ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL7°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 07 Mart 2013 Perşembe 11:38

Afrika'da kadın olmak daha da zor


Dünyanın diğer bölgelerine göre yaşam koşullarının daha zor olduğu Afrika ülkelerinde kadınların sağlık merkezine erişememesi nedeniyle anne ve bebek ölüm oranı hala yüksek düzeyde.
    
Yoksulluğun, savaşın ya da iç karışıklığın hakim olduğu bölgelerde başta sağlık ve insani yardım olmak üzere muhtaç insanlara sivil toplum kuruluşları el uzatmaya çalışıyor. Kendine Afrika'ya çalışma alanı seçenlerden bu derneklerden biri de Yeryüzü Doktorları Derneği. Afrika'ya sık sık giden 30 yıllık hekim, derneğin kurulu üyesi Havva Sula, gözlem imkanı bulduğu Afrikalı kadınların sorunlarını AA muhabirine anlattı.
    
İlk kez 2006'da Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne gittiğini belirten Sula, 8-10 çocuklu kadınların bir de sıtma ile mücadele ettiğini kaydetti.
    
''Bir bebeğin ölümü anne için sıradan ve doğal''
    
Sula, Somali'de kendisini çok etkileyen bir bir olayı ise şöyle anlattı:
    
''Hastaneyi gezerken karşılaştığım bir kadın vardı. Koridorda öylesine duruyordu, ifadesiz bir duruşu vardı. Masa üstünde buruşuk bir örtünün içinde bebek olduğunu anladık. 2 aylık bebeği ölmüş, bebeği orada duruyor, annesi başında. Ne ağlıyor, ne de bir şey söylüyor. Eşi de eşyalarını topluyor. Anneler, bebekleri öldüğünde nasıl olur biliyoruz. Bir şey demek ihtiyacı hissettim. Elini omuzuna koydum. Ondan sonra ağladı. O zamana kadar ağlamıyordu bile. Ağlamayı bile hak görmüyordu. Orada bir bebeğin ölümü sıradan ve doğal, anne bunu böyle karşılıyor. Kadın olarak etkilendiğim görüntülerden biriydi o.''
     Nijer'deki gözlemlerine de değinen Sula, ''Fistül merkezinde 16 yaşında tanıştığım Hindun adlı kadın da beni etkileyen durumlardan biriydi. 14 yaşında evlenmiş, 15 yaşında hamile kalmış. 3 gün boyunca sancı çekmiş. Fistül olmuş. Fistül merkezinde ameliyat olmuş ancak ameliyat başarılı olamamıştı. Bu da bir kadın ve Afrika'nın başka bir yüzüydü. Artık erkeklerin yüzünü görmek istemediğini söylemişti'' diye konuştu.
     Dernek olarak bu konu üzerinde çalıştıklarını anlatan Sula, ''Anne çocuk sağlığı hizmetlerinde yetersizlik var. Fistül bu yetersizliğin sonucu olarak ortaya çıktı. Direk bir hastalık değil, sakatlanma ve yaralanma diyebiliriz. Afrika'daki birçok ülkede bu sorun yaygın. Anne çocuk sağlığı hizmetlerine erişim çok az'' dedi.
     Havva Sula, kadınların sağlık merkezlerine erişiminin de zor olduğuna işaret ederek, Afrika'nın birçok ülkesinde AIDS hastalığının yaygın olduğuna dikkati çekti.
     Sıtmanın da yaygın bir hastalık olduğunu ifade eden Sula, uluslararası kuruluşların sıtmayla çok fazla ilgilenmediğini daha çok AIDS'le ilgilendiklerini kaydetti.
    
     -İlk kez bebeklerinin kalp sesini dinlemişler-
    
     Yeryüzü Doktorları olarak Kongo'ya yaptıkları bir ziyaretteki gözlemlerini de aktaran Sula, şöyle konuştu:
     ''Beraber gittiğimiz kadın doğum uzmanı arkadaşımız el doppleri getirmişti. Bulunduğumuz merkeze gelen gebelere, bebeklerin kalp seslerini dinletiyordu. Hayatlarında hiç duymamışlar. Kongo'nun ikinci büyük şehrindeydik ve kadın doğumla ilgilenen bir doktor vardı. Doktor sadece kulağıyla kendi dinlemiş. İlk kez bebeklerinin kalp sesini dinlediklerinde kimisi çığlık atıyor, kimisi ağlıyor, kimisi inanamıyordu. Buradan götürdüğümüz el doppleri ile ilk kez bebeğinin kalp sesini dinleyen gebe kadınların mutluluğu görülmeye değerdi. Bunlar bize garip geliyor. Biz burada cinsiyetini her türlü özelliğini artık öğrenebiliyoruz. Ama o hiçbir şey bilmiyor ve hiçbir fikri yok. Bizim bundan 30-40 yıl önceki halimiz.''
     Kadınların zor şartlarda doğum yaptıklarını da anlatan Sula, bu ülkelerde anne ve bebek ölümlerinin fazla olduğunu, Birleşmiş Milletler'in bu oranı azaltmayı hedeflediğini vurguladı.
    
''Gözlerinin içi gülüyor''
    
     Afrika'daki kadınların her şeye rağmen mutlu olduğunu ifade eden Sula, şöyle devam etti:
     ''Buradan Afrika'ya bakarken 'ah vah yazık, çok kötüler, onlara bir şeyler yapmak lazım' deyip, bilmedikleri, alışkın olmadıkları şeyleri götürmek onları çok da memnun eder gibi gelmiyor bana. Kendi mutlu olduğumuz şeylerle onların da mutlu olacağını düşünüyoruz. Tabii ki onların temel ihtiyaçlarını sağlamak lazım. Fakat bunları bizim bakışımızla değil, onların bakışıyla yapmalıyız. İyi olma maddi birçok şeye sahip olma anlamına gelmiyor. Oradaki kadınların gözlerinin içi gülüyor. Çok netler. Bizim gibi kafaları bulanık değil. Çok uzun vadeli şeyler düşünmüyorlar. O netlik onları çok rahatlatıyor. Yaptığımız şeylerler onların kafalarını bulandırmamız gerekiyor. Yani onların akıllarında hedeflerinde olmayan şeyleri hedeflerine koyup, sonra da onlara ulaşamamanın üzüntüsünü onlara taşımamamız gerekiyor.''
     Afrika ülkelerindeki kadınlara destek olunması gerektiğini de anlatan Sula, ''Orada da yine kadınlar işin başında. İşi götüren ve sırtlayan da onlar. Onlara destek olmamız lazım'' dedi.
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER