ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Trabzon'un en ünlü ve lanetli ailesi: Baştımar'lar...

fatih şahintürk

24 Eylül 2013 Salı 01:02
  • A
  • A

Bazen hepimize olur, yeni bir bilgi karşısında ufkumuzu ve benliğimizi kaybederiz...

Bende böyle bir durumu, yıllar önce yaşamıştım, Hegel Diyalektiği denen diyalektiği öğrendiğimde...

Kısaca diyor ki Hegel: "Tez ile Anti tez çarpışınca sentez oluşur..."

Yani siyah ile beyaz karışınca, ne siyah olur, ne beyaz, ne de başka bir renk... Sadece gri oluşur...

Çok anlamsız, hatta basit gelebilir ama beni şaşırtan bundan sonraki kısmıydı...

Hegel diyalektiğini, siyasal forma sokan ünlü siyonist Mayer Rothschild idi... By Rothschild, yukarıda kısaca formüle ettiğimiz Hegel Diyalektiğini, siyasal bir doktrin olarak günlük hayatımıza uygulaması, şeytana taş çıkaran bir plandı...

Tez (Kapitalizm) ile Anti Tez (Sosyalizm) çarpışınca sentez (Yeni Dünya Düzeni) oluşurdu...

Bu düzende tek yapılması gereken şey, tez'i formüle edip kontrol altında tuttuğun gibi, karşıt görüş olan antitez'i de formule edip, kontrol altında tutmaktı...

Zaten öyle oldu... Yaklaşık 50 yıl süren Soğuk Savaş dönemi dediğimiz dönemde, Komünizm ve Sosyalizm öcüsü, bizim gibi ülkeleri korkutmak üzerine kurulu bir kabuls gibi çöktü ve "aman komünist olmayalım" dürtüsüyle, ikinci dünya savaşının ardından ABD'nin (Kapitalizm) müttefiği oluverdik...

İşin vahim tarafı, bu komployu görememiş olan, soğuk savaş döneminde aktif görevde, şimdilerde ise emekli pozisyonunda görev yapmış bir çok devlet memuru ve güvenlik görevlisinin, halen daha "biz olmasaydık ülke bölünecekti, biz olmasaydık komünizm gelecekti" edasıyla göğsünü davul gibi şişirip, ortalarda dolaşıyor olmasıydı...

Şimdi ben soruyorum: "Komünizm gelmesin diye açık mücadele ettiniz.. Eyvallah... Peki, Kapitalizm, Emperyalizm ve Siyonizm gelmesin diye hiç mücadele ettiniz mi?"

Yukarda Hegel diyalektiği olarak formüle ettiğimiz hakikatı idrak edemeyen bürokratik yapı, dün sağ-sol ayrımını deşifre ve analiz edemediği gibi, bugünde laik-dinci veya alevi-sünnni ayrımını idrak ve analiz edemez....

Bizim tarihimizdeki bu tür inorganik ve yapay ayrımları anlamak için biraz geriye gitmekte fayda var... Mesela somut bir örnekle gidelim...

Trabzon'un en ünlü, bir o kadar "lanetli" ve talihsiz ailelerinden biri Baştımar (Başdamar) ailesi dersek sanırım kimse itiraz etmez...

Ailenin tanınmış en ünlü ferdi Zeki Baştımar... Zeki Baştımar, TKP tarihinin en önemli isimlerinden biri....Zeki Baştımar yazılarında hep Yakup Demir takma adını kullanıyor... Adı aileye adın veren dededen (Hacı Yakupoğulları) geliyor... 1951 yılında Zeki Baştımar'ın hayatı değişiyor... Başka bir TKP'li ve Sosyalist ve Alliance Israelit Universal mezunu Mihri Belli'nin eşi Sevim (Tarı) Belli, Marsilya Vapuruna binerken polis tarafından tutuklanıyor ve üzerinde çıkan TKP'ye ait belge ve dökümanların ardından büyük bir tevkifat, yani tutuklama dalgası başlıyor... Buna Türk işi yerli McCartizm diyebiliriz...

Kimler tutuklanmıyor ki: Zeki Baştımar, Mihri Belli, Şefik Hüsnü, Reşat Fuat Baraner... Reşat Fuat Baraner, pek bilinmez, Gazi Paşa'nın teyzesinin oğludur... Eşi de Fosforlu Cevriye yazarı Hatice Suat Derviş... Hatice Suat Hanım, ayrıca Erdem Buri'nin teyzesi...

Peki Erdem Buri'nin amcası kim? Türkçü ve Türk Ocaklarının efsane başkanı Hamdullah Suphi Tanrıöver... Sosyalizmden, Faşizme ince bir yatay geçiş yaptık, burnuma Hegel diyalektiği kokuları geliyor...

Mihri Belli'nin eşi Sevim Tarı Belli'den devam edelim...


Mihri Belli’nin eşi Sevim Tarı Belli, Rize’li ünlü armatör Rıza Kalkavan’ın torunuydu. Rıza Kalkavan’ın diğer torunu Zeki Kalkavan’ın eşi Muazzez Kalkavan, Vuslat Sadıkoğlu’nun kız kardeşiydi. Vuslat Hanım’ın eşi Kemal Sadıkoğlu, Çiğdem Meserretçioğlu’nun dayısıydı. Çiğdem Hanım, Rahmi Koç'un eski eşi... Rıza Kalkavan’ın diğer torunu da manken Billur Kalkavan’dı. Billur Kalkavan’ın anne tarafından dedesi Celaleddin Germiyanoğlu’nun ikiz kardeşi Ali Haydar Germiyanoğlu, İsmail Hakkı Okday’dan boşanan Ulviye Sultan’ın ikinci eşiydi…

Ne güzel bağlantılar... Hep iç içeler... Oligarşi, Bürokrasi, Burjuvaizm, hepsi birarada...

Zeki Baştımar'ın ve Baştımar ailesinin iki numarası Dündar Baştımar... O da esaslı bir sosyalist... Dündar Baştımar'ın eşi Ayşe Baştımar, DP'li İş adamı Şevket Mocan'ın kızı... Şevket Mocan, iki evlilik yapmış... İlk eşi, Nazım Hikmet'in teyzesi Sara (Okçu) Hanım... Ayşe Mocan, bu evlilikten doğuyor... İkinci eşi de, Nazi'lere yakınlığıyla bilinen Necmeddin Sadak'ın baldızı ve CHP'li gazeteci Ahmet Refik Uluçay'ın kızı Refik Uluçay...

Türkçü, kapitalist, liberal, sosyalist, hep yatay geçişler...Hegel öldü ama tezi halen dimdik ayakta ve yaşıyor...

Ailenin diğer ünlü üyesi, diğer kuzen Saffet Baştımar... O da 1950-1954 yılları arasında, yani DP'li yıllar başlarken CHP milletvekili... Saffet Baştımar'ın eşi Refika Hanım Bedriye Hanım'ın kızı... Bedriye Hanım kim diye soracaksınız, hemen söylüyorum: Gazi Ethem Paşa'nın kızı... Yani Refika Hanım, Gazi Ethem Paşa'nın torunu...

Bedriye Hanım'ın eniştesi de ünlü bir isim: Sakallı Nuretin Paşa... Evet, Sakallı Nurettin (Konyar) Paşa, Gazi Ethem Paşa'nın damadıdır... Sakallı Nurettin Paşa hakkında çok ağır iddialar ve ithamlar var... 9 Eylül'de İzmir'e girip birçok yeri yakması gibi... Ancak biz onu daha çok 1921 Koçgiri isyanını bastıran komutan olarak tanıyoruz... Damadı Tümgeneral Abdullah Alpdoğan da yıllar sonra başka bir kürt isyanı 1937 Dersim İsyanını bastıracaktı...

Belli başlı isyanları, belli başlı ailelerin bastımasını nasıl yorumlayabiliriz? Tevafuk mu? Sanmıyorum...

Sakallı Nurettin Paşa için şöyle bir bilgi var: "Müşir İbrahim Paşa'nın oğlu..."

Bakın, Nazlı Hanım, Ilıcak, Sabah gazetesindeki köşesinde, anne tarafını nasıl anlatıyor:

"ANNEMİN ailesi yüzyıllar boyu Rumeli'de yaşamıştı. Kendisi, babaannesi İhsaniye Hanım'ın adını taşıyordu. İhsaniye Hanım, Manastırlı Müşir İbrahim Paşa'nın kızı." (http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ilicak/2010/12/31/canim_gitti)

Tüm yollar Roma'ya çıkar...

Ailedeki diğer ünlü isim, Dündar Baştımar'ın kız kardeşi, Yıldız Baştımar... Yıldız Baştımar'ın ünü daha çok eşi TKP'li Nihat Sargın'dan geliyor...

Baştımar ailesi ile ilgili bahsi, bir idam ve bir intihar ile kapatalım...

İdam edilen kişi, 1926 Gazi Paşa'nın İzmir Suikastı davasından sonra yargılanıp idam edilen Trabzon Mebusu Hafız Mehmet (Engin)... Hafız Mehmet, Baştımar kuzenlerin (Saffet, Yıldız, Dündar ve Zeki) dedesi Hacı Yakup Ağa'nın biraderi... Yani Hafız Mehmet, babalarının amcası...

Ailedeki intihar vakası ise başlı başına ayrı bir yazı konusudur... İntihar eden kişi, Banker Kastelli Nam, Abidin Cevher Özden... Abidin Cevher Özden'in dedesi de Hafız Mehmet, Hacı Yakup kardeşlerin diğer biraderidir... Yani Baştımar Kuzenler ile Banker Kastelli, kardeş torunlarıdır...

Selam ve Dua ile...

YORUM YAZ
TOPLAM 4 YORUM

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

  • fatih şahintürk - fatih şahintürk:26 Eylül 2013, Perşembe 19:53

  • fatih şahintürk - fatih şahintürk:25 Eylül 2013, Çarşamba 22:29

  • - mehmet deniz:25 Eylül 2013, Çarşamba 21:28

    siz ne demek istiyonuz ben trabzon sürmeneliyim baştımarda doğudum çaykur memiş ağa konağının sahiplerinden biriyim ve aga torunuyum ben yakupoğlundan bu yazınızı değerlendiriceğim

  • - Reşat Sabuncu:25 Eylül 2013, Çarşamba 06:19

    Harika yazılar çıkarıyorsunuz.Daha sizi keşfedeli birkaç gün oldu..Umarım hızla keşfedilirsiniz..