ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Ne olacak bu ülkenin hali?

CELAL İYİMSER

19 Haziran 2013 Çarşamba 03:29
  • A
  • A

Ali- Ne olacak bu ülkenin hali?
Veli- Ne oldu ki?
Ahmet- Ne olmadı ki, görmüyor musun Gezi olaylarını?
Mehmet- Başlangıcındaki çevre duyarlılığına polis müdahalesindeki hususları mı,
ilerleyen safhalarda çevre ile ilgisi olmayan, hatta zarar veren Molotof, taş, bilyeleri mi,
dış basının ülkede savaş çıkmış izlenimi oluşturan art niyetli yayınlarını mı,
ekonomik zararları mı,
esnafın zararlarını mı, turizm sektörünün zararlarını mı,
gösterilere katılmayan diğer vatandaşların, göstericilerin kapattığı yolları, alanları kullanamamasından doğan sıkıntıları mı,
Başbakanın ülke içi ve dışı itibarını düşürme ve dolayısı ile ülkenin zarara uğratılma çalışmalarını mı,
Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti, belkide daha önceki Türk devletleri zamanında da oynanan, veya güzel şeyler yapmaya çalışan diğer ülkelerin yönetimlerini zayıflatmak ve adaletsiz çıkar çevrelerinin istediklerini yapar hale getirmek için yapılan, planlı, koordineli çalışmaları mı,
olay çevre değil, Başbakan istifa diyenlerin, neden istifa etmesini istedikleri mi?
Hasan- Hepiciğini ve dile getirilmeyen diğer hususları..
Hüseyin- Kardeşim, yukarda konuşulanları bir çok televizyon kanalında, gazetelerde, internet sitelerinde vs.. bir çok yerde tartışmalarda görüyoruz, duyuyoruz, okuyoruz, bence en önemlisi Başbakan istifa etsin diyenleri, neden istifasını istediklerini konuşmak lazım.
Leyla- Neyini konuşmak lazımmış, gayet basit, oy vermedikleri, istemedikleri biri başbakan olmuş, onu istemiyorlar.
Mücella- Olayı bu kadar basite indirmeyelim, biraz saftirik, biraz iyi niyetli taraftan bakalım, doktor gibi bakmaya çalışalım, hasta şuram şuram ağrıyor der fakat doktor, hasta ve yanındakiler için ilgisiz gelen sorular sorar, tahliller yapar, fakat o rahatsızlık belirtilerini gösteren kaynağı bulmaya çalışır.

Gösteriler başladığından beri hangi rahatsızlıklar dile getiriliyor veya daha önceleri dile getirilen rahatsızlıklar nelerdi:
-Basın özgürlüğü yok, yandaş medya, baskı altındaki medya.
- Hukuksuzluk, hukuğun baskı altında olması gibi söylemler, mahkemelerin, savcıların, hakimlerin iktidarın kontrolünde olduğu ithamları.
- Seçimler zamanı seçimlere hile karıştırıldığı, internette sayıların değiştirildiği iddiası.
- İhalelerin yandaşlara peşkeş çekildiği.
- Laikliğin elden gittiği, insanların özgürlüklerine müdahale edileceği korkusu.

Ayşe- Bunlar daha önce konuşuldu, dile getirildi, açıklamaları yapıldı, örnek mi istiyorsun:
- Seçimlerde internetin geçerliliği yok, internet sadece merak eden herkesin sonuçları öğrenmesi, hızlıca öğrenmesi için kurulmuş bir sistem, asıl geçerli olan sandık kurullarının oy sayım sonucu tuttukları tutanaklar ve çuvalların içindeki oylar yüksek seçim kuruluna gidiyor ve kesin sonuçları onlar açıklıyor. Sandık kurulunun tutanağı internete giriliyor, sandık kurulunda partilerin temsilcileri ellerindeki sayılarla, internette gösterilen sayıları karşılaştırıp, yanlışlık var mı yok mu, sayılar değiştiriliyor mu kontrol ediyorlar.

- Hukuk yandaşların elinde deniliyorsa, iktidar değiştiğinde yeni gelen iktidar kendi yandaş hukukçuları ile nasıl bu iktidar 60 ihtilali ve sonrasındaki ihtilalleri ve girişimlerini mahkemeye toplumun gündemine taşıdı ise bu iktidarın varsa yanlışlarını mahkemeye sevk edebilir,
- ayrıca yanılmıyorsam bu iktidar zamanında suçlarda zaman aşımı kaldırıldı veya kaldırılıyor,
- yine bu iktidar zamanında anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirildi,
- Avrupa insan hakları mahkemesinin yolu bildiğim kadarıyla herkese açık.

- Basın baskı altında, yandaş basın ve baskı altındaki basın olayları gizliyor, gerçekler toplumdan gizleniyor deniliyorsa, sansür var mı diye sorarım, kapatılan televizyon gazete dergi vs. var mı diye sorarım. Evet yayınlamayan olabilir ama yayınlayanlar da var, hatta mahkeme kararı olmamasına rağmen kendini mahkeme yerine koyup bunlar suçlu vurun kahpeye diyenler var. sonuçta herkes istediği yazıyı, programı yapıyor ve yayınlıyor, vatandaşlarda kendi meşrebine uygun olanları, uygun gördüklerini, istediklerini okuyor.

- İhaleler yandaşlara gidiyor, haksızlık yapılıyor diyorsan balgen, bilgin tanığın varsa mahkemeye verirsin, mahkeme sonucu adaletsizse avrupa insan hakları mahkemesine verirsin.

- Laiklik elden gidiyor, özgürlüklerimiz kısıtlanacak diye korkuyorsan, bu korkuyu destekleyecek hangi emare var, hangi delille bu söylemi dile getiriyorsun, başı açık olduğu için, eteğinin boyu kısa olduğu için, içki içtiği için vs.. kimler fişlenmiş, çalıştığı kurumdan atılmış, ihalelere girmesi engellenmiş vs..

Fatma- Tamam senin bu söylediklerin dikkate alınması gerekiyor ama gösterilere katılanlar senin bu anlattıklarını bu şekilde bilmiyor, değerlendirmiyor, hissetmiyor.
- Geçen gün bir kamu görevlisi arkadaşla konuşuyorduk, kendi kurumlarında bir komisyon mu ne toplan mış, komisyonun raporu gönderiliyor, komisyonda her kesimden insan var mış, oy çokluğu ile mi, oy birliği ile mi alınan rapor gönderiliyor, fakat bir süre sonra raporda yazanlarla alakası olmayan işler, uygulamalar yapılıyor deniyor. Yani diyorlarki “Bizi dinlemiyorlar, adam yerine koymuyorlar, bunlar ne yapıyor” diye güvensizlik oluşuyor.
- Doktor bir arkadaşla konuşuyorum, daha önce üniversitede, hastanede ameliyat yapıyordum, az para alıyordum ama vatandaşta az para ödüyordu, şimdi aynı ameliyatı özel hastanede 30-40 bine yapıyorum diyor.
- Bir başka arkadaş diyor ki, kanalizasyoni su, elektrik, doğal gaz vs için habire kazıyoruz, asfalt döküyoruz, kazıyoruz, asfalt döküyoruz, yandaşlara para kazandırmasalar bile devlet zarara uğruyor, halbuki Amerika'da olduğu gibi dehlizler yapılsa bir defa masraf edersin bir daha kazıp asfalt döşemezsin.

Örnekleri çoğaltmak mümkün, her kurumun uygulamaları ile ilgili farklı alternatifleri gündeme getirenler olabilir. Teklifleri olan veya şikayeti olan insanlar için, kafasında soru işaretleri olan insanlar için onları tatmin edecek bir şeyler yapılabilir.

Arda- Yapılıyor da zaten kardeşim, öğrenmek isteyen öğreniyor, örneğin BİMER, örneğin , belediyelerin sayfalarındaki şikayet müracaat sayfaları.

Ceren- Geçenlerde BİMER'e girdim bir hususu dile getirmek için, fakat orada sadece dile getiriyorsun, senden önce aynı konuda başka başvurular var mı göremiyorsun, bunlara ne işlem yapılmış göremiyorsun, belediyelerin sayfaları da aynı şekilde.

Uykucu tombul- Arkadaşlar bugünlük ülkeyi bu kadar kurtaralım, biraz da uyuyalım, daha sonra devam ederiz, iyi geceler, iyi akşamlar öpsün sizi tavşanlar..

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.