ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 24 Ocak 2013 Perşembe 09:07

93 olaylarında zamanaşımı tehlikesi

93 olaylarında zamanaşımı tehlikesi

Mumcu'nun 19 Okkan'ın 11. yıldönümü... Çok sayıdaki faili meçhul olayın dosyası bu yıl kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.


Bugün Türkiye'yi sarsan iki suikastın ölüm yıldönümü nedeniyle anma törenleri düzenlenecek. Gazeteci yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara Gaziosmanpaşa’da bulunan evinin önünde, otomobiline konulan bombanın patlaması sonucunda hayatını kaybetti. 19. ölüm yıldönümü nedeniyle Mumcu için bugün saat 13.00’te tören düzenlenecek ve sevenleri karanfillerle ve mumlarla evinin önünde toplanacak.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan 24 Ocak 2001 tarihinde, Emniyet Müdürlüğü binasından ayrıldıktan hemen sonra Şehitlik Semti Sezai Karakoç Bulvarı’nda makam aracının içinde silahlı saldırı sonucunda öldürüldü. Okkan’la birlikte 4 koruması ve şoförü de hayatını kaybetti. 11. ölüm yıldönümü nedeniyle Okkan için de bugün doğum yeri Hendek’te anma töreni yapılacak.

DİYARBAKIRLI 208 ÇOCUK OKKAN'LA ADAŞ

Şehit Emniyet Müdürü Okkan Diyarbakırlılar tarafından o kadar sevilmişti ki, Diyarbakırlılar Ali Gaffar Okkan'ın ismini yaşatmak için çocuklarına efsane emniyet müdürünün ismini verdi. Kentte 2000 yılı sonrası doğan 208 çocuk Gaffar Okkan ismini taşıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu Nüfus ve Vatandaşlık verilerine göre, 2000 yılından sonra Diyarbakır'da, "Ali Gaffar Okkan" ismiyle 4, "Ali Gaffar" ismiyle 168 ve "Gaffar Okkan" ismiyle 36 olmak üzere toplam 208 çocuk, şehit emniyet müdürü ile adaş oldu.

ZAMANAŞIMI TEHLİKESİ

Banu Arslantürk İriç daha sonra 93 olayları olarak adlandırdığımız cinayetleri bir haberde topladı. 

1993 yılında yaşanan pek çok olayın aydınlatılamayacak olması çok sayıda analist tarafından Türkiye’nin gerçek derin devlete ulaşılamaması şeklinde yorumlanıyor.

1993 yılında yaşanan Uğur Mumcu cinayeti, 33 erin şehit edilmesi, Eşref Bitlis’in ölümü, Adnan Kahveci’nin ölümü, Başbağlar Katliamı ve en önemlilerinden biri olan Turgut Özal’ın ölümü gibi olayların üzerindeki sır perdesinin hala kalkmamış olması Türkiye’nin şeffaflaşma yolundaki en büyük engel olarak görülüyor.

Pek çok hukukçuya göre bir olayın zaman aşımına uğraması için olayın işlendiği günün üzerinden 20 yıl geçmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Özal’ın ölümü ve Madımak olayı için Devlet Denetleme Kurumu’nu görevlendirmiş olması umutlandırsa da gerekli adımların atılmamış olması davaları tarihin karanlık sayfaları arasında gömülme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

İŞTE 1993 YILINDA DAMGA VURAN O OLAYLAR

24 OCAK - UĞUR MUMCU’NUN ÖLDÜRÜLMESİ

Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da sabah işine gitmek için arabasına bindiğinde arabasınayerleştirilmiş olan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu öldürüldü. Suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadığı, patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin yok edildiği söylenmişti.

Suikastin failleri olarak yıllarca İslami hareketler hedef gösterilse de Mumcu’nun öldürülmesinde Ergenekon izleri bulunmuştu.

Mumcu’nun ölümünden sonra dönemin Başbakanı Süleyman Demirel bu cinayeti çözmenin devletin namus borcu olduğunu söylemişti.

Uğur Mumcu ölümünden önce yolsuzluklar, terör sorunu, MİT ve Öcalan’ın bağlantısı gibi konularda çalışıyordu.

5 ŞUBAT - ADNAN KAHVECİ’NİN ŞÜPHELİ TRAFİK KAZASI

5 Şubat 1993 tarihinde eşi ve iki çocuğu ile birlikte Bolu-Gerede yakınlarında trafik kazası geçirerek yaşamını yitiren dönemin Maliye Bakanı Adnan Kahveci’nin ölümü ters yöne girdiğinden dolasıyı doğal olduğu iddia edilmişti.

1991-1992 Nevruz’unda yaşanan olaylarından dolayı tırmanan Kürt hareketi ve terör olayları üzerine bir Kürt raporu hazırlayan Kahveci çözüm önerilerini 1992 yılında Özal’a sunmuştu.

17 ŞUBAT– EŞREF BİTLİS’İN UÇAĞININ DÜŞMESİ

Jandarma Genel Komutanlığı görevini yürüten Eşref Bitlis’in 17 Şubat’ta uçağının düşmesi sonucu şehit edilmesi teknik bir arızadan dolayı sıradan bir kaza olarak görüşmüştü. Kazanın olmasının hemen ardından bölgenin güvenliğe alınıp inceleme yapılması gerekirken enkaz parçalarının hemen toplanması soru işaretleri doğurmuştu.

Dönemin Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Yaşar Büyükanıt kazadan hemen sonra yaptığı açıklamada “Kaza buzlanma nedeniyle olmuştur” diyerek suikast ihtimalinin olmadığını iddia etmişti.

Eşref Bitlis’in görev yaptığı dönemde PKK ile mücadele için özel çalışmalar yaptığı hatta dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal’a Çekiç Güç’ün PKK’ya yardım ettiğini kanıtlayan belgeler gönderdiği ve PKK sorununa çözüm için mektup yazdığı ortaya çıkmıştı.

Kazada Eşref Bitlis’in önemli bir çanta taşıdığı ve bu çantanın içerisindekilerin kaybolduğu biliniyor.

Geçtiğimiz ay Bitlis’in ölümünde Ergenekon izlerinin aranması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan belgeleri istemişti.

17 NİSAN – TURGUT ÖZAL’IN ANİ ÖLÜMÜ

Geçtiğimiz aylarda mezarı açılan 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümü hakkındaki soruşturma eğer yeni bir dava açılmazsa 17 Nisan 2013’te sona erecek. Cumhurbaşkanı Özal’ın 93’te ölümünün ardından 'spor yaptıktan sonra kalp krizi geçirip öldüğü' iddia edilmişti. Özal’ın daha önce de kalp rahatsızlığı geçirmesi ve fazla kiloya sahip olması bu ölümün doğal olduğu yorumlarına sebep olmuştu.

Çeşitli zamanlarda Özal’ın ölümünün doğal olmadığı yorumları ortaya çıksada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirmesinin ardından hazırlanan rapordaki detaylar tüm bilinen ezberleri bozmuştu.

24 MAYIS- 33 SİLAHSIZ ASKER ŞEHİT EDİLDİ

Terör örgütü PKK, 24 Mayıs 1993 günü Elazığ - Bingöl karayolunda acemi eğitim sonrası birliklerine gitmekte olan silahsız erleri taşıyan iki aracı durdurak kurşuna dizmişti.

Katliamın ardından bazı şehitlerin cesetleri bulunamadı ve kaos ortamı oluştu.
Olayın PKK’nın ateşkes ilan ettiği bir dönemde meydana gelmesiyle birlikte şiddet olayları tırmanışa geçti.

33 erin şehit edilmesinde yer alan terörist Şemdin Sakık yıllar sonra yaptığı itiraflarında olayın kendi üstüne yıkıldığını, TSK’nın güvenliği ihmal ettiğini ve PKK’nın bu eylemi yapacağını bildiğini iddia etti.

Sakık geçtiğimiz Ergenekon davasındaki Deniz kod adlı itirafçının kendisi olduğunu açıklamıştı. Sakık 93 sürecinin planlanmış olduğunu söyleyerek "Turgut Özal, Cem Ersever gitmişti. Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, Uğur Mumcu gitmişti. Kilit noktaları tutanlar tasfiye edilmişti. Güçlü bir savaş için bu bahaneyi yaratmaları gerekiyordu. Tek başına 33 asker olsaydı 'kazadır' ya da 'kana susamış bir timin işidir' derdik. Ama bu zincirin halkasıydı. Savaş talimatı da aynı yıla denk geldi. 1993'te gerçek anlamıyla 12 Eylül'den daha kanlı daha köklü, daha korkunç bir darbe oldu. Sayı olarak, nitelik olarak da daha kanlıdır. Devletin en kilit noktalarındaki insanlar götürüldü." demişti.

2 TEMMUZ – SİVAS MADIMAK KATLİAMI

Birkaç şeriatçının birleşerek İslam’a hakaret eden Aziz Nesin’e haddini bildirme iddiasıyla başladığı iddia edilen olayın aslında o kadar basit olmadığı yıllar geçtikçe ortaya çıktı. Pir Sultan Abdal Şenlikleri için birkaç aydınla birlikte Sivas’ta bulunan, Şeytan Ayetleri kitabını Türkçe’ye çeviren Aziz Nesin’in radikal İslamcıları kışkırttığı iddia edilmişti. 37 kişinin Madımak Oteli’nda yanarak can vermesinin altında devlet ihmali ve karanlık güçlerin izleri bulundu.

Geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaşanan sürecin aydınlatılması için Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdi.

5 TEMMUZ – BAŞBAĞLAR KATLİAMI

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar Köyü'nde PKK tarafından 33 sivilin öldürüp köyün ateşe verilmesiyle olan olay bir süre Madımak olayının intikamı olarak gösterilmeye çalışıldı.
Başbağlar Katliamı’nın sır perdesi yıllarca kaldırılamadı.

22 EKİM- BAHTİYAR AYDIN ŞEHİT OLDU

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde başına isabet eden bir kurşunla şehit olan Tuğgeneral Bahtiyar Aydın bölgede halka yakınlığıyla tanınıyordu. TSK Aydın’ın öldürülmesinin çatışma esnasında PKK tarafından olduğunu iddia etse de bazı kaynaklara göre Aydın’ın JİTEM tarafından öldüğünü ortaya koyuyor.

Resmi kayıtlara ‘pkk ile çatışmada şehit düşen en yüksek rütbeli asker’ olarak geçen Aydın’ın dosyası Ergenekon davasında yer alan itiraflar üzerine yeniden açılmıştı.

Aydın’ın Jandarma içindeki derin yapılanma üzerine araştırmalar yaptığı da ortaya çıkmıştı.

4 KASIM- CEM ERSEVER’İN ÖLÜMÜ

Orgeneral Eşref Bitlis'in şüpheli ölümünden sonra Mart 1993'te bu olayı protesto etmek için askerlikten istifa eden Cem Ersever 4 Kasım 1993'te elleri önden bağlanmış kafasına iki el ateş edilmiş şekilde Ankara-Elmadağ’da bulundu.

“JİTEM’in karakutusu” olarak isimlendirilen Ersever’in öldürülmeden önce PKK ile yapılan mücadelede ihanet içerisindekilerden söz etmiş "Güneydoğu Anadolu'daki olayların gerçekleri Türk milletinden gizleniyor” dedikten 4 ay sonra da öldürülmüştü.

KAYNAK:
Ajanslar
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER