süreyi iki aya çıkardılar. İki ay sonunda rapor oluşturulacak. Yüzde 50 üzerinde bir destek var. Bunu 60a çıkarmanın yollarını arayacak heyet.

Gurur verici. Türkiye'nin 30 yıldır süren korkunç bir kanlı çatışmanın sonunun getirilmesinde bir katkımızın olması çok güzel bir şey. Öteden beri barışın özlemi içinde olan biriydim. Bunu insanlara daha çok anlatmaya çalışacağım. Elimden geleni yapacağım. "

Mithat Sancar (Yazar) : Son derece verimli açık bir toplantı oldu.Soruların açıkça sorulduğu bir ortamdı.

Kurumun çalışma yöntemleri ve işlevleri yetkileri konusunda da sorular soruldu. Onlar Başbakan ve Bakanlar tarafından cevaplandı. Bence durumun netleşmesi ve belirginleşmesi açısından çok faydalı bir toplantı oldu.

Nasıl çalışacak, ne yapacak soruları vardır bunların birçok kısmının temelsiz olduğu bir toplantı oldu.

Barış Sürecine katkı sunmak. Bu heyetlerin kendilerine bırakıldı çalışma süreci. Bunlar bizim önerilerimizdir denildi. Dayatma söz konusu olamaz. Çalışma yollarınızı kendiniz belirleyeceksiniz denildi. Heyetlerin, grupların kendilerine çok geniş bir inisiyatif bırakılıyor. Lojistik hizmetleri eksiksiz hükümet tarafından karşılanacak.

Sibel Eraslan (Yazar) : Gruplar belirlendi ben Doğu Anadolu grubundayım. Her bölgede 9 kişi var. Genel olarak sivil toplantı örgütlerinden gelen arkadaşlarımız var. Öğretim üyeleri, sanatçılar , gazeteciler var. Türkiye'de birçok akil insan olduğunu söyledi. Bütün herkesin bu sürece katılmasını talep ediyoruz denildi.

Başbakanımız size şu konferansı yapın bu konuyu konuşun demeyeceğiz dedi. Doğu Anadolu Bölgesi'nde 15 vilayet var. Sivil toplum örgütlerini, üniversiteleri, insanları elimizden geldikçe ziyaret etmeye başlayacağız. Yarından sonra Urfa'da olacağım. Bu ziyaretlerimizi bu kucaklaşma, toplum ile bir araya gelme selamlaşma, helalleşmeyi yapacağız. Gittiğimiz bölgelerden elde ettiğimiz sorular ve taleplerin aktarılmasında yardımcı olacağız.

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER