ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL28°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Nisan 2013 Çarşamba 19:07

Akil İnsanlar Siirt'e


Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Bölgesi Grubu üyeleri, Siirt'te çeşitli görüşme ve ziyaretlerde bulundu. Terör saldırısında kızlarını kaybeden bir aileyi ziyaret eden grup, faili meçhul cinayet kurbanlarının cesetlerinin atıldığı ileri sürülen Kasaplar Deresi'ne de gitti.
     Yılmaz Ensaroğlu, Mehmet Emin Ekmen, Lami Özgen, Ahmet Faruk Uysal, Fazıl Hüsnü Erdem, Kezban Hatemi ve Etyen Mahçupyan'ın yer aldığı grup, öğle saatlerinde Aydınlar (Tillo) ilçesinde ziyaretlerde bulunduktan sonra Siirt'e döndü.
     4 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı 2011 yılındaki terör saldırısında bir kızını kaybeden Olgaç ailesini ziyaret eden grup üyeleri, aileyle bir süre görüştü. Ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın ile Kasaplar Deresi'ne giden grup, burada ilgililerden bilgi aldı.
     Grup Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Nevala Kesaban" olarak bilinen Kasaplar Deresi'nin sadece Kürt sorunuyla ilgili ve sınırlı olmayan, 1920'lere kadar dayanan karanlık bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.
     Kasaplar Deresi'nin eskiden beri toplu mezarların mekanı olduğunu ifade eden Ensaroğlu, "Kaçırılıp kaybedilen insanların, toplu infazlarda cesetlerin atıldığı bir mekan burası. Kürtlerin, hatta belki bölgede yaşayan Süryanilerin, Ermenilerin hafızasında ciddi yaralar açmış derenin, toprakla doldurulmuş yerindeyiz. Ciddi iddialar var, özellikle insan hakları kuruluşlarına öteden beri başvurular var. Buranın koruma altına alınması ve buradaki kemiklerin çıkarılarak faili meçhullerin aydınlatılması için gerekli kanıtların olduğu bir mekan burası" dedi.
    
     -Geçmişle yüzleşmek-
    
     Ensaroğlu, çatışmalı sorunlara kalıcı çözüm için geçmişle yüzleşmenin vazgeçilmez bir husus olduğunu, geçmişi örterek, hiçbir şey yaşanmamış gibi yaparak sorunların örtülemeyeceğini ifade etti.
     Acıları gerçekten dindirecek yüzleşmelerin gerekliliğine değinen Ensaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "O yüzleşme kimi zaman yargılama olur, kimi zaman itiraf olur. Güney Afrika'da olduğu gibi yaşanmış olaylar, hukuk dışı eylemler, taraflar tarafından itiraf edilir ve taraflar birbirini karşılıklı affeder. Böylece o toplum o ülke geçmişindeki bir yarayı sarmış olur ama biz maalesef bu kıvama gelemedik.
     Bu mekanın toplumsal hafızada olumsuz bir anısı var. Bununla da bir yolunu bulup yüzleşmemiz bu dosyaları açığa çıkarmamız ve hakikaten sahici bir helalleşmeyi yapmamız lazım ki kimsenin bir sızısı, sızıntısı, devam eden bir yara kalmasın."
    
     -Hatemi: "Özelikle ana dilde eğitim şiddetle isteniyor"-
    
     Grup Başkan Vekili Kezban Hatemi de bu hafta Batman ve Siirt'te olduklarını, buralarda yine sivil toplum ve halkla görüşmeler yaparak tespitlerde bulunduklarını kaydetti.
     Bölgede barış sürecinin müspet karşılandığını vurgulayan Hatemi, "Halkta inanılmaz bir dinginlik, sakinlik, endişeyle birlikte mutluluk da seziyoruz. Bölgede insanlar dağlarda piknik yapmaya başlamış. Gelecek için uluslararası heyetlerle görüşmeler yapılıyor. Ekonominin canlanması için bunlar ümit verici şeyler" dedi.
     Hatemi, barış sürecinde bölge halkının taleplerinin, sürecin oluşumu, öngörülen ve öngörülemeyenler hakkında düşüncelerinin olduğunu da belirterek, şunları söyledi:
     "Biz bunları tespit ediyoruz. Özelikle ana dilde eğitim şiddetle isteniyor. Herkes çocuğunu kendi ana dilinde eğitmek istiyor. İkinci olarak, teröre bulaşmamışların yeniden kazanımları konusunda anneler evlatlarıyla kucaklaşmak istiyor. Korucu problemi var, onlarla da görüşüyoruz. Yine faili meçhullerin ortaya çıkarılması talebi var. Askerde intihar vakaları var, bana 4 dosya verildi. Çok acı, onların takipçisi olmamız isteniyor.
     Bizlerden beklenen buradaki talep ve endişeleri tespit etmek, aktarmak ve toplumun her kesimiyle görüşmek. Bütün bunları tespit ederek bildireceğiz. Özellikle başbakana bir rapor hazırlanıyor. Hemen her grup bunu yapıyor. İzlenimlerimiz müspet. Bölünmek isteyen yok. Batıdaki maalesef empati yapmayan, bu ülkenin gerçeklerinden bihaber, yanlış şartlanan, ön yargılı davrananlara söyleyecek söz yok. Onlara Kur'an-ı Kerim'in diliyle hitap etmek lazım. Görmezler, anlamazlar, işitmezler, kalpleri mühürlüdür. Allah kalplerinin mührünü açsın diyorum."
     Hatemi, gazetecilerin, suça karışmamış örgüt mensuplarının evlerine dönmesiyle ilgili sorusuna da "işin bu boyutuyla ilgili değiliz, bunu siyasiler yapacaktır. Bundan hiç şüphe etmeyin görüşülüyor, konuşuluyor. Şöyle söyleyeyim kervan yürüyor. O usulüne uygun yapılır. Elbette karşılıklı tedbirler alınıyordur. Devlet hukuk devleti olmayı kafaya koyduysa gereğini yapar arkadaşlar" yanıtını verdi.
     Daha sonra Güres Caddesi'ne geçen grup üyeleri, vatandaşlarla sohbet etti.
     Sohbette bir vatandaş "Yaşım 50, şu ana kadar hep olağanüstü hallerde yaşadık. Bundan sonra insanca yaşamak istiyoruz" derken; öğrenci olduğunu söyleyen bir genç ise, "Burada bu kadar acı yaşanmasına rağmen insanlar barışa bu kadar sahip çıkıyor. Buradaki acının bu kadar yoğun olmasına rağmen bölge insanı bunu yaparken Karadeniz bölgesindeki tepkiyi anlayamıyoruz" diye konuştu.
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER