ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Kendimiz Olamadık

Bülent zencir

21 Eylül 2014 Pazar 18:50
  • A
  • A

Bizler sevgimizi de, saygımızı da, aramızdaki muhabbeti de, “önümüzde bir rehber olan sünnet pusulasını” da unuttuk. Yol göstericiler bozuk olunca doğal olarak rotadan saptık. Başkalarına özenip, başkası gibi yaşıyoruz. Bir türlü kendimiz olamadık. Sevmek veya saygı göstermek zor geliyor artık bizlere. Oysa fahri-i kainat Efendimiz(s.a.v)“İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” buyuruyor. Biz Peygamber efendimiz (s.a.v)’in sünnetlerini yaşamaya, Kur-an ’ın emirlerine uymaya gayret ederken, toplumun kafasını karıştırarak kime güvenileceğini muallakta bıraktıran. İlahiyatçı diye yutturulan, okumuş belki ama dini mü-bini İslam'ı katletmek için çabalayan. Bazı kesimlerce kendine taraftarda bulan, halk arasında mümtaz şahsiyetler olarak adlandırılan, hadislere gereken değeri vermeyip sırf kafalarda soru işareti bırakmak amacıyla gerçekliliğini sorgulayan, kur-an ayetlerini kendine göre yorumlama gayreti içine giren kişi veya kurumlar bizleri asilliğimizden ve asıl amacımızdan uzaklaştırdılar.

Birileri sen şusun sen bucusun diyerek ayrıştırdı. Kendi kafalarınca Müslümanları birbirleriyle çatıştırma niyetin delerdi. Büyük ölçüde başardılar da (Biliyorlar ki biz bir olursak onların birliği tehlikeye girecek). Birileri de Rehber olarak Avrupa kriterlerini örnek gösterdi. Batının çıkmaza girdiği, bir türlü çözüm üretemedikleri, her gün daha da rezilleşen aile hayatlarını, iğrenç yaşam tarzlarını normal bir olaymış gibi gösterdiler.“Gençlerin önünü açalım” sözünü kendilerine mefkure edinerek gençlerin açılmadık yerini bırakmadılar. Şimdi ise eserlerini seyretmekten büyük haz alıyorlar.

Batıl olan elinden gelenin fazlasını yaparken biz elimizden geleni ardımıza koyuyorduk.

Bütün bu olayları iyi niyetle değerlendiren Müslüman kendini bir anda ben merkezli bir dünyanın içinde buluverdi. Kendinden başka kimse umurunda olmayan. Gereksiz bilgileri can kulağıyla dinleyip İslam'ın emirlerine sadece kulak misafiri olan, Boyundan büyük egoları olan. Anı yaşadıkları fakat yaşamaktan memnun olmadıkları bir dünya. Öyle ki TV karşısında geçen misafirlikler, İnternet karşısında uyuşturulan gençlik, Moda ateşiyle eriyen Bayan, kahve masasında çürüyen adam. Hepsi bu olayların sonucu olmuştur. Ne dertlerini soran var. Ne halden anlayan. Nerede kaldı o şanlı nesil? “Biz neslimizin müsveddesi bile olamadık.”diyen Hekimoğlu haksızda değil hani.

“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar…”(tevbe 71) bize de yalnızca hayrı tavsiye etmek düşer. Bende öyle yapacağım. Gelin moda günlerinden sohbet günlerine, TV karşısından, kitap diyarlarına, kahve masalarından namaz saflarına, gidelim. Genç isek yaşlıları, sağlıklıysak hasta olanı, zengin isek fakir olanı sırtımızda bir yük olarak görmeyelim. Dünya ve içindekiler bize asıl gayemizi unutturmasın. “Ağlama Ömer! Dünya onların ahirette bizim olsa razı olmaz mısın?”diyen Resulullah (s.a.v) en büyük önderimiz olsun. Allah razı olduğu bir yaşam versin bizlere. (Amin) Kendisinden ümit kesilmeyen, Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Selametle…

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.