ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL31°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 27 Mart 2013 Çarşamba 01:05

24 Arap Birliği Zirvesi Doha'da başladı


24. Arap Birliği Zirvesi, Katar'ın başkenti Doha'da başladı.

Zirveye 22 ülke katılırken, 15 ülke devlet başkanı düzeyinde temsil ediliyor. Zirvede Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) de gözlemci olarak yer alıyor.

İki gün sürecek zirvenin ana gündem maddesini Suriye krizinin oluşturması bekleniyor. Zirvede, Suriye'nin 2011 Kasım ayında askıya alınan üyeliği Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'na (SMDK) teslim edildi.
    
Koltuğa Hatib oturdu
    
SMDK Başkanı Muaz el-Hatib, toplantının açılışında, Suriye için tahsis edilen koltuğa oturdu. Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Gassan Hito'nun da aralarında yer aldığı muhalif liderler de Hatib'in arkasında oturdu.

Suriye'ye ait koltukta, Suriye devriminin ortasında 3 kırmızı yıldızın bulunduğu siyah, beyaz ve siyah bayrağın yer alması dikkati çekti.
    
Irak, ''Arap Güvenlik Konseyi'' kurulmasını önerdi

Irak Cumhurbaşkanı ikinci Yardımcısı Hudayyır Musa el-Huzai, zirvenin açılış konuşmasında, ''Arap ülkelerinde yaşanan sorunların çözümü için, Arap Güvenlik Konseyi kurulmasını öneriyoruz'' dedi.

Arap ülkelerinin kırılgan ve yumuşak bir zemin üzerinde durduğunu belirten Huzai, ''Geçen onlarca yıl, uluslararası çözümlerin zayıflığını ispat etti. Biz kendi meselelerimizi çözüme kavuşturabiliriz'' diye konuştu.
    
Katar'dan Suriye'nin yeniden imarı için çağrı
    
Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani, Suriye'nin BM gözetiminde yeniden imar edilmesi için uluslararası bir kongre düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Açılış oturumunda konuşan Al Sani, ülkesinin Suriye krizinin siyasi çözümüne destek olacağını belirterek, diğer ülkeleri Suriye halkına insani yardımda bulunmaya çağırdı.

Konuşmasında Filistinli gruplar arasındaki mutabakata da değinen Al Sani, Hamas ve Fetih hareketleri arasında milli mutabakatın sağlanması amacıyla Kahire'de Mısır'ın başkanlığında bir 'mini Arap zirvesi' düzenlenmesi çağrısı yaptı.
    
Suriye temsilcisi Hatib'in konuşması
    
Muaz el-Hatib, Suriye'yi temsilen yaptığı konuşmada ''Suriye'de katledilen masum insanların tek sorumlusu Esed rejimidir'' dedi. Hatib, Esed rejiminin ''Suriye'deki aşırı gruplarla mücadele ettiği'' yönündeki iddialarını yalanlayarak, ''Rusya, Hizbullah ve dış güçlerin rejime verdiği destek nedeniyle Suriye'de yıkım yaşanıyor'' ifadesini kullandı.

SMDK Başkanı, Arap ülkelerindeki siyasi tutukluların serbest bırakılması ve özgürlük ortamının oluşturulması çağrısında bulundu.
    
Arap Birliği Genel Sekreteri Arabi
    
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi ise açılış konuşmasında, ''Başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan bölgede istikrar sağlanamamaz'' dedi.

Arabi, Arap Birliği'nin Suriye krizine siyasi çözüm bulunması için çalıştığını belirtti.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz el-Hatib'in, Suriye halkının resmi temsilcisi olarak zirveye katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Arabi ''Suriye'deki krizin baş sorumlusu Esed rejimidir'' şeklinde konuştu.

Nebil el-Arabi, Suriye'de akan kanın durdurulması yönünde karar almayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)'nin de bu krizde payı olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu
    
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da ''Suriye geçici hükümetinin Birleşmiş Milletler'de yer alması için çaba harcamalıyız'' dedi.

Davutoğlu, sözlerine zirvede bulunmanın kendisi için gurur verici olduğunu belirterek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek başladı.

Davutoğlu, ''Türkiye ve Arap Birliği sadece ortak tarih, kültür ve değerler bütününü değil, çok önemli bir ajandayı da paylaşıyor. Suriye adına bugün bu zirvede yeni bir sayfa açılmıştır. Arap Birliği'nin, Suriye halkının meşru temsilcisi olarak, Suriye'nin koltuğunu SMDK'ya teslim etmesi, bu sayfanın başlangıcını gösteriyor'' diye konuştu.

Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacılar hakkında ''Misafirlerimizi korumak, onlara her imkanı sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Kapılarımız ve kalplerimiz her zaman Suriye halkına sonuna kadar açık'' diyen Davutoğlu, Kızılay'ın sıfır noktasında insani yardımlarına devam ettiğini kaydetti.
    
Davutoğlu, zirve sonrası ikili görüşmelerde bulundu
    
Zirve sonrası görüşen Mursi ile Davutoğlu'nun, ''Filistin meselesindeki gelişmeler ve Suriye krizi''ni ele aldıkları belirtildi.

Görüşmede Davutoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Mursi'ye, İsrail'in, Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisi'ne düzenlenen saldırı nedeniyle özür dilemesi ve Türkiye'nin bu özrü kabul etmesi konusunda bilgi verdiği kaydedildi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 24. Arap Birliği Zirvesi'nde Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz el-Hatib ve Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani gibi birçok liderle de bir araya geldi.
    
Rohingya Müslümanlarına yardım çağrısı
    
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Myanmar'daki Rohingya Müslümanlarına yardım çağrısı yaptı.

İhsanoğlu, Myanmar'daki Rohingya Müslümanlarının Birleşmiş Milletler (BM)'in nitelendirdiği gibi dünya üzerinde en çok baskıya maruz kalan halk olduğunu vurgulayarak, Rohingya Müslümanlarına yardım çağrısında bulundu.

Suriye krizine de dikkati çeken İhsanoğlu, ''Suriye'de şiddet olaylarının ve katliamların devam etmesinin sorumlusu Suriye makamlarıdır. İİT olarak Suriye krizinin barışçıl yollarla çözümünde ısrarcıyız. Bunun yanında uluslararası topluma ve BM Güvenlik Konseyi'ne şiddetin durması için sorumluluğunu yerine getirme çağrısı yapıyoruz'' diye konuştu.
    
Zirvede duygulu anlar yaşandı

    
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz el-Hatib, 24. Arap Birliği Zirvesi'nde yaptığı konuşmayla salondakileri ağlattı.

Zirve boyunca dikkatlerin üzerinde toplandığı Hatib, Suriye halkının, ''Esed rejimi elinden gördüğü zulüm ve barbarlıkları'' ve öğrencilerinden birinin başına gelenleri anlatan konuşmasıyla dinleyenlere duygulu anlar yaşattı.

Suriye krizine seyirci kalanları Suriye istihbaratının ''işkence merkezi'' olarak kullandığı Şam'daki ünlü bir oteli ziyaret etme çağrısı yapan Hatib, işkence gören bir öğrencisinin hikayesini şöyle anlattı:

''Öğrencim tutuklandıktan sonra otele götürüldü. 7 gün boyunca ağır işkencelere maruz kaldı. İşkencelerden biri de çürümüş, üzerinde kurtların gezdiği cesetlerle aynı odada tutulmasıydı. Genç öğrencim bu cesetlerin üzerinde uyumaya zorlanıyordu. İşkencelere dayanamayarak delirdi. Daha sonra da diğer mahkumların gözü önünde boğazı kesilerek öldürüldü.''

Tunus Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Merzuki, Esed rejimi ile muhalifler arasındaki savaşı sona erdirmek için Suriye'ye Arap Barış Gücü gönderme çağrısında bulundu.

Arap Birliği'nin 24'üncü Olağan Zirvesi'nde konuşan Merzuki, ''Tunus, Suriyeli kardeşlerine yardım etmek için gereken adımı atmaya hazır. Tunus, Arap Barış Gücü'nü Suriye'ye gönderilmesini gerekli görüyor ve buna katılmaya hazır'' dedi.

Merzuki, Tunus'un BM aracılığıyla Suriye halkına yardım göndermeye hazır olduğunu da ifade etti.

''Suriye'de rejimin düşmesiyle savaşın sona ermeyeceği'' uyarısında bulunan Merzuki, ''Suriye'de yaşanan soykırım siyasi çözümü gerektiriyor'' diyerek, Arap Birliği'ni Suriye cephesinin çözülmesini engellemek için çalışmaya davet etti.

Merzuki Suriye'de rejimin düşürülmesinin başlı başına bir amaç olmaması gerektiğini, geçiş döneminin anlaşma içerisinde geçirilmesi gerektiği görüşünü belirtti.
    
''Ellerimiz bağlı kalamayız''
    
Zirvede konuşan Kuveyt Emiri Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, uluslararası toplumdan Suriye'nin yanında durarak sorumluluğu üstlenmesini ve bu trajediyi sonlandırmasını istedi.

Sabah, ''Suriye'de yaşanan yıkım ve katliamlar karşısında ellerimiz bağlı kalmamalıyız. Kan ve ölümleri durdurmaya yetmeyen kınamalarla yetinmemiz kabul edilemez'' değerlendirmesinde bulundu.

Özgürlük, onur ve demokrasi gibi isteklerinin yerine getirilmesinin, Suriye halkının hakkı olduğunun savunan Sabah, ''Bizim insani ihtiyaçlarını karşılamak için maddi desteklerimizle yanında yer aldığımız Suriye halkının meşru mücadelesi devam edecek ve emelleri, istekleri gerçekleşecek'' diye konuştu.

Filistin meselesine de değinen Sabah, Filistinlileri, aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp birlik olmaya çağırdı.
    
''Esed rejimi girişimleri başarısız kılmaya çalışıyor''
    
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman bin Abdulaziz Al Suud ise, ''Beşşar Esed rejimi, çatışmaları bitirecek bütün girişimleri başarısız kılmaya çalışıyor'' dedi.

Suriyeli mültecilerin durumlarının kötüleştiğine dikkati çeken Prens Selman, uluslararası toplumu Suriyelilere karşı işlenen suçu durduramadığı için eleştirdi.

Selman, Filistinlileri 1967 yılındaki sınırların belirleneceği, başkentinin Kudüs olacağı Filistin Devleti'ni kurmaya çağırarak, ''Filistin halkından ihtilafları aşıp birlik olması isteniyor'' ifadesini kullandı.
    
''Mısır, iç işlerine karışılmasına izin vermeyecek''
    
Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi de konuşmasında ''Mısır, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmamıştır ve kimsenin iç işlerine karışmasına izin vermeyecek'' dedi.

Mısır halkının devrimde ve demokratik süreçte yanında yer alanları takdir ettiğini belirten Mursi, Mısır'ın hiçbir devleti iç işlerine karıştırmamakta kararlı olduğuna vurgu yaptı.
    
Al Sani'nin, ''mini Arap zirvesi'' teklifine yeşil ışık

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Arap-İslam ülkelerini BM ve uluslararası örgütlere baskı yaparak İsrail'in yıkım planlarını engellemek için harekete geçmeye davet etti.

Abbas, ''İsrail, Doğu Kudüs'ü Yahudileştirmek, karakterini değiştirmek, Filistinlileri oradan koparmak, Mescidi Aksa ile İslam'ın ve Hristiyanların kutsallarına saldırmak için sistematik ve aktif bir şekilde çalışıyor'' dedi.

Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani'nin, Hamas ve Fetih hareketleri arasında milli mutabakatın sağlanması amacıyla Kahire'de Mısır'ın başkanlığında bir ''mini Arap zirvesi'' düzenlenmesi ve Kudüs'ü desteklemek için fon oluşturulması önerisini memnuniyetle karşıladığını ifade eden Abbas, Arapların İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların serbest bırakılması için destek vereceğine yönelik ümidini dile getirdi.
    
Ürdün Kralı 2. Abdullah

Ürdün Kralı 2. Abdullah da ülkesinin İsrail'in Mescid-i Aksa'yı Yahudileştirme planlarına engel olacağını söyledi.

Kral Abdullah, Suriye, Filistin ve son dönemde değişim yaşayan Arap ülkelerine işaret ederek, zirvenin Arap ülkelerinin birçok tehdit ve zorlukla karşı karşıya olduğu bir zamanda yapıldığını belirtti.

Kral Abdullah, sözlerine şöyle devam etti:

''Uluslararası tolumdan istenen, 1967 sınırlarında Doğu Kudüs'ün başkent olduğu bağımsız bir Filistin devleti kurulana kadar Filistin ve İsrailliler arasında güvenin inşa edilmesinde, barış müzakerelerinin canlandırılmasında ve bütün meselelerin iyileştirilmesi yönünde çalışmasıdır.''
    
''Suriye'ye dış müdahaleye karşıyız''
    
Cezayir Başbakanı Abdulmalik Sellal da ülkesinin Suriye'de dış müdahaleye karşı olduğunu, Arap Birliği'nin şartlarına uyulması gerektiğini belirtti.

Filistin meselesine de değinen Sellal, Arap Birliği'ni, Filistin'in BM'de Üye Olmayan Gözlemci Devlet statüsü elde etmesinin ardından İsrail'e uluslararası kanunlara uyması konusunda zorlama yapmak için uluslararası kanunların sunduğu bütün hakları kullanmaya davet etti.

''Suriye krizinde 'kendini kurtarma' siyaseti izliyoruz''
    
Zirvede söz alan Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman, ''Suriye krizinde 'kendini kurtarma' siyaseti izliyoruz'' ifadesini kullandı.

Lübnanlıların, Suriye'deki şiddet olayları ve fitne ortamından endişe duyduğunu anlatan Süleyman, ''Lübnan Ulusal Diyalog Şurası'nın aldığı karar gereğince, Suriye krizinin olası etkileriyle, bölgesel ve uluslararası çatışmaları etkisiz hale getirmek için Suriye konusunda özel bir karar almaktan geri duruyoruz. Suriye krizinde 'kendini kurtarma' siyaseti izliyoruz'' dedi.
  

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER