ÖNE ÇIKANLAR :

YAZARLAR

Irak-Şam İslam Devleti Örgütü İran’ın Bir Kolu mu?

Ahmet Akgünler

18 Ekim 2013 Cuma 01:03
  • A
  • A

Tarih boyunca insanları Allah’ın dininden uzaklaştırabilmek için akla hayale gelmedik yöntemler uygulanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de Ehl-i Kitab’ın akıllara durgunluk verecek bir yönteminden bahsedilmiştir. Şöyle buyrulur:

“Kitap ehlinden bir grup: “Mü’minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler” dedi.” (Al-i İmran Suresi: 72) Bu ayetin nüzul sebebi hakkında bir takım Yahudi ve Hıristiyan’ın hem kendi dinlerine mensup kimseleri bir arada tutmak hem de zayıf itikad sahibi müslümanları düşürmek için bu planı yaptıkları kaydedilmiştir. Bunlardan bir grup dine inandıklarını söyleyip sonra “biz dine inandık, içeriğini inceledik ve Batıl olduğunu gördük” dedikleri rivayet edilmiştir. Yahudi, Hıristiyan ve diğer ideoloji sahiplerinin hileleri hala devam etmektedir.

Irak’ta sadece başkent Bağdat’ta 50.000 güvenlik görevlisinin bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca Bağdat’ın her tarafı güvenlik kameralarıyla donatılmıştır. Ama sadece dün Bağdat’ta 9 ayrı bombalama eylemi gerçekleşmiştir. Saldırılan hedefler ise uçta kenarda bölgeler değil çarşı pazarlar ve camiler. İşgal ve Maliki Güçleri hedef alınmadığı için hükümet rahat. Ülke bütçesinin yüzde on altısının güvenliğe harcandığı bir yerde bu kadar kolay bir şekilde patlamaların olması doğal olarak şüphe uyandırıcı.

Bütün bu patlamalarda olağan şüpheli “El-Kaide.” Bütün haber ajansları aynı şeyleri söylemekte ve hem patlamalar hem de “El-Kaide” olağan karşılanmaktadır. Ama ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli Maliki Hükümeti ve onu destekleyen İran’ın sorgulanmaması şüpheleri iyice arttırmaktadır. Zira ne İçişleri Bakanı ne de diğer güvenlik sorumluları bırakın istifa etmeyi soruşturmalara bile tabi değiller.

Irak nüfusunun yüzde 65’i Şii. Ama buradaki Şii’lerin İran’ın ideolojisiyle bağları son derece zayıf. Buna rağmen hedef alınanlar genellikle Şii’ler. Bu saldırılardan sonra Şii nüfusun İran’a yaklaştığını söylemek mümkün. İran ideolojisi ile başaramadığını terör saldırıları ile başarıyor olabilir mi? Ya da soruyu şöyle soralım: Irak’ta terör saldırıları olmasa İran, Irak üzerinde nüfuzunu devam ettirebilir mi?

Irak’ta bombalı saldırılarda yer alan Irak-Şam İslam Devleti adlı örgütü Suriye’de de görmeye başladık. İlk önce Nusret Cephesi ve Irak Şam İslam Devleti isimli örgütün birbirleriyle münasebetlerine kısaca değinlim.

Nusret Cephesi kendilerinin hedeflerinin Sosyalist-Baas rejimin yıkılıp yerine bir İslam Devleti’nin kurulması ve böylece İslam Hilafeti’nin kurulması olduğunu ilan etmiştir. El-Kaide’ye bağlı olmadığını söyleyen Nusret Cephesi, El-Kaide’yi reddetmediğini de ifade etmiştir. 2013 Nisan Ayı’nda el-Kaide’nin kolu olduğu iddia edilen “Irak İslam Devleti” örgütünün lideri Ebubekir el-Bağdadi’ye ait olan bir beyanatta; “Nusret Cephesi aslında Irak-Şam İslam Devleti’nin bir kolu olduğunu ve cephenin de bundan sonra birleşik bir “Irak ve Şam İslam Devleti” çatısı altında faaliyet göstereceklerini” ifade etmiştir. Bu beyanata Nusret Cephesi lideri Muhammed Fatih el Culani ise böyle bir durumun olmadığını ve kendilerinin Irak-Şam İslam Devleti örgütüne bağlı olmadığını ifade etmiştir.

Haziran Ayı’nda el-Kaide’nin lideri Doktor Eymen Zevahiri, Nusret Cephesi ve Irak Şam İslam Devleti örgütünün iki ayrı cemaat olduğunu birbirlerine yardımcı olmaları gerektiğini ifade etti. Bu iki grup arasındaki ihtilafları ise Şeyh Ebu Halid es-Suri’nin çözeceğini ifade etti. Bu noktada Irak-Şam İslam Devleti isimli örgüt, Zevahiri’yi tanımadıklarını ifade etmişlerdir. Dolaysıyla Irak-Şam İslam Devleti isimli örgütün el Kaide bağlantısı iddiası havada kalmıştı.

Suriye’de İslami grupların tamamıyla ihtilaf halinde olan Irak-Şam İslam Devleti isimli gizemli örgütün İran veya Baas’la ilişkisi var mı? Bu konuda elimizde yeterli kanıt yok. Ama fiillerinin buna hizmet ettiğini söylemek lazım. Baas’la direk çatışmayan ve Türkiye sınırında koğuşlanan bu örgütün Türkiye’yi de tedirgin ettiğini söylemek mümkün. Irak’ta savaşmayan kimselerle savaşan bu örgütün Suriye muhalefeti içerisinde sayıldığı için muhaliflere yardım eden Türkiye’yi de zan altında bıraktığını söyleyebiliriz. İran, ABD ve İsrail medyası Türkiye’nin teröre hizmet eden kimselere yardım ettiği tezini hararetle işlemektedir.

Tekçi yapısı ve şiddette ölçü tanımayan anlayışıyla Irak-Şam İslam Devleti örgütü Suriye’nin İslamlaşması konusunda şüpheler meydana getirdiği malum. İslam’ın medeniyet tasavvurunun önüne engel oluşturduğunu da söylememiz lazımdır. Dünyanın yeni bir paradigmaya ihtiyaç duyduğu bir noktada Irak-Şam İslam Devleti isimli örgütün umutsuzluk dalgası oluşturduğunu da gizleyemeyiz. Mezhep Savaşları İslam’ın umut olması noktasında insanların zihinlerinde şüpheler uyandıracaktır.

İran bir medeniyet projesi olarak iflas ettiğinden tek can simidi mezhep savaşıdır. Ona Irak ve Suriye’de hatta Afganistan’da nüfuz sağlayan tek unsur mezhep faktörüdür. Kısaca İran’ın dünyaya herhangi bir medeniyet transferi yapamaz. Şiileri hatta Alevileri kendi yanına çekebilirse iktidarının devam edeceğinin farkında. Aksi takdirde İran hızla bir çöküşe girecektir. İran çevresindeki ülkelerde istikrarsızlığı devam ettirebilirse ayakta kalabilir.

Yukarıdaki ayetin devamındaki ayette şöyle buyrulur:

“(Ehl-i Kitap kendi adamlarına dediler ki) Ve kendi dininize uyanlardan başkasına inanmayın.” (Al-i İmran Suresi: 73)

Görüldüğü gibi sabahleyin iman edip akşam inkâr etmenin amacı kendi dindaşları arasında safları sıklaştırmak ve kapalı bir yapı oluşturmaktır. Sabah umut olan İslam’ı vurabilmenin yolu onun bütün insanları kuşatacak bir umut olmadığını aşılamaktan geçmektedir. Mezhep Savaşı bulunmaz bir nimettir onlara göre. Ayrıca mezhep savaşıyla İran, Şii’ler arasında safları sıklaştırmanın yolunu da bulmuş olacaktır. Türkiye, Irak, Suriye, Afganistan, Bahreyn, Mısır ve Suudi Arabistan’da “Şiilerin ve Alevilerin tehdit altında olduğu” algısı oluşturulabilirse bu bölgedeki Şii’lerin hepsi İran’a yanaşacaktır.

YORUM YAZ
Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.