ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Aralık 2012 Salı 16:47

''Afeti, olmadan yönetmek gerekir''


 İTÜ Afet Yönetimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, can ve mal kayıplarına uğramamak için en kısa sürede afetlere hazırlıklı toplum haline gelinmesi ve acil durum yönetim programlarının oluşturması gerektiğini bildirdi.
    
Prof. Dr. Kadıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, insanların deprem anında nasıl davranması gerektiğini bilmesinin önemine dikkati çekerek, insanların böyle durumlarda küçük yangınları söndürebilmesi, küçük kanamaları durdurabilmesi daha sonra da çevresindekilere yardim edebilmesi gerektiğini belirtti.
    
Afetlerin sıkça yaşandığı Türkiye'de şehirlerin afete dayanıklı ve sürdürülebilir bir şekilde planlanması ve bu planların hayata geçirilmesinin gittikçe önem kazandığına dikkati çeken Kadıoğlu, İTÜ Afet Yönetim Merkezi'nin de çok ciddi ve yararlı çalışmalara imza attığını ifade etti.
    
İTÜ'nün, Afet Yönetimi konularındaki çalışmalarına 1999 yılında Marmara Bölgesi'nde meydana gelen depremlerden sonra başlayarak bu alandaki büyük bir boşluğu doldurduğunu aktaran Kadıoğlu, merkezin afetle ilgili kamu personelini, yerel yönetim birimlerinde çalışanları, mimarları, mühendislere, öğretmen ve öğrencileri afet yönetimi konusunda eğitmeyi amaçladığını, ayrıca basından afetlere hazırlık konularda gelen bilgi taleplerini karşılayarak kamuoyunun aydınlatılması çalışmalarına da katkıda bulunduğunu belirtti.
    
Modern afet yönetiminde afetlere hazırlığın bireyden ve evden başladığını vurgulayan Kadıoğlu, şunları kaydetti:
    
''Bireysel veya bir grup halinde yapılan çalışmaların, büyük bir afet anında eğitimsiz ve hazırlıksız halka fazla bir yararı olmaz. Sivil savunma gibi profesyonel yardım, afetlerin ilk saatlerinde afetzedelere ulaşamaz. Yakın bölgedeki ekipler de zaten afetten etkilenip afetzede olur. Uzaktakilerin gelmesi bir kaç gün almasa da mutlaka birkaç saat sürer. Bu birkaç saat içinde insanlar kendi başlarınadır. Örneğin Marmara depreminde profesyonel ekipler sadece yassı kadayıf olmuş binalardan 600 kişiyi kurtarabilmiştir. Diğer 50 binden fazla insanı, yakın komşuları ve oradaki eğitimsiz kişiler kurtarmıştır.''
    
     ''İlk 72 saat çok önemli''
    
Kadıoğlu, insanların ilk 72 saat içinde kendilerine yeterli olabilmesi için şimdiden hazırlanmasının olmazsa olmaz bir şart olduğunun altını çizdi.
    
Bireylerin ve ailelerin, afetlerde nasıl davranacağı konusunda yeterli bilinci ve hazırlığı olmadığına dikkati çeken Kadıoğlu, bu noktada yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğünü belirtti.
    
Modern Afet Yönetimi konusunda işe uygun ve eğitimli personel alma noktasında daha hassas davranılması gerektiğini ifade eden Kadıoğlu, şu bilgileri verdi:
    
''Can ve mal kayıplarına uğramamak için en kısa sürede afetlere hazırlıklı toplum haline gelmek ve acil durum yönetim programlarını oluşturmak hedefimiz olmalıdır. Afet konusunda yapılacak çalışmalara mutlaka halkın katılması gerekmektedir. Türkiye'de yaşanan bütün afetlerde, afet zararlarının önceden azaltılmasına yönelik tedbirler yerine afet olduktan sonra zararların giderilmesine ağırlık verilmiş ve bu yönde tedbirler alınmıştır. Afet daha olmadan riski, afet olunca yönetebilecek seviyeye indirgemek başarıdır. Biz riski olduğu gibi bırakıyoruz. Afet olduktan sonra arama kurtarma ile bunun altından kalkacağız diye düşünüyoruz ve afeti yöneteceğimizi sanıyoruz. Afeti olmadan yönetmek lazım. Türkiye'nin kriz yönetiminden risk yönetimine geçmesi gerekiyor. Afet olduktan sonra tüm devlet adamları afet bölgesine gidiyor, bunun tam tersi olmalı. Afet olmadan devlet adamları bu riskli bölgelere gitmeli ve riski nasıl azaltabiliriz diye çözüm aramalı.''
    

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER