ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

ÇOCUKLARIMIZA KIYMAYIN

mehmet sümer

05 Mayıs 2014 Pazartesi 17:03
  • A
  • A

Merhaba değerli dostlar:...

İşlerimin yoğunluğu nedeniyle yazılarımı yazamamıştım. Belki bende biraz üşengeçlik yapıp kaytarmış olabilirim. Hepinizden özür dilerim. Şimdi yine ülkemizdeki en önemli konulardan birine değinmek istiyorum. Hepimizi ilgilendiren ve hemen hemen her akşam haber bültenlerinde bir yenisi eklenen çocuk cinayetleri, vahşetler, Her gün alçakça ve vahşice katledilen yavrularımız, çocuklarımız. Hepimizin de bildiği gibi son günlerde yaşanan olayları burada yazmak istemiyorum. Daha doğrusu içim parçalanıyor, canım yanıyor, Böyle kişilere insan bile demeye utanıyorum. Nasıl bir vicdanla, nasıl bir gözü dönmüşlükle böyle yapılıyor anlamış değilim. İnsan akrabasının kızını alamadı diye intikamını küçücük ve masum bir çocuktan çıkartıyor. daha ölmeden diri diri yakıyor. İşte kanunlarımız bu konuda bu kişilere en ağır cezalar vermeli. Türkiye de idam yok, ama bu kişiler idam edilse bu onun için kurtuluş olur bence bu gibi kişileri idam değil küçücük bir odaya kapatacaksın ömür boyu orada kalsın. Vicdan azabını çeksin. Tabiikide insanlığı varsa, insafı, Allah korkusu varsa kalsın ömür boyu o küçük tecrit odasında çile çeksin, kabuslar görsün. Nasıl bir insanlık anlamış değilim.

Cahiliye dönemini zamanlarında hepimiz az yada çok o dönemleri bir yerlerden okuyup yada duymuşuzdur. Araplar kendi elleriyle kız çocuklarını diri diri toprağa gömen, uçurumlardan atan babalardan söz etmeden geçemiyorum. Şimdi bu da neredn çıktı diyebilirsiniz. Anlatayım dostlar...



Bu korkunç dönem sona erdikten sonra o döneme ait acı hatıraları unutmayanlardan birisi Peygamber Aleyhisselam’ın bulunduğu mecliste anlatıyor. Küçücük kızını uçurumdan aşağı atarken aradan yıllar geçtiği halde iki şeyi asla unutamadığını, birincisi; hiçbir şeyden habersiz kızına tekmeyi vurduğunda uçuruma giden kızının aniden dönüp bakışını, ikincisi de minnacık parmaklarının avucunun içinden kayıp gidişini. Peygamber Aleyhisselam ve yanındakiler hüngür hüngür ağlıyorlar. İşte o baba çok pişman ama iş işten çoktan geçmiş. Müslüman olma şerefine ermiş bile olsa cahiliye döneminde işlediği o olayı vicdan azabunuı unutamıyor ve göz yaşı döküyor.

Şu son günlerde işlenen çocuk cinayetlerinin detayına inildiğinde insanın tahammül sınırlarını aştığını, cahiliye dönemindekileri geride bıraktığını görüyoruz. İnsan ne okumaya, ne dinlemeye ve ne de seyretmeye tahammül edemiyor.Hatta ben bu yazıyı bile yazarken içim yanıyor ve o masum kızımız , evladımız nasılda vahşice cayır cayır yakılarak katlediliyor. Bir insanı diri diri yakmak hele hele bir çocuk , eh ben nediyeyim dostlar. Neymiş efendim hücrede kaç kez intihar etmeye kalkmış. Yakında pişman olduğunu söyler ve yüksek ceza almadan kurtulmak için.Aslında o kişiyi ve buna benzer olaylardaki kişileri o acıyı aynısını çektireceksinki her gün o katledilen masumların çektiği acıyı anlasınlar.

Fakat bir çocuğun başına gelenleri görmemek, hemen geçiştirmek veya başka kanallara geçmek bana göre insanlığımızın öldüğü noktadır. Tahammül edemesek de lütfen izleyelim, hiçbir detayını kaçırmayalım, bir insanın nasıl canavarlaştığını, sapkınlaştığını görelim.

Çünkü o çocukların anneleri, babaları ve yakınları bunu yaşıyorlar, lütfen biz de yaşayalım. O aileler ne acılar çekiyorlar bir bilsek tabiikide ateş düştüğü yeri yakar her zaman ne kadar da üzülsek, kızsakda gün gelir her şey unutulur. ama o anne ve babanın çektiği acı geçermi dostlar?.

Cinayetler çözüldükçe, sanıklar yakalandıkça o çocukların babaları, anneleri, kardeşleri ve yakınları o çocukların nasıl öldürüldüğünü detaylarına kadar, öğreniyorlar, son demlerini gözlerinin önünde canlandırıyorlar öyle değil mi? Onlar için ne kadar zor ve acı.

Ağlamasına, ayağına diken batmasına, en ufak bir acısına dahi tahammül edemedikleri gözlerinin nuru yavrularının bir canavar tarafından hunharca katledilişini, boğuluşunu, benzin dökülerek yakılışını, bu şekilde katledilmeden önce tecavüze uğrayışını ister istemez gözlerinin önünde canlandırıyorlar. Ve bütün bunlar olurken zavallı çocuğun çırpınışını, çığlıklarını ve kendilerinin hiçbir şey yapamayışını yaşıyorlar ve ömür boyu da yaşayacaklar.

Şimdi lütfen bütün bunların sizin başınıza geldiğini, canınız ciğeriniz yavrunuzun bu şekilde “anneeee anneeee, babaaa babaaa” çığlıklarıyla bu dünyadan ayrıldığını canlandırınız. Nasıl? Tahammül edebiliyor musunuz? Kim dayanabilir bu acıya? .Düşünmesi bile kötü değilmi dostlar.?

Biliyor musunuz? Bu ülkede yılda en az iki yüz elli bin çocuk cinsel istismara uğruyor, bunlar daha açığa çıkıp deşifre olanlar, gizli kalanları siz düşününüz.

Peki yakalanan canavarlara ne yapılıyor? Söyleyeyim ne yapıldığını: O çocukların babalarının, annelerinin vergileriyle cezaevlerinde besleniyorlar, barındırılıyorlar ve en ufak bir bahaneyle dışarı salınıp yeni yeni yavrular kurban olarak sunuluyor bu canavarlara.

Allah aşkına siz hiç, böylesi sapık ve canavar birisinin cezaevinde ıslah olduğuna şahitlik ettiniz mi? Hem ıslah olmuş olsa bize ne?

Deseler ki size;

-Hani sizin yavrunuza tecavüz edip öldüren ve benzin dökerek yakan birisi vardı ya, işte o şimdi çok güzel bir adam olmuş, efendi mi efendi…

-Haa öyle mi? Bak buna çok sevindik, bütün üzüntü ve kederlerimiz bir anda yok oldu, ona karşı duyduğumuz kin ve düşmanlık bu haberle birlikte sevince dönüştü… Neymiş efendim o alçak, o cani insafa gelmiş ,uslanmış ceza evine girip çıktıktan sonra akıllanmış. Sn. Başbakanımız Erdoğan, bile Türkiye de idam yok olmalı aslında diyor . ve Taksim meydanında böyle kişileri asacaksın ama Avrupa ülkelerinde idamlar var. Halende uygulanmakta peki ülkemizde niye yok?.

Söyleyin Allah aşkına böyle düşünen beim gibi kaç kişi var.

Peki ne yapılmalı, ne ceza verilmeli bunlara? Şu anda yetkililer, mahkemeler bu ve bunun gibi kişilere en ağır şekilde cezalar uygulanmalı ve tecrittede bir ömür boyu kalsınki ne yaptığını anlasın. Hani bir söz var ben bu sözü çok severim. KESER DÖNER, SAP DÖNER. GÜN GELİR HESAP DÖNER. herkes yaptığının cezasını bu dünyada olmazsa öbür dünyada mutlaka çekecektir. Tekrar görüşünceyedek sağlıcakla kalın, cebinizden paralar, yuvanızdan saadet, sofranızdan bereket, eksilmwsin. Güzel vatanımızda vahşetler, akan kanlar dursun

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.