ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

“Şuur ”uma Dokunma

Muhammed Yasin Doğan

18 Mart 2014 Salı 23:32
  • A
  • A

Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!..
Sistemin kararmasını engellemek ve bir bakıma sistemlerini yaşatmak için ülkede mükemmel bir rüzgâr esiyor. Gözlerini hırs bürümüş düzenlerini ve saltanatlarının yıkılmasını istemeyen iki yüz yıllık bir serüvenin son bulmasını istemeyenlerin rüzgârı esiyor. Ve yine hangi taraftan belli belirsiz şekilde esen bu rüzgâr yukarıdan, aşağıdan, doğudan ve şüphesiz ki batıdan ve okyanusun ötesinden gelerek ülkede kendini hissettiriyor.
Artık nasıl ve hangi yandan eserse essin bu mukaddes ve kutlu yol er ya da geç amacına ulaşacaktır. Yoluna rüzgâr değil lodos, poyraz hatta ve hatta kasırga bile çıksa kimsenin yolundan dönmeyeceği şüphesizdir.
Şuur ve bilinç aynı zamanda idrak edebilme kabiliyetiyle yetişmiş bir nesil ve insan kabiliyetinin farkına varmış bir topluluk olma yolunda ilerlerken son yarım asırda önümüze çıkan engelleri bir çırpıda yere serecek bir güç... Bu güç artık sorgulamakta yaşananları , yaşattıklarını sorgulayan , unutturulmak istenen tarihi hatırlayan bir şuur ile kendini açık bir şekilde gün yüzüne çıkarmıştır.
O zaman millet uyanmış desek tam yeri olacak ama bunun oranı yarı yarıya denecek kadar hem güçlü hem de tamamı ifade etme noktasında yetersizdir.
Geçen haftalar da çıkarılan “ internet yasası” bunun en belirgin örneğidir. Son zamanlar da amacını aşan ve fikri bağımlılık yolunda ilerleyen internette bazı düzenlemeler getirilmiştir. İşte tam da burada yukarda bahsetmiş olduğumuz şuur ve idrak yolu devreye giriyor. Yasanın çıkmasının ardından meydanlara dökülmeler başlamıştı. İşin en ilginç noktası ise meydanlara çıkan kadınlar ve erkeklerin ellerinde bulunan “pornoma dokunma ” yazılı pankart. Çok acımasız ve aşağılıkça bir pankart ama bir kesimin sözlerini, görüşlerini ve düşüncelerini hatta siyasi amaçlarını (aslında en önemli noktada burasıdır ‘siyasi amaç’)ortaya koyuyor o pankart. Ne gariptir ki kadınların da o pankartı ellerinde taşımaları.
Aslında vereceğimiz örnekler son zamanlar da çok fazla “kürtajın yasaklandığı kanunun “da çıktığı zamanlar da 65 yaşlarında kendini “cumhuriyetçi” olarak ifade eden bir kadının elinde taşıdığı bir başka seviyesiz pankartı hatırlayalım.
Üstat Necip Fazıl Kısakürek gençliği dört devrede incelerken en alıcı noktayı şu şekilde ifade etmiştir. ” İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle; Türk’ü madde planında kurtardıktan sonra ruh planında helak edilmesi” diye ifade ettiği çürük bir düzenin Türk’ü ve ruhu işgal etmiş bir sistem varlığını bundan yıllar önce bahsetmişti. Tam da bugün bunun ifade edildiği dünkü yaşananlar gibi bugünde bir gerçektir.
Bir taraftan ecdadına sahip çıkmak için mücadele içinde “zaman bendedir ve mekan bana emanettir “ şuuruna sahip bir ruh; diğer taraftan ise arkasından gelecek olanlara bırakılacak “pornolar”
Bir taraftan “İmanlı bir gençlik isteyen iktidar politikası ” ; diğer bir taraftan ise “ayyaş gençlik yetiştirmek isteyen muhalefet politikası”
Bugün esen rüzgâra karşı savaş veren bir nesil. Rüzgârın cılızlığına veya gücüne aldırış etmeden tarihine sahip çıkmak isteyen ve düzene karşı dimdik duran bir nesil…
Rüzgârın esmesinden çok esen rüzgâra kimin ve kimlerin yön verdiği daha da önemlidir. Rüzgârın amacı belli sana ve gençliğe hükmedip senin Türk ve Müslüman olduğunu hatırlatanlara karşı aşağılık ve alçakça esen bir rüzgâr…
Selam ve dua ile…

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.