ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 10 Aralık 2016 Cumartesi 15:21

AK Parti İl İnsan Hakları Başkanları Birim Toplantısı

AK Parti İl İnsan Hakları Başkanları Birim Toplantısı

Adalet Bakanı Bozdağ: "Türkiye cezaevlerinde sadece gazetecilik yaptı diye hiç ama hiç kimse yok. Tek tek konuşalım. Hepsine isnat edilen suçlara baktığınızda gazetecilik suçu diye bir suç yok" "Türkiye'de, Türk mahkemeleri tarafından yapılan yargılama sonucunda 5 yıl hapis cezası almış birisi, Almanya'nın Cumhurbaşkanı tarafından cumhurbaşkanlığı sarayında ağırlanıyor. Bu dostlukla, iyi ilişkilerle izah edilebilir mi? Mahkeme karar vermiş, bağımsız yargı 'suçlu', 'şu kadar da ceza veriyorum'


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Türkiye cezaevlerinde, sadece gazetecilik yaptı diye hiç ama hiç kimse yok. Tek tek konuşalım. Hepsine isnat edilen suçlara baktığınızda gazetecilik suçu diye bir suç yok." dedi.

Bozdağ, AK Parti Genel Merkezi'nde 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen "AK Parti Genel Merkez İl İnsan Hakları Başkanları Birim Toplantısı"nın açılışında yaptığı konuşmada, insan hakları konusunun tarih boyu bütün insanların gündeminin birinci maddesi olduğunu belirtti.

Türkiye'de insan hakları konusunda ciddi çalışmalar yapıldığını ifade eden Bozdağ, kendi hükümetleri öncesinde ve hükümetleri döneminde önemli çalışmalara imza atıldığını kaydetti.

AK Parti hükümetleri döneminde insan hakları ihlallerinin yok edilmesi noktasında önemli reformalar yapıldığını bildiren Bozdağ, Türkiye anayasasının bir darbe anayasası olduğunu, darbecilerin ruhunun, anayasanın her harfine sindiğini vurguladı.

Yeni bir anayasanın yapılmasının zorunlu hale geldiğini aktaran Bakan Bozdağ, yeni anayasa için çalışmalar yapılmak istenen her dönemde önlerine çeşitli engeller çıkarıldığını ifade etti.

"Türkiye insan hakları konusunda eğer nihai bir devrimi yapmak istiyorsa, mutlaka yeni bir anayasayı yapmak zorundadır." diyen Bozdağ, AK Parti'nin yeni anayasa iradesini kuruluşunda ortaya koyduğuna dikkati çekti.

- "Türkiye, darbecilerin yaptığı anayasayla yönetilme utancına katlandı"

Adalet Bakanı Bozdağ, "Türkiye, 34 yıldır darbecilerin yaptığı bir anayasayla yönetilme utancına katlanmak durumunda kaldı. Artık daha fazla bu utançla yaşamamamız için yeni anayasa şarttır. Herkes hazır ama parlamento buna maalesef bütün kesimiyle henüz hazır değil. Milletin çok ama çok arkasında." dedi.

TBMM'ye sunulması beklenen anayasa değişikliği paketi hakkında da açıklamalarda bulunan Bozdağ, "Son paket henüz gelmedi ama o paketle beraber askeri yargı alanında da önemli bir tarihi reforma imza atacağız ve Türkiye'nin önünü açan, hukuk devleti olma vasfını güçlendiren, insan hakları bakımından daha teminatlı bir ülkeye dönüştüren önemli bir reformu da oradan atmış olacağız." diye konuştu.

İfade hürriyeti alanında büyük değişikliklere imza attıklarını vurgulayan Bozdağ, basın yayın organlarının kullandığı basın araçlarının suç aleti olarak müsadere edilemeyeceğinin anayasa kuralı haline hükümetleri döneminde getirildiğini hatırlattı.

Cezaevlerinde mesleği gazetecilik olduğu için tutuklu olan kimsenin bulunmadığını bildiren Bozdağ, şöyle devam etti:

"Türkiye cezaevlerinde, sadece gazetecilik yaptı diye hiç ama hiç kimse yok. Tek tek konuşalım. Hepsine isnat edilen suçlara baktığınızda gazetecilik suçu diye bir suç yok. Hüküm giymiş gazeteciler var. Ne diye hüküm giymiş bakıyorsunuz, karakol bombalamış. 'Mesleğin ne?' diye sorduğunda savcı, mahkeme, 'ben gazeteciyim' demiş. Mesleğinden dolayı mı ceza veriliyor, karakol bombalamış. Uyuşturucu taşırken suç üstü yakalanmış, 'ne iş yapıyorsun', 'gazeteciyim', gazeteci diye mi ona işlem yapıyorlar, uyuşturucu... Öbürü silah kaçakçılığı yaparken, öbürü dağa terörist götürürken yakalanmış. İsnat edilen suçlara baktığınızda başka başka."

- "Türkiye devletine söveni baş tacı ediyorlar"

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı kabul etmesini de eleştiren Bozdağ, şunları söyledi:

"Türkiye'de, Türk mahkemeleri tarafından yapılan yargılama sonucunda 5 yıl hapis cezası almış birisi, Almanya'nın Cumhurbaşkanı tarafından cumhurbaşkanlığı sarayında ağırlanıyor. Bu dostlukla, iyi ilişkilerle izah edilebilir mi? Mahkeme karar vermiş, bağımsız yargı 'suçlu', 'şu kadar da ceza veriyorum' demiş. Bir başka ülkenin cumhurbaşkanı alıp orada ağırlıyor. Ben buradan söylüyorum, ey Can Dündar, Alman Cumhurbaşkanı sana niye iltifat ediyor, niye sarayında ağırlıyor? Türk milletinin, Türkiye devletinin hakkını, hukukunu korudun, atana, yurduna, milletine saygılı bir vatandaş oldun, sadakatli davrandın diye mi sana orada iltifat ediyor, övüyor?

Yoksa ülkene, milletine, devletine sövdün onun aleyhine faaliyette bulundun diye mi sana bu iltifatı yapıyor? Çok açık, eğer batıda birinden iltifat görmek istiyorsanız Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na, Türkiye devletine sövün baş tacı ediyorlar, Türk milletine ve Türk devletine ihanet eden suçları işleyin, baş tacı ediyorlar. Sizin ifade hürriyetinden anladığınız sadece Türkiye devletine, Türk milletine ihanet eden açıklamaları yapanların, çalışmaları yapanların hürriyeti midir?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Adana'daki mitingde gazetecilerin isimlerini okuduğunu ve alandakilerin de "burada" karşılığını verdiğini hatırlatan Bozdağ, Kılıçdaroğlu'nun ömrü boyunca Atatürk'e sövmekle irtifa kazanmış insanları Atatürk ile aynı çizgide değerlendirdiğini ve ömrü boyunca Atatürk'ün yolunda giden insanlara alkışlattırdığını kaydetti.

- "Atatürk'ün koyduğu iradeye harp açmış insanları alkışlamak yakışıyor mu?"

Adalet Bakanı Bozdağ, "Buradan Atatürk'ü samimi sevenlere sesleniyorum, Sayın Kılıçdaroğlu size kimleri alkışlatıyor bakıyor musunuz? Sırf AK Parti karşıtlığı nedeniyle, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sahip olduğu bütün değerlere, Atatürk'ün ortaya koyduğu iradeye harp açmış insanları alkışlamak size yakışıyor mu? Sormak gerekmez mi, 'bunları bize niye alkışlatıyorsun, Atatürkçülük, Cumhuriyet Halk Partisi adına bunlar hangi şeyleri yaptı?' demeniz gerekmez mi? Demiyorlar, alkışlıyorlar. Ben diyecek başka hiçbir şey bulamıyorum." ifadelerini kullandı.

Avrupa'nın Türkiye'nin aleyhine faaliyette bulunanlara büyük destekler verdiğini vurgulayan Bozdağ, PKK, FETÖ, DHKP-C mensuplarının ve Türkiye'ye zarar verenlerin hepsinin himaye edildiğini belirtti.

Avrupa'nın yaptığının yanlış olduğunu anlatan Bakan Bozdağ, "Türkiye düşmanlarının baş tacı yapılması kabul edilemez." dedi.

Türkiye'de cezaevlerindeki kötü muamele ve işkence iddialarına da değinen Bozdağ, cezaevlerinde işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans uygulandığını aktardı.

İşkence ve kötü muamele iddialarının darbe teşebbüsünün ardından ortaya çıktığını belirten Bozdağ, 14 Temmuz'da olmayan işkence ve kötü muamele iddialarının, 15 Temmuz'dan sonra çoğaldığına işaret etti.

Söz konusu iddialara ilişkin FETÖ, PKK, DHKP-C'ye mensup teröristlerin uluslararası kurumlar, kuruluşlar nezdinde Türkiye aleyhine büyük iftira kampanyası yürüttüklerini kaydeden Bakan Bozdağ, bunu destekleyenlerin de bulunduğunu bildirdi.

Bozdağ, Birleşmiş Milletler (BM) İşkence Raportörü Nils Melzer'in incelemelerde bulunduğunu anımsatarak, "Geçen geldi BM temsilcisi, 'biz böyle bir şeye rastlamadık, ancak ifadelerden böyle bir izlenim edindik' diyor. Kusura bakmayın, var mı, yok mu? 'İzlenim edindik' diyerek Türkiye'yi suçlamayı biz kabul edemeyiz. Varsa bize söyleyin üzerine gidelim, yoksa da yok olduğunu siz açıkça ifade edin." diye konuştu.

Fransa'da Yargıtayın denetiminin Adalet Bakanlığına verildiğini hatırlatan Bozdağ, Avrupa'nın kurumlarının buna "yargı bağımsızlığı gitti" diyerek ses çıkartmadığını kaydetti.

İnsan hakları konusunda Avrupa kurumlarının, uluslararası örgütlerin bazı ülkelere farklı standartlar koymasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Bozdağ, bütün kurumlardan Türkiye'ye başka ülkelere hangi standartlara bakıyorlarsa, o gözle bakmalarını beklediklerini sözlerine ekledi.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER