ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

KISSADAN HİSSELER

mehmet sümer

02 Temmuz 2014 Çarşamba 01:49
  • A
  • A

Merhaba sevgili dostlar:

Yine siz değerli dostlara Çanakkale savaşlarında yaşanan ibret alınması gereken, anlamlı, tarif edilemeyecek duygularla, anlaması güç ama gerçek menkıbelerden oluşan bir yazıyla yine karşınızdayım. Hani derlerya ister inan, ister inanma ama gerçek bu dostlar...

Zaferin kazanılmasında Hızır’ın yardımı doğrudan olmasa bile dolaylı olarak büyük ölçüde etkili olmuştur. Hızır, bazen bulut olmuş, bazen fırtına olmuş ama mutlaka Mehmetçiğin yardımına koşmuştur. Bu menkıbelerden bazıları özetle şu şekildedir:

“25 Nisan 1915 sabahı şafakla birlikte Haçlı Orduları, bir yandan İngiliz ve sömürgeleri, öte yandan Fransızlar, zamanın en mükemmel silahlarıyla donatılmış askerini taşıt gemilerine yüklemiş, savaş muhrip ve kruvazörlerin refakatinde çıkarma harekatına başlamışlardı.Dünyada hiç bir yenilgi almamış İngiliz Donanması, Fransızlar, bir tümen gücündeki askerini Anadolu’nun Beşige’ler önündeki kıyı sularına getirdi. Savaş gemileri kıyılara ve derinlik arazisindeki başlıca taktik noktalara tam bir saat bombardımanda bulundu. Bu ateşe, zaman zaman bölgeye gelen Rus kruvazörü de refakat etmekteydi.

Uzun süren bombardımanlardan sonra asker dolu filikalarım gemilerden denize indirerek bir çıkarma harekatına geçmişlerdi ki birden havada büyükçe bir bulut belirdi. Süratle deniz üzerine inip bölgeyi görünmez bir hale getirdi. Filikalar hareket edemedi. Bombardımanlar kesilmiş, koyulaşan sis altında hareket imkanı bırakmamıştı. Sis, gökten inen ilâhi bir perde gibi çevreyi maddi gözle görülmez hale getirmiş, kutsal vatanımızı “Şühedâ-yı Erham” sarmış, sarmalamıştı.Düşmanlar şaşkınlık içinde olanlara bir anlam veremiyordu. Bu manevi gücü, düşmanın mermisi aşamıyordu. Fransız tümen komutanının emriyle filikalar tekrar gemilere alındı ve saat 11’de Bozcaada istikametinde çekilerek gözden kayboldular.”

Bulut korumasıyla ilgili bir başka menkıbe ise Bayram Namazı kılınmasıyla ilgili olarak anlatılmaktadır. Savaş sırasında 28 yaşında olan Gelibolu 9. Tümen İmamı’nın anlattığı menkıbe özetle şu şekildedir:

“Ramazan ayı Miladi 1915 yılında 13 Temmuz Salı günü başlamış, 11 Ağustos Çarşamba günü ise bitiyordu. Arife günü Cephe Kumandanı Vehip Paşa beni çağırdı : “Hafız, askerin bir talebi var. Yarın Ramazan Bayramı. Sabah hep birlikte Bayram Namazı kılmak istiyorlar. Eratın toplu bir halde bulunması tehlikeli ve düşman için bulunmaz bir fırsattır. Tekliflerini kabul etmedim. Sen de münasip bir lisan ile anlatırsın” dedi.

Paşa’nın yanından ayrılmıştım ki ulu bir zat karşıma çıktı. Bana “Sakın ola ki erata bir şey söyleme. Gün ola hayır ola. Allah ne derse o olur” dedi.

12 Ağustos 1915 Perşembe günü, yani bayram sabahı erkenden kalktım.

Müslüman Türk askerinin bayram namazını eda etmesini istiyordum. Yüzlerce asker bir yere toplanmış, insan seli oluşturmuştu. Üstümüzde hevenk hevenk bulutlar oluşmağa başlamıştı. Başımızı göğe kaldırdık, bulutlar yere doğru iniyordu. Herkes “Allahu Ekber” deyip secdeye kapandı. Hepimizin içinde ince bir huzur çiçeklenmiş ve Allah bizi bulutlar arasında görünmez hale getirmişti.

Menkıbelerde bir başka mucizevi yardım da bir İngiliz alayının bulutların içinde kayboluşu biçimindedir. Olayın asıl oluş biçimi şu şekilde anlatılmaktadır:

“ O gün Kraliyet Alayı taze kuvvetlerle bu saldırıda görev aldı. Sağ cenahta yer alan bu alay, daha az bir mukavemetle karşılaştığı için hızla ilerlemeye başlamıştı. Alay, Azmak Deresi’nin kuru yatağını geçmiş, Kayacık Ağrılı mevkiinden Damakçı Bayırı’na doğru yürüyordu. Karşılarında küçük bir tepe vardı. Tepenin üzerinde garip, soluk renkte bir bulut durmaktaydı. Alay, sol taraftaki Ağıl Dere’ye inmeden tepeye doğru ilerledi ve bulutun içine girip kayboldular. Yeni Zelanda askerlerinin Mestan Tepe’den şaşkın bakışları arasında 7-8 değişik bulutla daha birleşerek Trakya istikametine doğru uçup gittiler. Orada bulunan 267 İngiliz askerinden hiçbirinin izine bir daha rastlanamamıştır.”

Biz burada, Çanakkale Savaşları etrafında teşekkül eden menkıbeler üzerinde küçük bir tasnif denemesi yaptık. Elbette, yeni menkıbeler ortaya çıktıkça bu tasnif değişecek, belki de bu konu master ya da doktora seviyesinde ele alınarak hem en doğru anlatımlara ulaşılacak, hem de menkıbelerin sosyo-kültürel, sosyo-psikolojik v.b. yönleri de incelenecektir. Bu, hem Çanakkale Savaşları’nın bir çok yönüyle aydınlatılması bakımından önemlidir, hem de Türk kültür tarihi bakımından.

Çünkü “bir devrin ve toplumun faaliyetlerini, düşünce tarzını yansıtan dünya folklorunun tetkiki bir bakıma insanlığın tetkiki demektir. Bu eserler karanlık devirleri aydınlattıkları gibi bizi de terbiye ederler. Çünkü bunlar, bir takım mahalli adetlerin, insani bir kısım tasavvurların hatıralarıdır. Bu sebepledir ki menkıbeler bir bakıma tarihten daha gerçek olup kıymetli birer belgedirler. Onlar, halkın hayatını inceler ve bize tarihi olayların kuruluğundan daha heyecan veren duyguların sıcaklığını iletirler.”

Menkıbeler, büyük bir destanın, Çanakkale Destanı’nın küçük birer parçasıdırlar. Çünkü bu destanın her zerresinde, yurdu, milleti, namusu, şerefi, bağımsızlığı uğrunda şehit olmayı en yüce görev bilen Müslüman Türk insanının kanı ve canı vardır:Haydi dostlar bizlere bu eşşsiz kutsal vatanı canı pahasına koruyarak düşmana bir karış bile vatan toprağından vermemek için şehadet şerbetini içen bu ecdadımıza, bu vatan için canını hiç düşünmeden feda eden bu kahraman Mehmetçikler için birer Fatiha okuyup o yüce , o asil , o mübarek ruhlarına okuyup hediye edelim. Onlar olmasaydı bizler bu gün rahatlıkla bu kutsal topraklarda dolaşamıyor olacaktık, Bunu hiç bir zaman unutmamamız lazım.

Savaşın bile türküsünü söyleyerek onu bir sanat haline getirmiş olan ince ruhlu insanımızın, vatan müdafaası sırasında en büyük güç olarak gördüğü inancı ve imanıyla duygularını birleştirerek ortaya koyduğu menkıbeleri Çanakkale Savaşı Destanı’nın en nadide taşlandır. Konuyla ilgilenen araştırıcıların bu nadide taşlar üzerinde çalışması ve onları bir araya getirmesi Türk kültürü açısından da unutulmaz bir hizmet olacaktır. RUHLARI ŞAD OLSUN,

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.