ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Philip Morux, evini çok beğenmiş!

Çetin Alkan

06 Aralık 2013 Cuma 11:24
  • A
  • A

Bir asır öncesiydi. Öğleyle ikindi arası bir vakit, Newyork'ta bir kahvede ıhlamurumu yudumlarken, bir taraftan da iş ilanlarına göz atıyordum. Derken, barın kapısı açıldı ve içeri Philip Morux girdi. Kim var kim yok diye bakındıktan sonra, nihayet beni gördü. Yanımdaki boş sandalyeye oturdu, olduğunun aksine çok heyecanlıydı... O zamanlar bir evi bile yoktu, işleri de iyi değildi. Yine benden borç isteyecek diye düşünürken:

- Hayırdır morux? dedim.

Kahveci Victor abiye döndü “Herkese benden çay” dedi

Bana döndü, “Hayırdır, hayırdır yeğen” dedi ve anlattı.

- Şimdi… Öyle bir şey buldum ki yakında herkes beni tanıyacak… Tanıyacak ve çok sevecek…

- Eee…

- Benimle tanışan hiç kimse benden vazgeçemeyecek…

- Eee…

- Durumum da malum ya, herkes beni çok sevdiğinden, yemesinden içmesinden ne arttırırlarsa bir ev almam için bana yardım edecek…

- Nasıl yani?

- Nasılını boş ver… Düşün, işler yolunda giderse, benimle tanışan herkes bana bir ev alacak…

- Neyin kafasını yaşıyorsun Morux, ne içtin sen?

- Sigara!

O zamanlar hiç mi hiç inanmamıştım. Morux ‘un işleri yolunda gitti.

Beni bile alıştırdı kerata. Çok uzun zaman geçti… Yine bir elimde ıhlamur, diğerinde sigara…

Geçenlerde aradı, ona aldığım evi çok beğenmiş. Güle güle oturuyormuş.

Bir tane, bir paket, iki paket derken hepimiz ya da çoğumuz seferber olduk Morux’a bir ev almaya.

Öyle çok paramız olmadığından peşin veremedik de 30 yıla böldük gün de 7.5 Lira taksitle.

Hesabı kolay… Günde 7.5, ayda 225, yılda 2.700, 30 yılda +- 81.000 TL. Yerine göre, bütçeye göre, kimimiz villa, kimimiz 2+1, kimimiz 1+1 stüdyo daire bedeli saydık ya da halen sayıyoruz Morux’a.

Gönlümüzden ne koparsa işte anlayın…

Mesele para değil, Morux da değil. Zaten kimse de bizi zorlamıyor. Ne yapıyorsak biz yapıyoruz kendimize.

Yukarıdaki gerçekten bir hikâye… Yani bildiğiniz “hikâye”…

Hikâye olmayan, bizim farkında olmadan küçük rakamlarla büyük işler başardığımız.

Hikâye olmayan, farkında olmadan bozduğumuz sağlığımız.

Hikâye olmayan, arkasına gizlendiğimiz bahaneler.

Hikâye olmayan, isteyene günahımızı dahi vermezken, anahtar teslim bir evi yok yere ufak ufak savurmamız.

Ne için?

Onu çok sevdiğimiz için mi?

Mağdur ve ihtiyaçları olduğu için mi?

Ya da tüm bunlardan keyif aldığımız için mi?

Benim Morux’a aldığım evin taksiti bitmek üzere. Güle güle oturuyormuş. Varın siz düşünün.

Sıra geldi kendi başımın çaresine bakmaya.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.