ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Etki ajanlığı ve İran

Ahmet Balki

04 Mayıs 2013 Cumartesi 15:15
  • A
  • A

Toplumun gözü önünde olup, toplumu yönlendirebilme kabiliyetine sahip olan sanatçıların, gazetecilerin, istihbaratçıların vs. bir başka ülke tarafından kafa kola alınıp o ülke için hizmet etmesi, o ülke için toplumu yönlendirmesi hadisesine etki ajanlığı bu faaliyeti yapan kimseye de etki ajanı denilir.

İran Devleti’nin belki de en çok önem verdiği hususların başında etki ajanlığı müessesi gelmektedir. Hatta bunun için okul bile kurmuştur: Hakkani Okulu… Bu okulun yöneticisi Ayetullah Taki Misbah’tır. İran’ın Kum Şehrinde faaliyet gösteren okul, aşırı Sünni Düşmanlığı, Türkiye aleyhtarlığı ve Esed yandaşlığı üzerine faaliyetlerini devam ettirmektedir.

İran’ın etki ajanlığı faaliyetleri için Türkiye özel öneme sahip bir ülkedir. Bu faaliyetleri maddeler halinde şöyle izah edebiliriz:

1- Osmanlı Yönetimini kötülemek ve milletin köklerine olan güvenini sarsmak,
2- Türkiye Alevilerini Şiileştirmek ve Türkiye’deki Sünnilere düşman ederek ileride olası mezhep kavgaları ile Türkiye’yi zayıflatmak,
3- Jakoben Laiklerin dindar halkı devletten soğutmalarını fırsat bilerek dindar halkı İran’ın makyajlı dini yönetimine yaklaştırmak,
4- Özellikle Dindar olan halkı bir takım örgütleri eli ile örgütlemek ve onların eli ile istihbarat akışının sağlanması,

İran’ın etki ajanları Türkiye içerisinde Suriye meselesinin bir ABD ürünü olduğunu ve Türkiye’nin ABD’nin peşine takılan bir devlet olduğu inancını bilinçli olarak yaymaktadırlar. Her gün yüzlerce müslümanın İran tarafından Suriye’de öldürülmesi karşısında dindar halkın sessiz kalması İran’ın etki ajanlığının zirvede olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Mesele sadece Esed rejimine, İran’ın verdiği sonsuz destek değil… İran, PKK Terör Örgütünün Türkiye’den çıkışını bile hazmedememektedir. Zira dökülen her damla kan, İran’ı güçlendirmekte Türkiye’yi zayıflatmaktadır.

İran, ulusal çıkarlarını her şeyin önüne alan makyavelist bir devlettir. Din ve ahlak terimleri işe yararsa kullanılır. Yıllarca “mollalar İran’a diye” başlık atan Cumhuriyet Gazetesi ile İran arasındaki son zamanlar da geliştirilen sevgi, İran için dinin sadece bir süs olduğunu ortaya koymaktadır. İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda “Suriye’de cihatçıların Batıyı tehdit ettiğini” iddia etmiştir. (http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=357904) Aslında İran Devleti’nin kurucusu Humeyni içinde din önemli değildi… Zira 1982 Hama Katliam’ında 40000 müslüman öldürülürken Humeyni mazlumların yanında değil katillerin safındaydı.

İran, toprakları iyi sürdü… Bu topraklar bizimdi ama İran topraklarımızı sürdü… Artık bu toprakların değerlerine dönme ve kardeşçe yaşayarak bizi birbirimize kırmak isteyenlerin oyununa düşmeme zamanı…

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.