ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

BDP’li Milletvekilleri Neden Serbest Bırakılmadı?

Ali Güneş

16 Aralık 2013 Pazartesi 14:06
  • A
  • A
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sık sık “Özel Yetkili Mahkemeler de tiyatro oynandığını” dile getirmişti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine “hukukun üstünlüğünden” dem vuran bazı çevreler, yeni hukuksuzluklara yelken açmak için şimdi de “yargı cuntası”ndan bahsetmektedirler. Zaten darbeleri yargılayan (?) mahkemelerin 28 Şubat Süreci’nde brifing alırken ne zaman hidayete erdiği konusu hiçbir zaman tartışmaya açılmadı. Yargı her zaman kutsal yerini korudu. İstiklal Mahkemesi’nde on yıllık hapse itiraz eden bir sanık idama mahkûm edilmişti. On yıl hapis ile idam arasındaki tek fark yargılanın bir edepsizlik yaparak 10 yıl hapis çok fazla demesiydi.

Nedim Şener tutuklandığında Zaman Gazetesi, “yargılananları mahkeme karar vermeden suçsuz görmek doğru değildir” açıklamasıyla boşa çıkartmayı amaçlıyordu. Hâlbuki hani Beraat-i Zimmet asıldı. Ama ortakların sadece birisi değil ki, diğer ortakta kitap ile bomba arasında irtibat kuruyordu. Ama kitap ile bomba arasındaki irtibattan daha öte insan ile bomba arasında irtibattan bahsedebilirsiniz. Zaten Terörle Mücadele Kanunu, insan olan herkesi hedef alıyor. Sadece yandaş veya Camiacı olmayın yeter. Al birini vur ötekisine…

Biliyorsunuz Mustafa Balbay, Ergenekon Terör Örgütü Üyesi olmaktan 34 yıl hapse mahkûm oldu. Anayasa Mahkemesi, demokrasi sandıktan ibarettir diyerek Mustafa Balbay’ın tahliye edilmesine karar verdi. Silivri’deki mahkemede biraz nazla da olsa Mustafa Balbay’ı serbest bıraktı. Ama daha haklarında karar verilmemiş BDP Milletvekilleri Diyarbakır’daki mahkeme tarafından serbest bırakılmadı. Tiyatro da mantık çelişkisi olmaması lazım değil mi? Kılıçdaroğlu, son derece yanılıyor. Bu bir tiyatro değil başka bi şey. Başbakan, karar vermeli “Demokrasi, sandıktan ibaret mi yoksa değil mi?” Gezi’de demokrasi sandıktan ibaret ama mahkemelerde başka şeylerden ibaret… Bu kadar çelişkiyle iktidar da kalmak bir maharet ama nereye kadar?

İyi ama diyecekler; “biz askeri vesayeti” gerilettik. İyi de bize ne? On binlerce insan askeri vesayet döneminde de sadece düşündüğü için mahkemelik oluyordu şimdi de. Gerilettiyseniz kendinize gerilettiniz. Düşünen insanlar için ne değişti? Terör (!) suçundan dolayı mahkûmiyette dünyayı solladık. Ama siviller daha akıllı oluyorlar. Eskiden askerler, şiir okudu diye alıyorlardı şimdi ise şiir okuyanları hatta şiir okumayı aklından geçireni terörist diye alıyorlar. Terörist kılıfı geçiriyorsanız zaten kimse “hey burada zulüm var” diyemiyor.

Yargıtay’ın Gerekçeli kararlardan birisi: “Sanıkların (…) terör örgütü üyesi olduğuna kanaat getirilmiş ve yerel mahkemenin karşı delilleri mantıklı bir şekilde çürüttüğü anlaşılmıştır.” Bu karar da 15 kişi var. Vahim suçlar işlemişler; piknik yapmışlar, telefonla konuşmuşlar ve dernek sohbetlerine karışmışlar. Ama bundan daha vahimi Yargıtay, tek tek sanıklar hakkında gerekçeli karar bile yazma gereği duymuyor. Aynen Balyoz Davası’nda duymadığı gibi… Zaten sanıklar birer sinek. Ama bakalım bu sinekler kimin kulağına kaçacak? Hazır vize anlaşması da imzalandığına göre kaçmanın tam zamanı… Göreceksiniz böyle giderse…
YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.