ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Temmuz 2013 Çarşamba 12:57

Adalet Bakanlığı: "İddialar doğru değil"


Adalet Bakanlığı, Gezi Parkı olayları sırasında tutuklanarak Metris Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen 8 kişiye yönelik iddialar üzerine adli ve idari soruşturma başlatıldığını ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ilgili 8 kişinin ifadesine başvurduğunu bildirdi. Bakanlık, 7 tutuklunun savcıya verdiği ifadelerinde, koğuşlarında herhangi bir şekilde "baskı, darp, zorla oruç tutma ve temizlik işleri yaptırmaya zorlama" gibi olaylara maruz kalmadıklarını söylediğini vurguladı.

Adalet Bakanlığı'nın 11 Temmuz 2013 tarihinde yaptığı açıklamaya rağmen, Gezi tutukluları konusunda medyada yapılan değerlendirmelerle ilgili olarak yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık açıklamada, görevi yaptırmamak için direnme suçundan İstanbul 31. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanarak Metris Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen 8 tutuklunun, 5275 Sayılı Kanunun 113. Maddesinde belirtilen; "tutuklular, maddî olanaklar elverdiğince suç türlerine ve taşıdıkları güvenlik riskine göre ayrı odalarda barındırılırlar. Aralarında husumet bulunanlar ile iştirak hâlinde suç işlemiş olanlar aynı odalarda barındırılmazlar ve birbirleri ile temas etmelerini engelleyecek tedbirler alınır" hükmü uyarınca ayrı bölümlere alındığı hatırlatıldı.

“İDDİA DOĞRU DEĞİLDİR”

İlgili kişilerin kaldıkları bölümlerde haberlere konu edildiği gibi "cinayet, hırsızlık, gasp, uyuşturucu ve cinsel suçlardan" tutuklu ve hükümlünün bulunmadığının altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Habere konu edilen kişilerin kaldıkları bölümlerde oruç tutmayanların yanı sıra tutanlar da bulunmaktadır. Günlük yemek dağıtımı düzenli olarak yapılmakta ve Ramazan ayına ilişkin özel bir düzenleme söz konusu değildir. Dolayısıyla 'oruç tutan mahkumların yanlarına yerleştirildikleri için yemek yemelerine de izin verilmediği' iddiası doğru değildir."

Cezaevi yönetimine ve revirine, söz konusu tutukluların darp edildiklerine ilişkin, sözlü veya yazılı herhangi şikayet iletilmediği kaydedilen açıklamada, tutukluların mektup haklarının sınırlandırılmasının söz konusu olmadığı, kurumda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların mektup yazma haklarını istedikleri zaman kullanabildiği belirtildi. Açıklamada, "Kurum müdürü, 11 Temmuz 2013 günü, 8 kişiyle, tek tek görüşmüş ve haberde geçen iddialar konusunda, herhangi bir şikayetlerinin olmadığı kendi imzaları ile kayıt altına alınmıştır." denildi.

MEDYAYA ELEŞTİRİ

Konunun medyada yer alması üzerine adli ve idari soruşturmanın başlatıldığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kapsamında ilgili 8 kişinin ifadesine başvurduğu kaydedilen açıklamada şu bilgiler aktarıldı: "Tutuklulardan 7 kişi 15 Temmuz 2013 tarihinde Cumhuriyet savcısına vermiş oldukları ifadelerinde; kalmış oldukları koğuşlarında herhangi bir şekilde baskı, darp, zorla oruç tutma ve temizlik işleri yaptırmaya zorlama gibi olaylara maruz kalmadıklarını ifade etmişlerdir. Ö.Y. ise ifadesinde; koğuş arkadaşlarından herhangi bir şikayeti olmadığına dair 11 Temmuz 2013 tarihinde Kurum Müdürlüğüne verdiği imzalı beyan dilekçesine karşılık, 13 Temmuz 2013 günü koğuşta bulunan tutuklu Ş.D. ile arasında çıkan tartışma sırasında, Ş.D.'nin kendisine yumruk attığını beyan etmiştir. Bunun üzerine, Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne sevki yapılmış ve hastanenin vermiş olduğu raporda, herhangi bir darp ve cebir izine rastlanılmadığı belirtilmiştir. Ancak daha detaylı bir muayene yapılması için Ö.Y. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmiştir. Ayrıca ifadesi üzerine ilgili kişinin kaldığı oda değiştirilmiştir. Bu olaya ilişkin soruşturma ise Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca devam etmektedir. Tutukluların beyanları ve ifadeleri, bu olay üzerinden kamuoyu gündemine getirilen haberlerin gerçek dışı olduğunu ortaya koymaktadır. Bilgiye dayanmayan ve bazı duyumlar üzerinden kamuoyunu yanlış yönlendirmenin medya etiğiyle bağdaşmadığını hatırlatmak isteriz."

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER