ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Olaylara ve tavırlara dair...

Sufyani Bıyık

10 Temmuz 2013 Çarşamba 15:03
  • A
  • A

40 gündür ülke siyasi bir gerilimin içinde. Bir günde insanların birbirine karşı tavırları değişti. Kimi dostlarını listeden sildi, kimi işinden ayrıldı, kimi de bir bahaneyle işçisini işten çıkarttı. Baba oğula, yeğen amcaya, kardeş kardeşe düşman oldu. İstenilen de zaten buydu.

Taraflar bu süreçte neler yaptı? Taraflar sadece amaca hizmet etti ve hizmet etmeye de devam ediyor. Hükümet yanlıları ne kadar kendilerinin kullanılmadıklarını söylese de, maalesef bu oyun 2 kişilik. Taraf ve karşı taraf olmadan oynanamaz.

Sadece şunu söylemek mümkün olabilir bu krizi hükümet iyi yönetti. Gezi yanlıları ise hâlâ ne istediklerinden, ne sonuca ulaşacaklarından kendileri bile emin değil. Ortaya konulan net gerçek demokrasi. Bu demokrasi nereden gelecek, nasıl gelecek kimse ortaya net fikir sunamıyor. Bunu sadece sokaktaki eylemciler açısından söylemiyorum. Entellektüel gezicilerin söylemlerinin sokaktaki eylemci jargonundan farkı yok. Bildik temcitler tekrarlanıyor. Halbuki ısrarla istenen ve bu kadar inatla sürdürülen direnişin bir temeli olmalı, eylemden beklenen net bir istek olmalı. Nefretin dayanılmaz hararetiyle her türlü provakasyona açık olmaktan kendinizi koruyamazsınız. Hani birini dövmek istersiniz de dövemezsiniz, dövme ihtimali olan birine de arka çıkarsınız onu gaza getirirsiniz ya, öyle bir durum bu. Gaza gelenin amacı sadece dövmektir, gözü zarar vermekten başka hiçbir şey görmez.

Sonuçta isteklerin amacının topluma bir yarar sağlamadığı aksine ekonomiyi, toplum psikolojisine zarar verdiği açıkça görülmektedir. Ben ne yaptım da ne buldum hazmını içine sindirene kadar da bu olaylar sürecek. Bunun yanında bu oyunu tezgahlayanların bir programı ve hedefi var bunu kestirmek mümkün değil. Çünkü ısrarla geziciler biz alet olmadık demekteler. Bu durum da gösterir ki, tezgahçılar daha istedikleri kadar at oynatabilecekler.

Hükümet taraftarları ise olaya önceleri temkinli yaklaşırken olayların harareti azaldığında karşı tavırlarını göstermeye başladılar. Aslına bakarsanız genelde iki tarafta da derinlemesine bir bilinç söz konusu değil hep bildik kopyala, yapıştır bilgiler paylaşıldı. iki kesimin cevgaverleri tarafların dimağını açık tutup tez ve antitez geliştirmekle meşgul oldular. Tabi ki bunun meyvesini de sonunda aldılar. Mesela; aslında bir siber terörist olan RedHack, popüler bir siber kahraman, karşı tarafta ise Yiğit Bulut, Başdanışman ünvanına layık görüldü. Taraflar kendileri için kahraman ilan ettikleri modellerin aslında ne amaçla etkin olduklarını görmüş oldu veya oldu mu?

Olaylara birde Mısır'ı koyduk ki çorbamız daha da tuzlu olsun. Kimi darbeden ders çıkarmalı derken, diğerleri de Allah bize de nasip etsin diye dua ettiler. Ha birde demokrasi sandıktan ibaret değil diyerek demokrasiye yeni bir boyut getirdiler o ayrı bir konu.

Dün yapılmaya başlanan yeni bir denemede yeryüzü iftarları. Tezgahçılar çok kararlı herşeyi deniyorlar, biri tutmazsa, diğeri. iftarda niye slogan diye sormadan kendimi alamıyorum. Hani kardeşlik için gelmiştiniz. Karşı tarafı da oraya çekerek kutsal bir sofrada bir gerilim ortamı yaratılmaya çalışıldı ama bu plan da tutmadı.

Tek bir cümleyle söylemek gerekirse, Türkiye kaybetti, birileri kazanmaya çalışıyor.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.