ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL30°C
Az Bulutlu

YAZARLAR

Prangalı Diego'dan Serbest Diego'ya

Asım Çalık

09 Kasım 2014 Pazar 07:17
  • A
  • A

Emre’nin yerine Diego’nun kadroya girişiyle Alex’li günlerden sonra belkide ilk defa kaptanının var olduğu sisteme döndü sarı lacivertliler. Bugüne kadar oynadığı tüm maçlarda 3’lü forvetin arkasında oynayarak adeta kaybolan bir karakterdi Diego. Çünkü böylesine bir sistemde onu görmek mümkün olmamıştı tüm kariyeri boyunca.

Trabzon-Antep-Akhisar-Konya maçlarında Diego’yu Sow-Kuyt kanatları ve önünde Webo-Emenike ikilisinden biriyle oynatıp sandviç haline getirince İsmail Kartal ezildi Brezilya’lı. Sorunun çözümü çok açıktı aslında. Diego her ne olursa olsun serbest oynamalıydı. Bunun en güzel cevabı da ilk yarıda gösterilen hem Diego hem de takım performansıydı. Webo girip önde 5’li gibi oynamaya kadar etkinliği sürdü 10 numaralı oyuncunun. Sadece paslarıyla değil, fiziğiyle de gücüyle de hazırım dedi Diego.

Gökhan’ın sağ kanadı kullanma becerisi olmasa Fenerbahçe’nin Kuyt’la sağdan gelme ihtimalinin zayıflığı gene gözler önündeydi. Evet Kuyt lider, Kuyt çalışkan, Kuyt koşan, Kuyt didinip duran, Kuyt defansına hep yardım eden ama sağ tarafı aktif kullanabilecek yaratıcılıkda değil. Adam geçip eksiltmek, Diego’nun ara paslarına hamle yapma yeteneğinden ne yazık ki uzaktı. Beşiktaş maçında yaptığı baskıyla Emenike’yi gol pozisyonuna sokan, yaptığı ikinci baskıyla Emenike’ye topu aktarıp Moussa’nın golü yapmasının belkide baş mimarı olandı ama Diego’lu sistemde pas trafiğinde topun kanatlara ulaşıp rakip kaleyi bulmasında sol taraf etkinliğini sağ kanatda Kuyt’la ortaya konulması çok zor gibi görünüyor.

Diego’nun başarılı olmasının ve istenilen seviyeye yakın oynamasının en büyük sebebi yerinde oynamasıydı. İlk yarıda Alper’i, ikinci yarıda Emenike’yi gol yollarına sokacak pas aktarmalarını çok iyi yaptıve yukarıda yazdıklarımı doğrulayacak şekilde sola daha fazla yüklendi.

Emre mi Diego mu?

Ya da Raul mü Diego mu soruları futbol mantığının çok uzağında olan sorular. Her biri farklı özellikde olan bu oyuncular için bu tarz kıyaslamaların yapılması yanlış. Emre-Topla-Raul üçlüsüyle farklı, Diego’nun forvet arkasında olmasıyla tamamen farklı rollere büründü takım. İsmail Kartal Diego’yu Emre’nin yerine değil Bremen, Juventus, Wolsfburg ve Atletico takımlarında oynadığı serbest pozisyonunda değerlendirdi. Geçen haftaki Alper-Sow tercihiydi aslında yine bu geceye damga vuran. Bu doğru tercih Diego’nun da istediği tercihdi ve üç forvetli sistemden uzaklaşıp 4-2-3-1 ya da 4-4-1-1 oynayınca takım bir anda güçsüz olan, takımına alışamayan, kültür şoku yaşayan Diego gitti bambaşka bir Diego geldi.

Kadlec’in Golleri

Kadlec’in sarı lacivert çerçeveyi bulan şansız “kendi kale” golü maçın şokla başlamasına sebeb oldu. Bu yenilen erken gole rağmen Fenerbahçe geçen seneki şampiyon takımın görüntülerinden örnekler verdi oyunun genelinde. Yenilen gole erken cevap vermek adına Raul-Alper-Kuyt-Emenike-Topal’la gelen şutların hem isabet yüzdeleri yüksekti hemde Serkan milli takım seviyesinde kurtarışlar yaptı. Devrede kaçan penaltı, Diego’nun Kuyt’a adrese teslim “Alex pası”, Emenike’nin ıskası hafızalara kazındı. Aynı pasın ikinci devre soldan Emenike’ye ulaşması da Diego kalitesini ortaya koydu.

5 forvet 5 gol getirmedi

İsmail Kartal rakibin 10 kişi kalması ve galibiyet sayısının gecikmesiyle bence yanlış bir kararla Raul’ü kenara aldı. Belki Webo’nun oyuna dahil olması doğruydu ama orta sahanın sadece Alper’e bırakılması hem de alışık olmadığı yerde yalnız kalması hataydı. Takım orta sahasız kalınca iş Emenike’nin fulelerine ve Diego’nun ayağından çıkacak paslara kaldı. Sow’un zorlamasıyla gol geldi ama bu çok forvetli sistemin ürettiği “Baba” bir skor sayısı değildi. Raul kalsaydı, Rize defansından dönecek toplarda ribauntları alıp şut denemeleri de yapabilirdi. 5 forvetle defansif kurgusunu da riske attı Kartal. Üstelik Gökhan’da sakatlanmıştı ilk yarıda ve zorlayarak devam etti oyuna. Ama imdada Mehmet hoca yetişti ve 73’de Holosko’yu oyundan alarak elindeki yegane kontraatak silahını kendi kendine yok etti.

Diego Simone Ribas’ı Nasıl Kullanmış?

Fenerbahçe’den önceki son durağıydı Atletico Madrid Diego’nun. Gerçi eski günlerinden uzaktı ama yine de Simone’nin onu doğru kullandığı maçlarda hep iyi oynadı.
Kenarlarda Adrian, Salvio, ya da Arda, önde Falcao arkasında 4-2-3-1 yani tek forvet arkası...Dün akşam ki gibi.

Arkasında Arda,Suarez, Gabi-önünde Falcao ve Adrianla çift forvet arkası...Sow-Emenike önde, arkada Emre-Topal-Raul olabilir. 4-4-2 baklava dizilişi.

Simone Diego’yu çok da alışık olmadığı kanatlarda da kullanmış ama çok az. Arda solda, Diego solda.... Çok verimli olacağını düşünmemekle beraber mesela Kuyt’ın yerinde sağda da denenebilir Brezilya’lı.

Dün gece Hasan Ali Caner’i hiç aratmadı hem defansda hem ofansda. Diego’nun bu iyi performansı İsmail Kartal’ı ilerleyen haftalarda tatlı bir yorgunluğa itecektir.

Diego’nun dün akşam verdiği renkli futbol tablosundan sonra eskinin oturan önde 3’lü
forvet sistemi üzerine Diego’lu tek forvet arkası, belki zaman zaman çift forvet arkalı opsiyonda planların içinde olmalı artık ligin devamında.

Ne öndeki 3’lünün arkasındaki Diego, ne de 5’li forvetin içindeki Diego bu takıma yarar sağlamaz. Hatta Adrian-Salvio, Arda-Salvio kanatları gibi, Hasan Ali’nin başarılı dönüşünden sonra sol önde Caner, sağ önde Alper’le Diego’nun ayağında çıkacak paslar ve her ikisinin de araya kaçışları, Hasan’ın ve Gökhan’ın geriden desteğiyle farklı tarzda bir futbol resmini bile ortaya çıkabilir İsmail Kartal’ın fırçasından. Denemeli İsmail hoca. Takım yaşlı belki ama değişik taktikleri oynama kapasitesine fazlasıyla sahip. Bir de Kuyt’sız planlarda yapılmalı. Lig uzun.... Ne olur ne olmaz......

Asım Çalık, 8 Kasım 2014 Cumartesi, New York, 5:01

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.