ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Sihirbazların Gecesi

Asım Çalık

09 Şubat 2014 Pazar 19:56
  • A
  • A

Sivas’ın ilk siihirbazı Ersun Yanal’dı. İlk hafta Webo, ikinci hafta Holmen atraksiyonlarıyla futbolseverleri şaşırtan Yanal, forvet eksikliği sebebiyle Sivas maçı öncesinde çözüm arayışlarına girmişti. Sokakdaki çocuğa sorsanız; “sol arkaya Hasan Ali’yi, sol öne de Caner’i koyarım” derdi muhakkak. Beklenti de o yöndeydi zaten. Ama gördükki bu hafta şapkadan çıkan tavşanın adı Kadlec’di. Fakat futbol o kadar enteresan bir oyun ki Egemen’in kırmızı kartı Yanal’ın bu tercihini doğruya getirdi. Klübeden Bekir takviyesi almadan, ya da Topal’ı “topal görünümlü stoper” yapmadan çözüm sahanın içinden bulundu ve hem sol bek, hem stoper oynayan Kadlec Alves’in partneri oldu. Caner sol beke kayarken Moussa ve Kuyt sağı solu ortak kullanmaya başladılar. Fakat en büyük problem Sarı Lacivertlilerin oyuna forvetsiz devam edecek olmasıydı. Artık Fener’in yeni sistemi 4-5-0 olmuştu.

Fenerbahçe gibi deplasmanların sessiz ismi Sivasspor, “kendi çöplüğünde öten horozdu” sene başından bu yana. Evinde aman vermiyordu kimselere. Korcan’ın sakatlanmasıyla ve Borjan’ın gidişinden sonra 3. Kalecileri Nihat’a kalmışlardı. Tek eksikleri kalecileriydi.

Havanın ve sahanın güzel oluşu ve Fenerbahçe’nin maça iyi başlangıcı, Sarı Lacivertlilerin çok zorlanmayacağını işaret ediyordu aslında. Dün İngiliz Premier Liginde Liverpool’un Arsenal’i 5-1 gibi bir skorla ezdiği karşılaşmada ilk 20 dakikada dört farklı üstünlüğü bulan Kırmızılılar gibi, Fenerbahçe de biraz şanslı olsaydı, sahada gözleri hipermetrop olmayan bir hakemle dört farklı skoru elde edebilirdi. Raul-Moussa-Topal netlik derecesindeki gol pozisyonlarını cömertçe harcadılar.

Dakikalar 10’u gösterdiğinde gecenin ikinci sihirbazı çıktı ortaya. Denir ki futbol maçlarının patronu orta hakemdir. Ancak bu çizgi hakemi uygulamasından sonra, ceza alanlarının patronları çizgi hakemleri oldu. Murat Türker isimli çizgi hakemi; Moussa’nın ortasında Kadir’in kafa hizasını geçen ve açık olan elini görmedi. Öylesine belliydi ki penaltı olduğu. Bırakın çizgi hakemini, yan hakemin görmemesi için bile kör olması ya da kasıtlı olması gerekirdi.

Ve 21. dakika…..Üçüncü sihirbaz Yunus Yıldırım’dı maalesef. Egemen’in yapmadığı faulu yaratınca ortam gereksiz yere strese büründü. Gecenin son hokkabazı Egemen takımı bu kadar iyi oynarken, Galatasaray kendilerine bu kadar yaklaşmışken, kontrolünü kaybetmemeliydi. “Böyle faul olmaz hocam ama canın sağolsun” deyip, başını öne eğip kalesini savunmaya gitmeliydi. Ama O ne yaptı? Tek kelimeyle delirdi. Yunus hoca küfürden mi yoksa göğüs göğüse çarpışmadan mı attı Egemen’i bilemem ama faul kararı ne kadar yanlışsa kırmızı kartta o kadar doğruydu.

Sonra Yunus hoca hatalarına devam etti. İlk yarıda Cicinho’nun Emre’ye yaptığı faulde top sol taraftaki Caner’e geldiğinde oyunu durdurmasa, Caner atağa devam edip tehlike yaratabilirdi. Aynı tarz bir oyun maçın 72. dakikasında olduğunda avantajı oynatan Yıldırım, atak bittikten sonra oyunu durdurmuş, Aydın’a yaptığı faulden dolayı Raul’e sarı kart göstermiş ve doğru karar vermişti. Ayrıca ikinci yarının başında Burhan’ın Raul’e yaptığı faulde sarı kart vermeliydi. Sivas’ın golünden önce Gökhan sakatlandığında oyunu durdurabilir miydi acaba? Ya aynı golü Fener atsaydı kararı ne olurdu? Adı “maçları kafasına göre yöneten hakem”e çıkan Yıldırım’ın kararlarında istikrar aramak imkansız ötesi gibi bir şey.

Geçen haftaki Es Es mağlubiyeti korkuttu mu dersiniz Yanal’ı? Öyle ya her ne kadar Egemen’in kırmızından sonra eğrisi doğrusuna denk geldiyse bile Cicinho’dan bu kadar çekinmemeliydi Fenerbahçe? Kadlec’in Hasan Ali yerine tercih edilmesinin tek sebebi bu olmalıydı maç öncesinde.

Bir de tam oyuna girecekken 81’de gol gelince Raul-Baroni değişikliğinde vazgeçti Yanal. İyi güzel de ya golün hemen sonrası oyuncu değişikliğini yap, ya da maç bitene kadar Brezilya’lıyı yanında oturt. 81’den 94’e kadar tam 13 dakikalık zaman varken oyuncu değişikliği yapmayıp, 88’e kadar beklemek hocanın “artık bu maç dönmez” moduna girdiğini gösterir açıkcası. Belliki hoca hem formsuz, hem de oyuna yeterince konsantre değil. Bence aklı “yoksa şampiyonluk gidiyor mu?” da takılı kalmış.

Dün Arsenal’in efsanevi hocası Wenger; “futbolcularım kadar bende formsuzdum” ifadesini kullandı. Henüz bu tarz bir açıklamayı duyamadık Ersun hocadan bunca puan kaybından sonra. Artık Kasımpaşa maçı Sarı Lacivertliler için tamam mı yoksa devam mı maçı. Puan kaybı yaşanacak olursa, sanırım şampiyonluk Kaf Dağının ardında gibi.

9 Şubat 2014 Pazar, New York, 12:15

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.